Ana içeriğe geç
Sözlük

oturacak ile cümle

oturacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Nhưng từ nay về sau , Con_người sẽ ngồi bên hữu quyền phép Ðức_Chúa_Trời .
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Nhưng từ nay về sau, Con người sẽ ngồi bên hữu quyền phép Ðức Chúa Trời.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››No, odteraz bude Syn človeka sedieť po pravici Moci Božej.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Odslej pa bo Sin človekov sedel na desnici moči Božje.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Od tego czasu będzie Syn człowieczy siedział na prawicy mocy Bożej.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Pero de ahora en adelante, el Hijo del Hombre estará sentado a la diestra del poder de Dios
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Tetapi mulai sekarang, Anak Manusia akan duduk di sebelah kanan Allah Yang Mahakuasa.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››απο του νυν θελει εισθαι ο Υιος του ανθρωπου καθημενος εκ δεξιων της δυναμεως του Θεου.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Від нинї сидїти ме Син чоловічий по правицї сиди Божої.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››Но отсега нататък Човешкият Син ще седи отдясно на Божията сила.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››отныне Сын Человеческий воссядет одесную силы Божией.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››אבל מעתה יהיה בן האדם ישב לימין גבורת האלהים׃
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››منذ الآن يكون ابن الانسان جالسا عن يمين قوّة الله.
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››從 今 以 後 、 人 子 要 坐 在 神 權 能 的 右 邊
Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır.››從 今以 後 、 人子 要 坐在 神權 能 的 右邊
O kazayý yapmasaydým. Sarhoţ sarhoţ o oturacaktý direksiyonda.Ако не бях причинил онази катастрофа...
Oturacak yer yok ki, bana oturmamı söylüyorsun.Il n'y a pas d'endroit où s'asseoir. Où veux-tu que je m'asseye ?
Oturacak yer yok ki, bana oturmamı söylüyorsun.Nincs hová leülni. Mit akar, hová üljek?
Oturacak yer yok ki, bana oturmamı söylüyorsun.Που υπάρχει θέση να καθίσεις και μου ζητάς να κάτσω κάτω;
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.A přinese vám země úrody své; i budete jísti až do sytosti, bydlíce bezpečně v ní.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.A zem dá svoje ovocie, a budete jesť do sýtosti a budete v nej bývať bezpečne.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Ðất sẽ sanh sản hoa lợi cho các ngươi, các ngươi sẽ ăn no và được ở bình yên trong xứ.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Ðất sẽ sanh sản hoa_lợi cho các ngươi , các ngươi sẽ ăn no và được ở bình_yên trong xứ .
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Denn das Land soll euch seine Früchte geben, daß ihr zu essen genug habet und sicher darin wohnt.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Ela dará o seu fruto, e comereis a fartar; e nela habitareis seguros.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.És megtermi a föld az õ gyümölcsét, hogy eleget ehessetek, és bátorságosan lakhattok azon.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Het land zal een goede opbrengst geven, zodat u genoeg te eten hebt terwijl u daar in veiligheid woont.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.In zemlja bo rodila sad svoj, in jedli boste dositega in prebivali v njej brez skrbi.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.I zetrę pychę mocy waszej, i uczynię niebo nad wami jako żelazo, a ziemię waszę jako miedź;
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Ja maa on antava hedelmänsä, ja teillä on kyllin syötävää, ja te saatte turvallisesti asua siinä.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.땅은 그 산물을 내리니 너희가 배불리 먹고 거기 안전히 거하리라
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.La terra produrrà frutti, voi ne mangerete a sazietà e vi abiterete tranquilli
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.La tierra dará su fruto, y comeréis hasta saciaros y habitaréis en ella con seguridad
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Le pays donnera ses fruits, vous mangerez à satiété, et vous y habiterez en sécurité.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Och landet skall giva sin frukt, så att I haven nog att äta, och I skolen bo trygga däri.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Og landet skal gi sin frukt, og I skal ete og bli mette og bo der trygt.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.og Landet skal give sin Frugt, så I kan spise eder mætte og bo trygt deri.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Ţara îşi va da rodurile, veţi mînca din ele şi vă veţi sătura, şi veţi locui fără frică în ea.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.Земята ще дава плодовете си; и вие ще ядете до насита и ще живеете безопасно на нея.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.и будет земля давать плод свой, и будете есть досыта, и будете житьспокойно на ней.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.ונתנה הארץ פריה ואכלתם לשבע וישבתם לבטח עליה׃
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.وتعطي الارض ثمرها فتاكلون للشبع وتسكنون عليها آمنين.
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.地 必 出 土 產 、 你 們 就 要 喫 飽 、 在 那 地 上 安 然 居 住
Ülke de ürün verecek, sizi doyuracak ve orada güvenlik içinde oturacaksınız.地必 出土 產 、 你 們 就 要 喫飽 、 在 那 地上 安然 居住
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Aceste cuvinte sunt revelatoare:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.A podle mne to těmito slovy opravdu vystihl:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.E credo che queste parole colgono il punto:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Én úgy gondolom, hogy ezekkel a szavakkal igazán fején találta a szöget:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Ik denk dat deze woorden de spijker precies op de kop slaan:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Jeg tror at disse ord sætter det på spidsen:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Je pense que ces mots sont très justes :
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.제 생각엔 이 말들은 참으로 정확한거 같습니다.
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Saya kira ucapannya sangat tepat:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak."Significa uma sociedade baseada na opinião da população civil.
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Und ich denke, diese Worte bringen es auf den Punkt:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Uważam, że te słowa prawdziwie oddają sedno sprawy:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Và tôi nghĩ những từ này đã thực sự ghìm chặt nó:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Y creo que estas palabras lo describen a la perfección:
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.Και νομίζω ότι οι λέξεις αυτές πραγματικά θέτουν το ζήτημα "επί τον τύπον των ήλων":
Ve bence bu sozler tam yerine oturacak.И мисля, че тези думи са наистина на място:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod