Ana içeriğe geç
Sözlük

oturmak ile cümle

oturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.Wij hebben geen huizen gebouwd, geen wijngaarden aangelegd, geen gewassen gezaaid en geen boerderijen bezeten.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.μηδε να οικοδομησωμεν οικιας δια να κατοικωμεν και δεν ειχομεν αμπελωνα η αγρον η σπερμα
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.и чтобы не строить домов для жительства нашего; и у нас нет ни виноградников, ни полей, ни посева;
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.нито да строим къщи, в които да живеем; и не сме притежавали лозе или нива или семе,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.ולבלתי בנות בתים לשבתנו וכרם ושדה וזרע לא יהיה לנו׃
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.وان لا نبني بيوتا لسكنانا وان لا يكون لنا كرم ولا حقل ولا زرع
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.也 不 蓋 房 居 住 . 也 沒 有 葡 萄 園 、 田 地 、 和 種 子
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.也不蓋房 居住 . 也 沒有 葡萄園 、 田地 、 和 種子
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.A až v tej chvíli, keď sme si posadali k jedálenskému stolu, som si uvedomil, aké nesmierne riziko hrozilo.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.Fu solo in quel momento, mentre eravamo seduti a cena, che riconobbi l'enormità del rischio che avevo creato.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.우리가 저녁식사를 하기 위해 앉았을 바로 그 때 저는 제가 만들어 낸 극악무도한 위험을 알아챘습니다.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.Şi de-abia în acel moment, servind cina, am înţeles măsura riscului pe care mi l-am asumat.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.Und erst als wir uns zum Dinner setzten, erkannte ich das Ausmaß der Gefahr, die ich geschaffen hatte.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.Và chỉ đến khi chúng tôi ngồi ăn tối với nhau, tôi mới nhận ra sự nguy hiểm mà chính tôi tạo ra.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.В този момент, както вечеряхме заедно, осъзнах магнитуда на риска, който бях създал.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.И только тогда, когда мы садились к ужину, я вдруг осознал тот чудовищный риск, которому я подвергаюсь.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.ורק ברגע ההוא, שבו התיישבנו כולנו לארוחת ערב, הכרתי בגודל הסיכון שיצרתי.
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.وفي تلك اللحظة عندما جلسنا على العشاء أدركت حجم الخطر الذي أوجدته
İşte tam o anda, yemeğe oturmak üzereyken, yaratmış olduğum krizin büyüklüğünü fark ettim.自分が招いた事態の重さに 気づいたのです この二人の巨人 それぞれ 世界の覇者であるこの二人を
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Abitare su un angolo del tetto è meglio di una moglie litigiosa e una casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bättre är att bo i en vrå på taket än att hava hela huset gemensamt med en trätgirig kvinna.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bedre å bo i et hjørne på taket enn med trettekjær kvinne i felles hus.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bolje je prebivati v podstrešnem kotu nego z ženo prepirljivo v skupni hiši.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.E' meglio abitare su un angolo del tetto che avere una moglie litigiosa e casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser, im Winkel auf dem Dach sitzen denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser wohnen im Winkel auf dem Dach, denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med frættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med trættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter om op een hoek van het platte dak te wonen, dan onder één dak met een ruziënde vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter op een hoek van het platte dak te wonen, dan in één huis met een ruziezoekende vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb a tetõ ormán lakni, mint háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb lakni a tetõnek ormán, mint a háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.다투는 여인과 함께 큰 집에서 나는 것보다 움막에서 혼자 사는 것이 나으니라
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lépe jest bydliti v koutě na střeše,nežli s ženou svárlivou v domě společném.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepiej jest mieszkać w kącie pod dachem, niżeli z żoną swarliwą w domu przestronnym.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepiej mieszkać w kącie pod dachem, niżeli z żoną swarliwą w domu przestronnym.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepšie je bývať v kúte na streche ako so svárlivou ženou v spoločnom dome.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepšie je bývať voľakde v kúte na streche ako so svárlivou ženou v spoločnom dome.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Mai bine să locuieşti într'un colţ pe acoperiş, decît cu o nevastă gîlcevitoare într'o casă mare. -
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Mejor es vivir en un rincón de la azotea que compartir una casa con una mujer rencillosa
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Melhor é morar num canto do eirado, do que com a mulher rixosa numa casa ampla.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Mieux vaut habiter à l`angle d`un toit, Que de partager la demeure d`une femme querelleuse.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Parempi asua katon kulmalla kuin toraisan vaimon huonetoverina.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Parempi on asua katon kulmalla kuin toraisan vaimon huonetoverina.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Thà ở một góc trên mái nhà , Hơn là ở chung nhà với người đờn bà hay tranh cạnh .
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Thà ở một góc trên mái nhà, Hơn là ở chung nhà với người đờn bà hay tranh cạnh.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Thà ở nơi xó nóc nhà , Hơn là ở chung nhà với một người đờn bà hay tranh cạnh .
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Thà ở nơi xó nóc nhà, Hơn là ở chung nhà với một người đờn bà hay tranh cạnh.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Tinggal di sudut loteng lebih menyenangkan daripada tinggal serumah dengan istri yang suka bertengkar
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Tinggal di sudut loteng lebih menyenangkan daripada tinggal serumah dengan istri yang suka pertengkaran
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Καλητερον να κατοικη τις εν γωνια δωματος, παρα εν οικω ευρυχωρω μετα γυναικος φιλεριδος.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Лучше жить в углу на кровле, нежели со сварливою женою в пространном доме.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.По-добре да живее някой в ъгъл на покрива, Нежели в широка къща със свадлива жена.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.По-добре е да живее някой в ъгъл на покрива, Нежели в широка къща със свадлива жена.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.טוב לשבת על פנת גג מאשת מדונים ובית חבר׃
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.טוב שבת על פנת גג מאשת מדונים ובית חבר׃
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.السكنى في زاوية السطح خير من امرأة مخاصمة في بيت مشترك.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.السكنى في زاوية السطح خير من امرأة مخاصمة وبيت مشترك.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.寧 可 住 在 房 頂 的 角 上 、 不 在 寬 闊 的 房 屋 、 與 爭 吵 的 婦 人 同 住
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.寧 可 住 在 房 頂 的 角 上 、 不 在 寬 闊 的 房 屋 與 爭 吵 的 婦 人 同 住
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod