Ben de o masaya oturmak istiyorum.Yo quisiera estar en esa mesa... Desde luego, están todas las emociones tan complejas de las figuras,
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.답이 5자리 또는 그 이하면 앉으세요.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Cualquiera que tenga cinco o menos dígitos, debe sentarse.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda. Çünkü çok küçük bir tahmin yaptınız.Kto ma mniej niż 5 cyfr może usiąść, to za mało.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda. Çünkü çok küçük bir tahmin yaptınız.Siapapun dengan jumlah digit lima atau kurang, anda harus duduk, karena anda telah mengira kurang.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda. Çünkü çok küçük bir tahmin yaptınız.Tous ceux qui ont 5 chiffres ou moins, asseyez-vous parce que c'est trop peu.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda. Çünkü çok küçük bir tahmin yaptınız.Οποιοσδήποτε με πέντε ή λιγότερα ψηφία, πρέπει να καθήσει, γιατί υποεκτιμήσατε.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Gut. Alle mit fünf oder weniger Stellen, bitte setzen.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Iemand met vijf of minder cijfers, mag gaan zitten.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Oricine cu cinci sau mai puţine cifre, trebuie să se aşeze.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Öt vagy kevesebb jegy, üljenek le.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Tutti quelli con cinque o meno cifre, seduti.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Всички с пет или по-малко цифри, трябва да седнете.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Тот, у кого получилось пять или менее цифр, может сесть.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.Учасники з числом, що має не більше, ніж п'ять цифр, сідайте.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.כל מי שיש לו חמש ספרות ומטה נא לשבת.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.أي أحد لديه خمس مراتب أو أقل، يجب عليكم أن تجلسوا.
Beş veya az basamak diyenler oturmak zorunda.見積もりが少なすぎです
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.De flesta invandrare bor först i en hyresbostad när de kommer till Finland.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.La mayoría de las personas que vienen a vivir a Finlandia residen inicialmente en viviendas de alquiler.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.La plupart des immigrés habitent au départ dans une location.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.Useimmat maahanmuuttajat asuvat Suomessa aluksi vuokra-asunnossa.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.Большинство иммигрантов в Финляндии живут сначала в арендуемых квартирах.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.العديد من المهاجرين يسكنون في فنلندا في البداية في مساكن للإيجار.
Birçok göçmen Finlandiya’da ilk zamanlar kiralık evlerde oturmaktadır.移居芬兰后,许多人一开始会选择租房。应留出至少一个月的时间寻找理想的租房。更多信息,请访问InfoFinland上的居住。
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.A făcut rost de uniforma unei asistente și se furișa în fiecare seară ca să stea lângă mine.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Bà kiếm được một đồng phục y tá , Mẹ lẻn vào mỗi tối để ngồi bên cạnh giường tôi.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Compró un uniforme de enfermera y se coló todas las noches para sentarse a mi lado.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Ela conseguiu uma bata de enfermeira e vinha todas as noites sentar-se ao meu lado.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Hän hankki sairaanhoitajan asun ja hiipi joka ilta istumaan viereeni.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Hon fick tag på en sjuksköterskeuniform och smög in varje natt för att sitta bredvid min sida.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Hun fik fat i en sygeplejerskes uniform og sneg sig ind til mig hver nat.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Ia mendapatkan seragam perawat, dan setiap malam ia menyelinap untuk duduk di sebelah saya.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.엄마는 간호사 복장을 구해서, 매일 밤마다 몰래 찾아와 제 곁에 앉아있었어요.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Si è procurata un'uniforme da infermiera, e si intrufolava tutte le notti per sedere accanto a me.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Szerzett egy ápolónői egyenruhát, és beszökött minden este, hogy mellettem üljön.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Zdobyła pielęgniarski fartuch i zakradała się każdej nocy, by siedzieć przy mnie.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Ze maakte een verpleegstersuniform buit en sloop iedere avond naar binnen om naast mijn bed te zitten.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Získala uniformu zdravotní sestřičky a každou se tam vplížila a seděla po mém boku.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Της δόθηκε μια ποδιά νοσοκόμας... και έμπαινε κρυφά κάθε βράδυ και καθόταν στο πλευρό μου.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Вона придбала форму медсестри і щоночі пробиралася, щоб сидіти поруч.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Она достала форму медсестры и проникала ко мне каждую ночь, чтобы посидеть рядом со мной.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.Тя й даде сестринска униформа и така мама всяка вечер успяваше да се промъкне при мен.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.היא רכשה מדים של אחות, והתגנבה כל ערב כדי לשבת לצידי.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.وحصلت على زي الممرضات، وكانت تتسلل كل ليلة لتجلس بقربي.
Bir hemşire üniforması edinip, her gece yanımda oturmak için gizlice odama gelirdi.そして毎晩 病室にもぐりこんでは 私のそばについていてくれました それから五年後 突然 雲の切れ間から光が射して
Birinci doktor: Pekala, oturmak ister misin? Bu güzel."Si vous voulez vous asseoir, vous pouvez."
Birinci doktor: Pekala, oturmak ister misin?Prvý lekár "Chceš si sadnúť?
Birinci doktor: Pekala, oturmak ister misin?Добре, искаш ли да седнеш?
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.A trebuit să stea pe o pernă, nemișcat, să nu se miște, pentru că era foarte dureros.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Doveva sedere su un cuscino senza muoversi, perché altrimenti era molto doloroso.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Ele teve que se sentar numa almofada, ficar quieto, sem se mexer, pois era muito doloroso.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Er musste auf einem Kissen sitzen, völlig regungslos, weil es ihn so schmerzte.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Hij moest op een kussen zitten, stilstaan, niet bewegen, want het was erg pijnlijk.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Il a dû s'asseoir sur un coussin, rester immobile, ne pas bouger, parce que c'était très douloureux.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.그는 굉장히 고통스러웠기에, 쿠션에 앉거나, 가만히 서있거나, 움직이지 말아야만 했습니다
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Le kellett ülnie egy párnára, megállni, mozdulatlannak lenni, mivel nagyon nagy fájdalmai voltak.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Moral je sedeti na blazini in se ne premikati, saj je bilo preveč boleče.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Musel meravo sedieť na vankúši, nehýbať sa, pretože všetky pohyby ho boleli.
Bir mindere oturmak zorundaydı; kıprdamadan, hareketsiz biçimde, çünkü çok ağrısı vardı.Musel sedět na polštáři, velmi klidně, nehybně, jinak by to bylo velmi bolestivé.