Ana içeriğe geç
Sözlük

oturacak ile cümle

oturacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.En Asdod se sentará un bastardo, y destruiré la soberbia de los filisteos
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.I Asdod skal det bare bo fremmed pakk, og jeg vil utrydde filistrenes stolthet,
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.i Asdod skal Udskud bo, Jeg gør Ende på Filisterens Hovmod,
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.I będzie mieszkał bękart w Azocie, a tak wykorzenię pychę Filistyóczyków.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.In v Asdodu bo stanoval mešanec, in pokončam prevzetnost Filistejcev.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.아스돗에는 잡족이 거하리라 내가 블레셋 사람의 교만을 끊고
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.L`étranger s`établira dans Asdod, Et j`abattrai l`orgueil des Philistins.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Povo mestiço habitará em Asdode; e exterminarei a soberba dos filisteus.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Străinul se va aşeza în Asdod, şi voi frînge mîndria Filistenilor.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.V Ašdóde bude bývať bastard, a tak vytnem pýchu Filištínov.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Vreemdelingen zullen in Asdod de macht overnemen. Zo zal Ik de trots van de Filistijnen breken.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Zu Asdod werden Fremde wohnen; und ich will der Philister Pracht ausrotten.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Και αλλογενης θελει καθησει εν τη Αζωτω, και θελω καθαιρεσει την υπερηφανιαν των Φιλισταιων.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Узурпаторско племе ще седне като цар на Азот; И Аз ще прекратя гордостта на филистимците.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Чужое племя будет жить в Азоте, и Я уничтожу высокомерие Филистимлян.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.וישב ממזר באשדוד והכרתי גאון פלשתים׃
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.ويسكن في اشدود زنيم واقطع كبرياء الفلسطينيين.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私 生 子 〔 或 作 外 族 人 〕 必 住 在 亞 實 突 . 我 必 除 滅 非 利 士 人 的 驕 傲
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私生子 〔 或 作 外族人 〕 必 住在 亞實突.我必除滅 非利士人 的 驕傲
Başımı döndürüyorsun. Oturacak yer yok ki, bana oturmamı söylüyorsun.في اي مكان يمكنني الجلوس لكي تطلبي مني هذا؟
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.En misschien als ik je samengestelde interest laat zien dat het dan duidelijk wordt.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Ja ehkä kun näytän sinulle korkoa korolle käsitteen, ymmärrät paremmin.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Kiedy pokaże wam procent składany, może zobaczycie, o co w tym chodzi.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Možná když vám ukážu složený úrok, dá vám to potom smysl.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Možno keď vám ukážem zložený úrok, potom vám to dá zmysel.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Peut-être que lorsque je vais vous parler des intérêts composés vous allez mieux comprendre.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Poate cand iti voi prezenta dobanda compusa, atunci vei intelege notiunile.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Và có lẽ, khi tôi giới thiệu cho bạn về lãi kép, điều đó sẽ giúp bạn thông suốt hơn.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Y tal vez cuando le muestre el interés compuesto esto tenga sentido.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.Και ίσως όταν σας δείξω με τους τόκους ανατοκισμού που θα βγάζουν νόημα.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.И, возможно, когда я покажу вам сложные проценты Это приобретет смысл.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.И когато ви покажa сложна лихва ще разберете за какво говоря.
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.ֿ"ואולי כאשר אראה לכם "ריבית צבורה זה יעשה לכם שכל
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.وربما عندا أعرض الفائدة المركبة ستتمكن من فهم هذا
Bileşik faizi anlattığımda iyice oturacaktır.もっとわかりやすくなるかもしれません。 これが毎年10%の金利を解釈する一つ目の方法です。
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Będzie sobie siedział, tak, jak książka na stole po prostu na nim leży.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Comme un livre sur une table.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Ele apenas vai ficar lá da mesma forma que um livro sobre a mesa fica lá.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Es wird so bleiben, wie ein Buch nur auf einem Tisch liegt.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Je to jen tak sedět, jako kniha na stole. sedí tam.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .마치 책상 위에 있는 책과 다를 바 없습니다
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Vai ficar ali parada da mesma forma que um livro fica sobre uma mesa.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .Він буде знаходитися там, як книжка, що просто лежить на столі.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .זה פשוט ישב לו כמו שספר יושב על שולחן. זה פשוט ישב לו כמו שספר יושב על שולחן.
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .لو تركناها وحدها هنا ستظل هنا مثل الكتاب عندما تتركه على الطاولة
Bir kitabın masanın üstünde durduğu gibi oturacak. .そこに座っています。 それは何も変更されません。
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."디자인을 하는데에 생물 학자가 필요해요 실시간으로 우리를 도와 우리에게 영감을 줄 수 있게 말이죠.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz.""We willen graag een bioloog in ons ontwerpteam om ons inspiratie te geven."
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."Wir wollen einen Biologen mit unseren Designern am Tisch sitzen haben, der uns vor Ort inspirieren kann.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."אנחנו רוצים ביולוג שישב ליד שולחן העיצוב ויעזור לנו, בזמן אמת, למצוא מקורות השראה.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."نريد عالم أحياء ليجلس على طاولة التصميم ليساعدنا، في الوقت الصحيح، على أن نصبح ملهمين.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz.""インスピレーションを得るために生物学者が デザイン会議に参加して欲しい" と言ったり また もっとうれしいのは
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.1 человек из возможных 7 сядет в кресло №1.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.7가지 가능성 중 한 명이 의자 1에 앉을 것입니다.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Alors une de ces 7 personnes va s'asseoir dans la chaise 1
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Así 1 de esas 7 posibilidades se sentará en la silla #1.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Dus 1 van de 7 mogelijkheden gaat zitten op stoel 1.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Então, um dos 7 possibilidades vai sentar-se na cadeira número um.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Jedna z 7 możliwych osób usiądzie na na pierwszym krześle.
Bu 7 olasılıktan biri, 1 numaralı sandalyeye oturacak.Quindi una di queste 7 possibilita' si siedera' sulla sedia uno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod