Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Si no tenemos un auto, eso no nos detiene, porque tomaremos el colectivo.
Koşa koşa otobüse yetişir.Va hasta ahí en autobús.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.En el trayecto le dispararon cuatro balazos.
Maggie otobüse insanları toplar ve oradan uzaklaştırır Glenn'de oradadır.Maggie rescata a Glenn y lo pone en el autobús, pero se separan una vez que sale del autobús.
Tom okula gitmek için otobüse bindi.Tom salì sull'autobus per andare a scuola.
Tom otobüse bindi.Tom salì sull'autobus.
Otobüse binmek için bilete ihtiyacın var.Hai bisogno di un biglietto per salire sull'autobus.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.Tuttavia è stato necessario intervenire sul BUS.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Per la stazione passa il bus n. 297.
Hizmet çok duraklı olarak tarifelenmiş olabilir, bir otobüse benzer şekilde hizmet verir.Per dimensioni è paragonabile ad un autobus.
Hangi otobüse bineceğimizi bilmiyorduk.Мы не знали, на какой автобус сесть.
Ben yanlış bir otobüse bindim.Я сел не в тот автобус.
Ben otobüse biner binmez otobüs kalktı.Автобус поехал, как только я сел в него.
İki Filipinli fotoğrafçı serbest bırakılan çocuklar karşılığında rehin alınmayı kabul edip otobüse bindiler.Взамен освобождённых заложников в автобус зашли двое добровольно вызвавшихся филиппинских фотографов.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.Именно с данного аэроплана было сброшено 4 бомбы на Урень.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Автобус От аэропорта до центра города можно добраться на автобусе № 29.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Стоим, а автобус всё не едет и не едет.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.A 11 de Setembro de 1995, Ryce de 9 anos de idade estava a ir para a escola de autocarro.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Se não tiver um carro, pode-se pegar o ônibus.
Rosa Parks bir gün Montgomery'de otobüse bindi.Rosa Parks liderou, no ano seguinte, o boicote aos ônibus de Montgomery.
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.Chovia quando eu peguei o ônibus.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Er rijden geen treinen, wel kan men de bus nemen.
5 numaralı otobüse binmelisiniz.Jullie moeten bus 5 nemen.
Otobüse binmeli miyim?Zal ik de bus nemen?
Yağmur yağdığında, otobüse biner.Wanneer het regent, neemt ze de bus.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Jeśli nie mamy samochodu, który nie zabierze nas, to pojedziemy autobusem.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Przejazd samochodem trwa ponad godzinę.
Yoğun yağmurun altında polisler otobüse ikinci bir saldırı düzenlediler.Podczas zamieszek demonstranci ostrzelali policyjny autobus.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Att vi inte har en bil stoppar inte oss, för vi tar bussen.
Büyük bir tokmağı vardır ve otobüse dönüşmüştür.Ett annat tydligt exempel är om man sätter sig i en buss.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Час у дорозі тривав понад годину.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.Dál museli návštěvníci jet autobusem.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nahoru na hřeben ani k rozcestí nelze jet autem.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Na kopec je možno dojet autobusem číslo 27.
Koşa koşa otobüse yetişir.Ea reușește să fugă cu un autobuz.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Áthalad rajta a hegységet átszelő B 92-es autóút.
Koşa koşa otobüse yetişir.Együtt utazik velem a buszon.
Ben yanlış bir otobüse bindim.Rossz buszra szálltam.
Menezes önce otobüse biner, sivil polislerden bazıları da otobüse onunla beraber biner.Uuno aikoo opastaa heidät jalkaisin perille, vaikka muut lähtivät sinne jo bussilla.
Kazara yanlış otobüse bindi.Hän meni vahingossa väärään bussiin.
Biz otobüse orada bindik.Nousimme linja-autoon täällä.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.Στην ίδια αποστολή βομβάρδισε και τρεις εχθρικές αμαξοστοιχίες.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.De fleste ventede på bus.
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.Vi skyndte os for at nå bussen.
Otobüse binin.Stig på bussen.
Büyük bir tokmağı vardır ve otobüse dönüşmüştür.Merasa sedih, ia kembali ke bis.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Perjalanan tercepat dengan kereta dan bus memakan waktu sekitar satu jam saja.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nếu chúng tôi không có xe nhưng nó cũng không ngăn cản được chúng tôi đâu, chúng tôi sẽ bắt xe buýt.
Koşa koşa otobüse yetişir.きのつバスが走っている。
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.実験の際には四式重爆撃機に搭載された。
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.这些人当时正乘坐着巴士。
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.당시 성문을 통하지 않으면 차를 타고 성안으로 들어갈 수 없었다.
Daha sonra tüm oturma yerleri doldu ve otobüse beyaz bir erkek bindi.בשלב מסוים, כל המושבים היו תפוסים ואישה לבנה צעירה עלתה לאוטובוס.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.אם לא נרכש כרטיס, לא ניתן לנסוע ברכבת.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.O päť mesiacov neskôr, 9. januára 2002 Ashley zmizla cestou do školy.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Vožnja do Komisije je trajala približno eno uro.
Otobüse binmedim,bu yüzden şimdi evde değilim.Į autobusą neįlipau, todėl dabar nesu namie.
Biz işe gitmek için aynı otobüse bineriz.Mes važiuojame tuo pačiu autobusu į darbą.
Koşa koşa otobüse yetişir.Siia jõuab kergesti bussiga.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.Lapsed läksid grupina bussi poole.