Ana içeriğe geç
Sözlük

oturacak ile cümle

oturacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kini siapa saja boleh tinggal dalam kemahnya, dan di situ ditaburkan belerang, pembasmi penyakitnya
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.그에게 속하지 않은 자가 그 장막에 거하리니 유황이 그 처소에 뿌려질 것이며
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Na sua tenda habita o que não lhe pertence; espalha-se enxofre sobre a sua habitação.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nimeni din ai lui nu locuieşte în cortul lui, pucioasă este presărată pe locuinţa lui.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nul des siens n`habite sa tente, Le soufre est répandu sur sa demeure.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Potresti abitare nella tenda che non è più sua; sulla sua dimora si spargerà zolfo
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.V stánku jeho hrůza bydleti bude, ač nebyl jeho; posypáno bude obydlí jeho sirou.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Zijn huis zal verdwijnen onder een vurige laag zwavel.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.В шатъра му ще се засели това, което не е негово; Сяра ще се разпръсне върху жилището му.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Поселятся в шатре его, потому что он уже не его; жилище его посыпано будет серою.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.תשכון באהלו מבלי לו יזרה על נוהו גפרית׃
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.يسكن في خيمته من ليس له. يذر على مربضه كبريت.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住 在 他 的 帳 棚 裡 . 硫 磺 必 撒 在 他 所 住 之 處
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住在 他 的 帳棚裡 . 硫磺 必 撒在 他 所住之處
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.가옥에 가옥을 연하며 전토에 전토를 더하여 빈 틈이 없도록 하고 이 땅 가운데서 홀로 거하려 하는 그들은 화 있을진저
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.הוי מגיעי בית בבית שדה בשדה יקריבו עד אפס מקום והושבתם לבדכם בקרב הארץ׃
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.ويل للذين يصلون بيتا ببيت ويقرنون حقلا بحقل حتى لم يبق موضع. فصرتم تسكنون وحدكم في وسط الارض.
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍 哉 、 那 些 以 房 接 房 、 以 地 連 地 、 以 致 不 留 餘 地 的 、 只 顧 自 己 獨 居 境 內
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍哉 、 那些 以 房接房 、 以 地 連地 、 以致 不留餘 地 的 、 只 顧 自己 獨居 境內
Gövde yekpare dokulu metal bir kasadan oluşup, elinize çok sağlam oturacaktır.La struttura sarà costruita da un unico pezzo di metallo, rendendolo molto solido da tenere in mano.
‹Henüz gözlerim açıkken bugün tahtıma oturacak birini veren İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun› diyor.››이르시기를 이스라엘의 하나님 여호와를 찬송하리로다 여호와께서 오늘날 내 위에 앉을 자를 주사 나로 목도하게 하셨도다 하셨나이다 하니
‹Henüz gözlerim açıkken bugün tahtıma oturacak birini veren İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun› diyor.››וגם ככה אמר המלך ברוך יהוה אלהי ישראל אשר נתן היום ישב על כסאי ועיני ראות׃
‹Henüz gözlerim açıkken bugün tahtıma oturacak birini veren İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun› diyor.››وايضا هكذا قال الملك. مبارك الرب اله اسرائيل الذي اعطاني اليوم من يجلس على كرسيي وعيناي تبصران.
