Ana içeriğe geç
Sözlük

otobüse ile cümle

otobüse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.Poi prendo su quel bus Broadway e ti lasciano in pace.
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.Тогда я получу в этом автобусе Бродвее, и я оставлю вас в покое.
Sonra o Broadway'de otobüse alırsınız ve ben sizi yalnız bırakırlar.ثم سأحضر على أن الحافلة برودواي وسأترك لكم وحده.
"Taksiye mi, otobüse mi binersin?""Taxival megy vagy inkább busszal?"
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler. Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Autobus je jiný díky těmto nástupním tubusům, které vlastně autobus přeměnily na metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.A beszálló cső hatására a busz ugyanúgy működik, mint a metró.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.De haltes zorgen dat de bus evengoed presteert als een metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Dzięki temu autobusy działają tak sprawnie jak metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.El tubo de embarque da al autobús el mismo rendimiento que el metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Il tubo di imbarco da' al bus la stessa performance di una metropolitana
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.이 탑승용 관은 버스가 지하철과 같은 성과를 내도록 합니다.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.La plate-forme d'embarquement permet au bus d'avoir les mêmes performances que le métro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Tuburile de îmbarcare dau autobuzului aceeaşi eficienţă egală cu a unui metrou.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Οι κύλινδροι επιβίβασης δίνουν στα λεωφορεία την αποτελεσματικότητα του μετρό.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Посадочна труба робить автобус схожим на метро.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Такая остановка делает автобусную систему аналогом метрополитена.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Чрез "тубите" автобусът действа като метро.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.שפופרות העליה נותנות לאוטובוס את אותם הביצועים של רכבת תחתית.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.أنبوب الصعود يعطي الحافلة نفس الأداء كما في مترو الأنفاق.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.つまり
Ţuradan otobüse binelim. Hadi gel.Добре, щом го казваш ти.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Et vous payez avant de monter dans le bus.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.여러분은 탑승시 버스에 들어가기 전에 돈을 낼 수 있습니다.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Man kann bezahlen, bevor man einsteigt.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Még azelőtt fizethetsz, hogy a busz megérkezik.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Można zapłacić zanim się wsiądzie.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Şi poţi plăti înainte de a te urca în autobuz.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Y puedes pagar antes de entrar al autobús en el que vas a embarcar.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Μπορείτε να πληρώσετε προτού επιβιβασθείτε.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Вы можете оплатить поездку до того, как сядете в автобус.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.І ви можете заплатити до того, як сядете у свій автобус.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.Можеш да платиш преди да се качиш на автобуса.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.הנוסע יכול לשלם לפני עלייתו לאוטובוס.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.ويمكنك دفع الأجرة قبل دخولك إلى الحافلة التي ستصعدها.
Ve, bineceğiniz otobüse gelmeden önce ödeyebiliyorsunuz.障害者のかたは通常のシステムで利用できます
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.A venit să se urce în autobuz, plecam undeva să jucăm.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Dia datang untuk naik bis; saat itu kami hendak pergi ke suatu tempat untuk bermain.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Han kom for at nå bussen; vi skulle afsted for at spille et eller andet sted.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Il est arrivé pour prendre le bus, nous partions pour aller jouer quelque part.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton jött a buszhoz, épp indultunk játszani valahová.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.빌 월튼 (Bill Walton)이 그중에 한사람 입니다. 저희가 시합을 위해 버스를 타려고 했었습니다.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Một hôm cậu ấy đến vội để bắt kịp xe búyt hôm đó chúng tôi phải đi chỗ khác để chơi
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, przyszedł raz pod autobus, którym odjeżdżaliśmy na jakiś mecz.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, venne a prendere il bus, stavamo partendo per andare a giocare in qualche posto.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, vino a tomar el autobús nos estábamos yendo a algún lugar a jugar.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Er kam einmal zum Bus, als wir gerade zu einem Auswärtspiel fahren wollten.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Билл Уолтон. Он спешил к автобусу, мы отъезжали куда-то на игру.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Біла Волтона. Він прийшов до автобусу, ми саме їхали на якусь гру.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.ביל וולטון, הוא הגיע לאוטובוס, עמדנו לנסוע למשחק כלשהו
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.بيل والتون, مقبلاً لأخذ الحافلة, كنا مغادرين إلى مكان ما للعب.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.遠征にでかけるときだった 彼はキチンとしていなかったから バスには乗せなかった
Ýyi o zaman. Ţuradan otobüse binelim. Hadi gel.Καλά, αν το λες εσύ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod