Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Musiał siedzieć na poduszce, spokojnie, nie ruszając się, bo to bardzo bolało.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Ông phải ngồi trên gối đệm, đứng yên, không di chuyển, vì đau đớn vô cùng.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Tuvo que sentarse sobre un cojín, quedarse quieto, sin mover nada, porque era muy doloroso.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Він був змушений сидіти на подушці, не рухаючись, оскільки це було дуже боляче.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Он вынужден был сидеть на диванной подушке, прямо, не двигаясь, иначе было очень больно.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Той е трябвало да седи на възглавница, мирно и без да мърда, понеже е било много болезнено.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.היה עליו לשבת על כרית, לעמוד ללא ניע, לא לזוז, כי זה היה מאוד כואב.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.كان عليه أن يجلس على وسادة، ويبقى كذلك، دون حراك، لأن ذلك كان مؤلما جدا.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.座っていなければなりませんでした 非常に苦痛だったからです でも治療を受けあと
Bir oturmak var.Ai o stea.
Bir oturmak var.Ali sit.
Bir oturmak var.Avez-un sit.
Bir oturmak var.Có một ngồi.
Bir oturmak var.Czy siedzieć.
Bir oturmak var.Haben Sie einen sitzen.
Bir oturmak var.Hanno un sit.
Bir oturmak var.Hav en sidde.
Bir oturmak var.Heb een zitten.
Bir oturmak var.Jak se vám dnes daří?
Bir oturmak var.Onko istua.
Bir oturmak var.Posaďte sa.
Bir oturmak var.Telah duduk seorang.
Bir oturmak var.Ter um sit.
Bir oturmak var.Tienen una sentada.
Bir oturmak var.Van egy helyet.
Bir oturmak var.Έχετε ένα καθίσει.
Bir oturmak var.Имате седне.
Bir oturmak var.У сидеть.
Bir oturmak var.У сидіти.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.A "csinált rózsák nőnek rajta egy" lány szokott ülni ott.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Dan dia membuat mawar tumbuh di atasnya dan dia digunakan untuk duduk di sana.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Een 'maakte ze rozen groeien het een' zij worden gebruikt om daar te zitten.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.En "Hun gjorde roser gror over det en 'hun bruges til at sidde der.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Ett "gjorde hon rosor växa över det en" hon brukade sitta där.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Hän teki ruusut kasvaa sen yli", hän tapana istua siellä.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Ji je vrtnice rastejo nad njim" je uporablja, da bi sedel tam.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.그것에 좌석. '그녀가 만든 장미 위에 성장'그녀 거기 앉아서하는 데 사용됩니다.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Một 'cô hoa hồng phát triển trên nó là một' cô được sử dụng để ngồi đó.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Natočila ruže rastú cez to" ona Sedával tam.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Natočila růže rostou přes to" ona Sedával tam.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Sitz auf sie. Ein "machte sie Rosen darüber wachsen 'sie verwendet werden, um dort zu sitzen.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Um 'ela fez rosas crescem sobre ele uma "ela costumava sentar-se lá.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Un "elle a fait pousser des roses sur elle une" elle l'habitude de s'asseoir là-bas.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Un 'ha fatto crescere rose su di esso un' lei usato per sedersi.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Un "hizo crecer las rosas más que una 'ella se sentaba allí.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Zrobiła róże rosną nad nim 'ona używane tam siedzieć.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.Μια "έκανε τριαντάφυλλα αυξηθεί πάνω από το ένα" αυτή χρησιμοποιείται για να καθίσει εκεί.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.'Вона зробила троянди ростуть над ним "вона звичай сидіти там.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.'Она сделала розы растут над ним "она обыкновение сидеть там.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır."Тя направи рози растат над него" тя използвани да седи там.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.מושב זה. "היא עשתה ורדים גדלים על זה" היא נהגו לשבת שם.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.مقعد على ذلك. في "أنها قدمت الورود تنمو أكثر من ذلك تكون' وانها كان يجلس هناك.
Bir 'o yaptı gül üzerinde büyüyecek' diye orada oturmak için kullanılır.そこに座っていました。 しかし、ある日、彼女がいたときにsittin'がthの'ブランチは、"地面"彼女は目に落ちた"を壊した
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Ainsi, pour notre génération, rester assis équivaut à fumer.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Astfel, șezutul a devenit fumatul generației noastre.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Bizonyos értelemben az ülés lett számukra az, ami az előző generációk számára a dohányzás volt.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Cứ như vậy, ngồi đang dần trở thành một vấn nạn như là hút thuốc ở thế hệ chúng ta vậy.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Dengan demikian, duduk telah menjadi racun seperti rokok untuk generasi kita.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.Eigenlijk is zitten het roken van onze generatie geworden.
Böylece oturmak, neslimizin sigarası haline geldi.En ese sentido, estar sentado se ha convertido en el tabaquismo de nuestra generación.