Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.In questo modo, lo stare seduti è diventato come il fumare per la nostra generazione.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.그렇게, 앉는다는 것은 우리 세대에서 흡연과도 같은 것이 되어 버렸습니다.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Neste sentido, sentar tornou-se o fumar da nossa geração.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.På den måde, er det at sidde ned blevet rygning i vores generation.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.På det viset så har sittande blivit, vår generations rökning.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Siedzenie, to palenie naszych czasów,
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.So wurde Sitzen zum neuen Laster unserer Generation.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Takto se sezení stalo kouřením naší generace.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Täten istumisesta on tullut sukupolvemme tupakointi.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.V tem smislu je sedenje postalo kajenje naše generacije.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Με αυτόν τον τρόπο, το να καθόμαστε έχει γίνει το κάπνισμα της γενιάς μας.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.В этом смысле сидение на месте стало курением нашего поколения.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.По този начин, седенето е станало нещо като пушенето в нашата генерация.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Таким чином, сидіння стало "бичем сучасного суспільства" і має такі ж негативні наслідки, як і куріння.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.בדרך זו, ישיבה הפכה לעישון של הדור שלנו.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.وبهذه الطريقة، فقد أصبح الجلوس كالتدخين لجيلنا.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.可以話,我哋呢一代坐嘅問題 等如上一代人吸煙嘅問題
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.現代における 過去の喫煙問題のようなものです もちろん これによる健康被害には
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Aceste albine stau pur şi simplu.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Ce que font ces abeilles, elles s'installent ici.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Det disse bier gør er, at de sidder der.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Estas abelhas ficam à espera.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Ezek a méhek azt csinálják, hogy ott ülnek.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.이 벌이 하는 일은 가만히 앉아있는 것입니다. 혼자다니기를 좋아하는 이 벌은
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Lo que las abejas hacen, es quedarse allí.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Nuo yksinäiset mehiläiset istuskelevat lymypaikoissaan.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Queste api, praticamente, stanno sedute.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Und diese Bienen tun eins, sie lauern.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Wat deze bijen doen, is wachten.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Пчелы занимаются тем, что живут в одиночестве.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Това, което тази пчели правят е да седят там.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.הדבורים האלה יושבות להן שם. הן דבורים יחידאיות,
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.ما يقوم به هذا النحل هو ، الجلوس هناك. هذا النحل الانفرادي ،
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.これらのミツバチは地面や木の枝に穴をあけて
Bu bir sıkıntı, çünkü belki işitmişsinizdir oturmak nesillerimizi tüketmektedir.וזאת בעיה, כי כפי שוודאי שמעתם, הישיבה היא העישון של הדור שלנו.
Bu bir sıkıntı, çünkü belki işitmişsinizdir oturmak nesillerimizi tüketmektedir.و هذه تعتبر مشكلة لأنه و كما تعلمون يشبه الجلوس بادمان هذا العصر.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Cea mai mare sursă unică pentru apatie este urmărirea televizorului, a doua este să stai în baie.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.De grootste bijdrager aan die ervaring is televisie kijken, de volgende is in de badkamer zijn, zitten.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den enskilt största orsaken till detta är att titta på tv, den andra är att sitta på toaletten.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den größten Beitrag zu diesem Erleben hat das Fernsehen, den nächsten das Sitzen auf der Toilette.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den største enkeltstående bidragsyder til den oplevelse er at se TV, den næste er at sidde på badeværelse.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Điều góp phần lớn nhất vào trạng thái này là xem tivi; tiếp theo là ngồi trong phòng tắm.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.El mas grande contribuidor para esta experiencia es mirar televisión, la otra es estar sentado en el baño.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Il contributo maggiore a tale situazione è guardare la televisione, il successivo è stare in bagno, seduti.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Le plus grand participant à celà est de regarder la télévision, le suivant est d"être aux toilettes, assis.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Najczęstszym czynnikiem wywołującym ją jest oglądanie telewizji, kolejny to siedzenie w łazience.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Največji doprinos k tovrstni izkušnji je gledanje televizije; naslednje je sedenje v kopalnici.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Největším zdrojem tohoto pocitu je sledování televize, dál sem patří to, že jste v koupelně a sedíte...
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.그런 경험을 일으키는 가장 큰 한 가지 요인은 TV 시청이고, 그 다음은 화장실에 앉아있는 것입니다.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Най-големият проводник на това преживяване е гледането на телевизия, а следващият е да седиш в тоалетната.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.התורם הבלעדי והמרכזי לחוויה הזו זה צפייה בטלויזיה, הדבר הבא זה להיות בשירותים, ישיבה.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.وأكبر مساهم في هذا الشعور هو مشاهدة التلفاز، يليه أن تكون في دورة المياه، جالسا
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.その次はトイレで座っているとき 時にはテレビを見ているときでもその7-8%の時間は
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.여러분 역시 구글 독스 문서를 공유해서 강의실 뒤쪽에 앉아 평가점수를 매기게 될 텐데요
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.ويستخدم طاقم التدريس مستندات قوقل المنشورة
Bu sırada öğretim ekibi arkada oturmakta ve paylaşılan bir Google Doc üzerinden... ...not vermektedir.教室の後ろで成績をつけます
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Am readus iepurele, libelula, ca să stea pe acea stradă.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.A tak som prinavrátila králika, vážku, aby v ulici zostali.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Dus bracht ik het konijn en de libelle terug in die straat.
Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım.Így visszahoztam a nyulat és a szitakötőt, hogy az utcában maradhassanak.