‹Henüz gözlerim açıkken bugün tahtıma oturacak birini veren İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun› diyor.››王 又 說 、 耶 和 華 以 色 列 的 神 是 應 當 稱 頌 的 、 因 他 賜 我 一 人 今 日 坐 在 我 的 位 上 、 我 也 親 眼 看 見 了
‹Henüz gözlerim açıkken bugün tahtıma oturacak birini veren İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun› diyor.››王 又 說 、 耶和華 以色列 的 神 是 應當稱頌 的 、 因 他 賜 我 一 人 今日 坐在 我 的 位 上 、 我 也 親 眼看 見了
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.A prijdú od východu aj od západu, od severa aj od juhu a budú stolovať v kráľovstve Božom.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.És jõnek napkeletrõl és napnyugatról, és északról és délrõl, és az Isten országában letelepednek.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.In pridejo od vzhoda in zahoda, od severa in juga, in bodo sedeli za mizo v kraljestvu Božjem.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.I přijdouť mnozí od východu, a od západu, a od půlnoci, i od poledne, a budou stoliti v království Božím.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.I przyjdą drudzy od wschodu i od zachodu, i od północy, i od południa, a usiądą za stołem w królestwie Bożem.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Ja, människor skola komma från öster och väster, från norr och söder och bliva bordsgäster i Guds rike.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Ja tulijoita saapuu idästä ja lännestä ja pohjoisesta ja etelästä, ja he aterioitsevat Jumalan valtakunnassa.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.사람들이 동서 남북으로부터 와서 하나님의 나라 잔치에 참석하리니
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Lại từ Ðông Tây Nam Bắc, người ta sẽ đến mà ngồi bàn ở trong nước Ðức Chúa Trời.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Lại từ Ðông_Tây_Nam_Bắc , người_ta sẽ đến mà ngồi bàn ở trong nước Ðức_Chúa_Trời .
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Muitos virão do oriente e do ocidente, do norte e do sul, e reclinar-se-ão � mesa no reino de Deus.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Og de skulle komme fra Øster og Vester og fra Norden og Sønden og sidde til Bords i Guds Rige.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Og det skal komme folk fra øst og vest og fra nord og syd, og de skal sitte til bords i Guds rike.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Uit alle delen van de wereld zullen mensen plaatsnemen in het Koninkrijk van God.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Vendrán del oriente y del occidente, del norte y del sur; y se sentarán a la mesa en el reino de Dios
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.Verranno da oriente e da occidente, da settentrione e da mezzogiorno e siederanno a mensa nel regno di Dio
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.И придут от востока и запада, и севера и юга, и возлягут в Царствии Божием.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.И ще дойдат от изток и запад, от север и юг, и ще седнат в Божието царство.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.І прийдуть од сходу й заходу, і від півночі й полудня, та й сядуть у царстві Божому:
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.ויבאו ממזרח וממערב ומצפון ומדרום ויסבו במלכות האלהים׃
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.يأتون من المشارق ومن المغارب ومن الشمال والجنوب ويتكئون في ملكوت الله.
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.從 東 、 從 西 、 從 南 、 從 北 、 將 有 人 來 、 在 神 的 國 裡 坐 席
İnsanlar doğudan batıdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrının Egemenliğinde sofraya oturacaklar.從東 、 從西 、 從南 、 從北 、 將 有 人 來 、 在 神 的 國裡 坐席
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A když přijde Syn člověka v slávě své, a všickni svatí andělé s ním, tedy se posadí na trůnu velebnosti své,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A keď prijde Syn človeka vo svojej sláve a všetci svätí anjeli s ním, vtedy sa posadí na tróne svojej slávy,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.,,Cînd va veni Fiul omului în slava Sa, cu toţi sfinţii îngeri, va şedea pe scaunul de domnie al slavei Sale.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Kadar pa pride Sin človekov v slavi svoji in vsi angeli ž njim, tedaj bo sedel na prestol svoje slave.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.인자가 자기 영광으로 모든 천사와 함께 올때에 자기 영광의 보좌에 앉으리니
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Wanneer Ik kom in mijn heerlijkheid met al de engelen, zal Ik op mijn schitterende troon zitten.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Як же прийде Син чоловічий у славі своїй, і всї сьвяті ангели з ним, тодї сяде він на престолї слави своєї;
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.והיה כי יבוא בן האדם בכבודו וכל המלאכים הקדשים עמו וישב על כסא כבודו׃
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.ومتى جاء ابن الانسان في مجده وجميع الملائكة القديسين معه فحينئذ يجلس على كرسي مجده.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人 子 在 他 榮 耀 裡 、 同 著 眾 天 使 降 臨 的 時 候 、 要 坐 在 他 榮 耀 的 寶 座 上
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人子 在 他榮耀裡 、 同 著 眾 天使 降臨 的 時候 、 要 坐在 他 榮耀 的 寶座上
Kullarının çocukları orayı miras alacak, O'nun adını sevenler orada oturacak.(68:37) и потомство рабов Его утвердится в нем, и любящие имя Его будут поселяться на нем.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod