Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.J'ai donc ramené le lapin, la libellule, pour qu'ils restent dans cette rue.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다 그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다 그래서 저는 토끼와 잠자리가 그 거리에 있도록 했습니다
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Por isso trouxe de volta o coelho, a libelinha, para ficarem naquela rua.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Quindi ho riportato il coniglio, la libellula, nella strada.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Recuperé el conejo y la libélula, para esta calle.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Saya membawa kembali kelinci, capung, untuk tinggal di jalan tersebut.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Sprowadziłam więc królika, i ważkę aby stały na ulicy.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Tak jsem oživila zajíce a vážku, aby obývali tuhle ulici.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Tôi mang đến đó con thỏ, con chuồn chuồn, đặt trên con đường đấy và vào năm 2009
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Und so brachte ich den Hasen, die Libelle, zurück in die Strasse.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Έτσι επανέφερα το κουνέλι, το αλογάκι της Παναγίτσας, για να μείνουν στο δρόμο αυτό.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.И така аз върнах обратно заека, морското конче на тази улица.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Поэтому я изобразила бегущего мальчишку и стрекозу, и оставила их там.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Тому я зобразила хлопця, який біжить, стрекозу, і залишила їх там.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.אז החזרתי את הארנבת את השפרירית, כדי שישארו ברחוב.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.لذا أحضرت الأرنب واليعسوب ليظلوا بالشارع
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.そこで人間とともに 暮らせるようにしました 2009年に
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela(60:5) Да живу я вечно в жилище Твоем и покоюсь под кровом крыл Твоих,
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela(61:5) Je voudrais séjourner éternellement dans ta tente, Me réfugier à l`abri de tes ailes. -Pause.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaAlbowiemeś ty był ucieczką moją, i basztą mocną przed twarzą nieprzyjaciela.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaAş vrea să locuiesc pe vecie în cortul Tău: să alerg la adăpostul aripilor Tale. -
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaBiarlah aku seumur hidup menumpang di kemah-Mu, supaya aman dalam naungan sayap-Mu
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaBival bom v šatoru tvojem na veke, pribežim pod zaščito peruti tvojih. (Sela.)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaDeixa-me habitar no teu tabernáculo para sempre; dá que me abrigue no esconderijo das tuas asas.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaFor du har vært min tilflukt, et sterkt tårn imot fienden.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela내가 영원히 주의 장막에 거하며 내가 주의 날개 밑에 피하리이다 (셀라)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLad mig evigt bo som Gæst i dit Telt, finde Tilflugt i dine Vingers Skjul! - Sela.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLaß mich wohnen in deiner Hütte ewiglich und Zuflucht haben unter deinen Fittichen. (Sela.)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLebo si mi býval útočišťom, pevnou vežou pred nepriateľom.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaMert te vagy az én menedékem, s erõs tornyom az ellenség ellen.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaNebo jsi býval mé útočiště, a pevná věže před tváří nepřítele.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaQue yo habite en tu tabernáculo para siempre, y me refugie al amparo de tus alas. (Selah
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaSillä sinä olet minun turvapaikkani, vahva torni vihollista vastaan.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTôi sẽ ở trong trại Chúa mãi mãi, Nương náu mình dưới cánh của Chúa.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTôi sẽ ở trong trại Chúa mãi_mãi , Nương_náu mình dưới cánh của Chúa .
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTu sei per me rifugio, torre salda davanti all'avversario
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTy du är min tillflykt, ett starkt torn mot fienden.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaU hebt mij immers altijd beschermd; bij U schuilde ik altijd tegen de vijand.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaΕν τη σκηνη σου θελω παροικει διαπαντος θελω καταφυγει υπο την σκεπην των πτερυγων σου. Διαψαλμα.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaВ шатъра Ти ще обитавам винаги; Ще прибягна под покрива на Твоите крила; (Села).
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaאגורה באהלך עולמים אחסה בסתר כנפיך סלה׃
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaلاسكنن في مسكنك الى الدهور. احتمي بستر جناحيك. سلاه.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela我 要 永 遠 住 在 你 的 帳 幕 裡 . 我 要 投 靠 在 你 翅 膀 下 的 隱 密 處 。 〔 細 拉
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela我 要 永遠 住在 你 的 帳幕裡 . 我 要 投靠 在 你 翅膀 下 的 隱密處 。 〔 細拉
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.-Fue en esa silla muy querida pobres madre solía sentarse cuando era una niña.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Het was in die zeer stoel mijn arme lieve moeder te zitten toen ik een klein meisje was.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bolo od teba v tú stoličku môj chudák Matka sedávala, keď som bola malé dievča.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bylo od tebe v tu židli můj chudák Matka sedávala, když jsem byla malá holka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas dans cette chaise très mon pauvre ami la mère avait coutume de s'asseoir quand j'étais une petite fille.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas di kursi sangat sayang malang Ibu digunakan untuk duduk ketika saya masih kecil.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas ebben nagyon széken szegény drága anyám szokott ülni, amikor én voltam kislány.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas i just stolen min stackars kära mor brukade sitta när jag var en liten flicka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas în acel scaun foarte bietul meu drag Mama utilizate pentru a sta atunci când am fost o fetiţă.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas in diesem Stuhl, mein armer, lieber Mutter pflegte zu sitzen, wenn ich ein kleines Mädchen war.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas in quella sedia molto caro povero madre era solita sedersi quando ero una bambina.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas naquela cadeira muito querido meu pobre mãe costumava sentar-se quando eu era uma garotinha.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas na stolu, da je zelo draga moja slaba mama uporablja, da bi sedel, ko sem bila majhna deklica.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.TWAS trong đó chủ tịch rất thân yêu của tôi nghèo mẹ sử dụng để ngồi khi tôi là một cô bé.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas tuolla tuoli minun ihmisparka äiti oli tapana istua, kun olin pieni tyttö.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas w tym samym fotelu moje biedne drogi matka siedzieć, kiedy była małą dziewczynką.