Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Så 1 av de här 7 möjligheterna kommer att sitta i stol 1.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Takže 1 ze 7 možných osob se posadí na židli číslo 1.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.И 1 от тези 7 възможности ще седне на стол едно.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.إذا واحد من السبعة احتمالات سوف يجلس على الكرسي رقم واحد
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.椅子1に座るだろうということです。 では、椅子2には、どれだけの人が残るでしょうか?
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.그러면 이것들이 바로 의자에 앉을 5명의 사람들인데요.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Ce sont donc les 5 personnes qui vont s'asseoir dans les fauteuils.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Dus dit zijn de 5 personen die op een stoel willen zitten.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Então, essas são as 5 pessoas que estão indo se sentar nas cadeiras.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Je to skvělé, když nám záleží na pořadí.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Percio' queste sono le 5 persone che dobbiamo far sedere sulle sedie.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Te 5 osób ma się rozsiąść po krzesłach.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Т.е. это 5 человек, которые будут сидеть в креслах.
Bunlar, sandalyelere oturacak kişiler olsun.Това са петимата души, които ще седят на столовете.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Anda duduk di kursi itu selama satu setengah jam.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Bạn sẽ phải ngồi trên mấy chiếc ghế cứng này trong một giờ rưỡi.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Będziesz siedział na twardym krześle przez półtorej godziny.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedět na poměrně tvrdé židli dobrou hodinu a půl.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedieť na týchto tvrdých stoličkách hodinu a pol.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Du sidder på nogle hårde stole i halvanden time.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Ezen a kemény támlájú széken fogtok ülni másfél órán keresztül!
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Irão ficar sentados nestas cadeiras duras por uma hora e meia.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Istutte kovissa tuoleissa noin puolitoista tuntia.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Je zit voor anderhalf uur op harde stoelen.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.여러분은 이 딱딱한 의자에 한 시간 반 정도를 앉아계실겁니다
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Me siento en esta silla dura durante una hora y media.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Sarete seduti su queste sedie rigide per un'ora e mezzo.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Sie sitzen eineinhalb Stunden auf einem harten Stuhl.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Stai pe un scaun incomod o oră și jumătate.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Vous allez vous asseoir une heure et demie sur ces chaises inconfortables.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Θα κάθεστε σ' αυτές τις σκληρές καρέκλες για μιάμιση ώρα.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Люди сидят на твёрдых стульях час с лишним.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Люди сидять на незручних стільцях понад годину.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Предстои ви да седите на тези твърди столове час и половина.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.יושבים על הכיסאות הקשים הללו במשך שעה וחצי.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.ستجلس على تلك المقاعد لمدة ساعة ونصف
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.うさんくさい科学者があなたの腕に
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Cette chose, par elle-même, va juste rester assise là.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Dieses Etwas, alleingelassen, wird nur So bleiben wie es ist.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Essa coisa, deixa apenas com seus aparatos, vai ficar apenas parada.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Essa coisa, deixada sozinha, vai apenas ficar parada lá.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .바이러스는 그저 상태를 유지할 뿐입니다
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Pozostawiony samemu sobie wirus, będzie tu tylko tak siedział.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Tato věc, odešel s jeho vlastními prostředky, je jen bude tam sedět.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .Якщо вірус залишити в спокої, то ніяких змін з ним не відбудеться.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .הדבר הזה, במצבו העכשוי, לא עושה כלום. הדבר הזה, במצבו העכשוי, לא עושה כלום.
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .هذا الشئ مثل اّلة من نوع خاص
Bu şey kendi haline bırakılsa, sadece orada oturacak. .そこに座っているつもりです。 そこに座っている方法は、テーブルの上の本だけです。
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Az lakik sátorában, a ki nem az övé, és hajlékára kénkövet szórnak.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Będzie mieszkał strach w przybytku jego, chociaż nie był jego, a siarką będzie potrząśnione mieszkanie jego.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.El fuego habita en su tienda; el azufre es esparcido sobre su morada
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Folk som ikke hører ham til, bor i hans telt; det strøes svovel over hans bosted.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hänen majassansa asuu outoja, hänen asuinpaikallensa sirotetaan tulikiveä.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hrôza bude bývať v jeho stáne, ktorý však už nebude jeho, a na jeho obydlie bude sa sypať síra.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.I hans hydda får främlingar bo, och svavel utströs över hans boning.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.i hans Telt har Undergang hjemme, Svovl strøs ud på hans Bolig;
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.In seiner Hütte wird nichts bleiben; über seine Stätte wird Schwefel gestreut werden.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kar ni njegovo, bo prebivalo v šatoru njegovem, žveplo se bo sipalo na stan njegov.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn , Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó .
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn, Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó.