Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.집단 추종, 권위 숭상, 순결성에 현저한 차이가 있습니다.
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.la pente est plus forte pour la cohérence de groupe, l'autorité et la pureté.
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.l'inclinazione aumenta in associazione, autorità, purezza.
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.lòng trung thành, quyền lực, sự trong sạch dốc xuống nhiều hơn.
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.שימו לב גם שבכל הגרפים הנ"ל, השיפוע לגבי נאמנות לקבוצה, סמכות וטוהר הוא תלול יותר.
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.المنطقة منحدرة في جزء مجموعات السلطة , النقاء .
Eğri grup-içinde, otoritede, saflıkta yükseliyor.逆に言えば危害 公正さに
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Anche le autorità più rispettate possono sbagliarsi.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Chiar și cele mai respectate autorități se pot înșela.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Incluso la gente más respetada puede llegar a equivocarse.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.가장 존경받는 사람일지라도 틀릴 수 있습니다.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Mais les autorités les plus respectées peuvent se tromper.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Nawet najbardziej cenione autorytety mogą się mylić.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Ngay cả những chuyên gia được kính trọng nhất cũng có thể sai lầm.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Selbst die besten Experten können sich irren.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Ακόμα και οι πιο αναγνωρισμένες αυθεντίες μπορεί να αποδειχτεί ότι κάνουν λάθος.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Даже авторитетнейшие источники [Земля плоская] могут ошибаться.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.Дори най-големите авторитети могат да се окажат сгрешили.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.גם הרשות המכובדת ביותר יכולה לטעות.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.حتى أغلب السلطات المحترمة من الممكن أن تكون خاطئة.
En saygın otoriteler bile kimi zaman hataya düşebilirler.結果的に間違うこともあります これは時に
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.E' un'imposizione della tradizione che proviene da figure autoritarie come gli uomini, i nonni e così via.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.Gre za veliko tradicionalnih pritiskov s strani ljudi z avtoriteto, kot so možje, stari starši in podobno.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.Jedná se o mnoho tradičních pravidel, které pramení z autorit, jakými jsou muži, prarodiče a další.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.사회에서 큰 영향력을 가지는 남성들, 집안어르신 등에 의해 그러한 전통이 강요되어지고 있죠.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.Phần lớn đó là cách áp đặt truyền thống của những người có quyền hành như đàn ông, như ông bà và tương tự vậy.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.Tem a ver com imposições tradicionais vindas de figuras de autoridade como os homens, os avós, etc.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.To ma związek z tradycyjnym nakazem pochodzącym od ludzi władzy, czyli mężczyzn, dziadków i tak dalej.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.Това е много налагане на традициите, което идва от авторитетни фигури като мъжете, дядовците и бабите и т.н.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.זה כפייה מסורתית המגיע מדמויות סמכותיות כמו הגברים, הסבים וכן הלאה.
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.ان هذا يحمل على التقاليد الاجتماعية ومصدره رموز الحكم والعرف مثل الرجال و الاجداد
Erkekler, aile büyükleri gibi otorite figürlerinden gelen geleneksel birçok zorlama bunlar.多くの場合において 男性や祖父母などが握っています 女性に経済力があれば
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.오래되고 늙은 독재자, 부패 상황들, 우리가 주위에서 봐온 정권들입니다.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.les problèmes de corruption -- les régimes qui nous entourent.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.זקנים, שתלטניים, מצבים מושחתים, משטרים שראינו סביבנו.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.ھرمة واستبدادية، فاسدة، أوضاع-- الأنظمة التي رأيناها حولنا.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.政府の状況は 腐敗しきっていました そしてふとこう思ったのです
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Autorität innerhalb der Gruppe, Reinheit -- das hat nichts mit Moral zu tun.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Autorytety, czystość... Nie mają nic wspólnego z moralnością.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Csoporton belüli tekintély, tisztaság -- ennek semmi köze az erkölcsiséghez.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.In-groep, autoriteit, zuiverheid -- dat is geen moraliteit.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.L'autorité dans le groupe, la pureté -- ça n'a rien a voir avec la morale.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Loialitatea în grup, autoritatea, puritatea -- astea n-au nimic de-a face cu moralitatea.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Quyền lực, sự trong sạch, trung thành -- đây không liên quan đến đạo đức.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."Autorità di associazione, purezza -- questa roba non c'entra con la moralità e io la rifiuto".
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."권위, 순결성 이런건 도덕과는 전혀 관계가 없어서 인정할 수 없다"는 것이죠.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."Otoritas Kelompok, kemurnian --- tidak ada hubungannya dengan moralitas, Saya menolaknya."
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."Ryhmätunne, auktoriteetti, siveellisyys -- nämä eivät kuulu moraalisuuteen."
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."סמכות בקבוצה, טוהר -- לדברים האלה אין כל קשר למוסר. אנו דוחים אותם."
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."في جماعات السلطة , النقاء -- هذه الأشياء ليست لها علاقة بالأخلاق . أنا أرفضها . "
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok. Reddediyorum."保守的になるほどスコアは上がります
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Η ομάδα, η αυθεντία, η αγνότητα -- αυτά είναι άσχετα με την ηθική.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Авторитет большинства, непорочность - всё это не имеет отношения к нравственности.
Grup-içi otorite, temizlik--bu gibi şeylerin ahlakla hiç bir ilişkisi yok.Вътрешната власт, чистотата... тези неща нямат нищо общо с морала.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.A közegészségügyi hatóságok jobbára figyelmen kívül hagyták, amit mondott.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.As autoridades de saúde pública ignoraram totalmente o que ele dizer.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Autorităţile sănătăţii publice au ignorat în mare ce a avut el de spus.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Die öffentlichen Gesundsheitsbehörden ignorierten seine Behauptungen völlig.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.보건 당국은 그의 주장을 대부분 무시했습니다.
Halk sağlığı otoriteleri onun dediklerini tamamen göz ardı ediyorlardı.Las autoridades de salud ignoraron por mucho tiempo lo que ese médico decía.