Ana içeriğe geç
Sözlük

otobüse ile cümle

otobüse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Tema väljatoomiseks autost kulus terve tund.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Kui teile sõidab vastu sõiduk, siis ei tasu paanitseda.
Afganistanlı yaşadışı göçmen bunlar, hepsini otobüse bindirin!Son inmigrantes ilegales afganos, mételos a todos en el autobús
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Așa c-am luat autobuzul în centru și mi-am luat un poster cu Balanța.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Così, presi il bus per il centro per comprare il nuovo poster della Bilancia.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Dus nam ik de bus de stad in voor een nieuwe Weegschaal poster.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Então, apanhei o autocarro até à baixa para comprar o póster da Balança.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Entonces, tomé el autobús al centro para comprar el póster de libra.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Ich nahm den Bus in die Stadt, um mir mein neues Waage-Poster zu kaufen.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Jadi saya pergi ke kota untuk membeli poster Libra.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Je suis allée en ville pour acheter le poster de la balance.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Kävin ostamassa itselleni uuden Vaaka-julisteen.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.그래서 시내에 천칭자리 포스터를 사러 갔습니다
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Pojechałam więc do centrum po nowy plakat z Wagą.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Szóval, bebuszoztam a belvárosba egy új Mérleg poszterért.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Tak jsem nasedla na autobus do centra, abych získala nový plakát Vah.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Thế là, tôi lên xe buýt vào khu trung tâm để mua một cái poster Thiên Bình
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Έτσι, πήρα το λεωφορείο, κατέβηκα στο κέντρο για να πάρω μια αφίσα του Ζυγού.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.И така, взех автобуса до центъра, за да взема новия плакат с Везни.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.И я доехала на автобусе до центра, чтобы купить новый плакат с Весами.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.Я поїхала автобусом до центру по новий плакат з Терезами.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.אז נסעתי באוטובוס העירה כדי לקנות פוסטר חדש של מזל מאזניים.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.لذلك ، ركبت الحافلة الى وسط المدينة للحصول على ملصق الميزان الجديد.
Bende otobüse atlayıp şehire indim ve bir Terazi burcu posteri satın aldım.乙女座のポスターは長い髪の美女が
Bunların hepsini otobüse bindir.Mételos a todos en el autobús
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýn Ama onu sadece kopyalarsamJeśli ukradnę ci rower musisz pojechać autobusem, ale jeśli tylko go skopiuję to każde z nas ma po jednym!
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýn Ama onu sadece kopyalarsamSe eu roubar a tua bicicleta tens de apanhar o autocarro, mas se eu só copiá-la há uma para cada um de nós!
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýn Ama onu sadece kopyalarsamSe rubo la tua bici tu dovrai andare in bus ma se io la copierò c'è n'è per me e per te!
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýn Ama onu sadece kopyalarsamWenn ich dir das Rad stehle zwing ich dich in den Bus, wenn ich's aber kopiere dann ist das doch ein Muss!
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýnJika saya mencuri sepeda anda anda harus menggunakan bis
Eđer bisikletini çalarsam Otobüse binmek zorunda kalýrsýnSi robo tu bici has de coger el bus
Herkesi tutuklayıp otobüse bindirmişler.Se llevaron a todo el mundo y los metieron en un autobús.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Aceasta găseşte primul sector de pe disc, ia datele de pe disc şi le trimite către magistrală (bus).
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Cô tìm thấy bộ phận đầu tiên trên đĩa, và mang dữ liệu ra khỏi đĩa và chuyển nó đến, hiển nhiên rồi, bus.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Encuentra el primer sector del disco, y extrae datos del disco y se los pasa a, por supuesto, el bus de datos.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.그리고는 디스크의 처음 섹터를 읽고 디스크의 자료를 읽어 버스에 전달합니다.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Ze zoekt de eerste gegevens op en geeft die aan - uiteraard - de bus.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Она находит первый сектор на дискете, считывает данные и передаёт их, конечно же, "шине".
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.Тя намира първия сектор на диска и взима данните и ги предава, разбира се, на шината.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.היא מוצאת את הסקטור הראשון על הדיסק, ולוקחת מידע מהדיסק ומעבירה אותו, ל--כמובן, לאוטובוס.
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.تبحث عن القسم الأول في القرص، ثم تأخذ البيانات من القرص وتقوم بتمريرها بالطبع إلى المسار
İlk başta diskin birinci bölgesini buluyor ve verileri diskten çıkarıp gönderiyor, elbette ki otobüse.データを取り出して バスに渡します バスはデータを せっせと—
"Kore yemekleri mi, Amerikan yemekleri mi?" "Taksiye mi, otobüse mi binersin?" Hiçbir şeyi cevaplama.هل تحبين اخد سيارة الاجرة ام الحافلة الاكل الغربي ام المحلي
"Kore yemekleri mi, Amerikan yemekleri mi?" "Taksiye mi, otobüse mi binersin?"Προτιμάς το λεωφορείο ή το ταξί...
Muhtemelen duyduğunuz en iyi oyuncularımdan biri Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Mal som jedného z mojich najlepších hráčov, o ktorom ste asi počuli, volal sa Bill Walton.
Muhtemelen duyduğunuz en iyi oyuncularımdan biri Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Um dos meus melhores jogadores de que já devem ter ouvido falar,
Muhtemelen duyduğunuz en iyi oyuncularımdan biri Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Είχα έναν από τους καλύτερους αθλητές που πιθανότατα θα έχετε ακούσει, τον BIll Walton.
Muhtemelen duyduğunuz en iyi oyuncularımdan biri Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Вероятно сте чували за един от най-страхотните ми играчи,
Otobüse binin!¡Todos al autobús!
Otobüse binmek zorunda kalýrsýn Ama onu sadece kopyalarsam Ýkimiz için de birer tane olur!lenne belőled gyalogos, de ha szimplán lemásolom biztos nem leszel haragos!
Otobüse binmek zorunda kalýrsýn너는 버스를 타야하지만,
Otobüse binmek zorunda kalýrsýnTu dois prendre le bus.
Otobüse binmek zorunda kalýrsýnفستنتضطر لانتظار الحافلة
Otobüse binmek zorunda kalýrsýnでもコピーしたのをもらえば
Otobüsün tasarımı böyle. Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Đây là thiết kế của xe buýt, và bạn có thể trả tiền trước khi bước vào xe buýt mà bạn muốn lên.
Otobüsün tasarımı böyle. Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Dit is het design van de bus; je betaalt vóórdat je instapt.
Otobüsün tasarımı böyle. Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Tady je návrh autobusu, zaplatit můžete před tím, než do něj nastoupíte.
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.Alors, je vais prendre cet autobus Broadway et je vais vous laisser tranquille.
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.Dann werde ich an diesem Broadway Bus und ich werde dich in Ruhe lassen.
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.Luego cojo el bus de Broadway y te dejo en paz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod