Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Kerran bussimme pysäytettiin, ja kiinalainen poliisi nousi sisälle.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.한 번은, 버스가 정지당하고 중국인 경찰이 버스에 올라탔습니다.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Một lần, xe của chúng tôi bị chặn lại và bị khám xét bởi một cảnh sát Trung quốc.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Raz náš autobus zastavili a nastúpili doň čínsky policajt.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Suatu ketika, bus kami dihentikan dan seorang petugas polisi Cina naik
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Uma vez, o nosso autocarro foi parado e um polícia chinês entrou.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una vez, nuestro autobús fue detenido y abordado por un oficial de la policía chino.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una volta il nostro autobus è stato fermato e un poliziotto cinese è salito a bordo.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Une fois, notre bus fût arrêté et un officier de la police chinoise monta à bord.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Κάποια φορά, σταμάτησαν το λεωφορείο μας και ένας Κινέζος αξιωματούχος ανέβηκε.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Веднъж автобусът ни беше спрян и един китайски полицай се качи.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Одного разу наш автобус зупинився і до нього зайшов китайський полісмен.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.בפעם אחת האוטובוס נעצר, ועלה עליו קצין משטרה סיני.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.في إحدى المرات، تم إيقاف حافلتنا وركبها أحد ضباط الشرطة الصينية
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.中国の警察官が乗車してきました 全員の身分証明書を取り上げて
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Dacă eşti în autobuz, gândeşte-te la ce ar face ei dacă ar fi acolo.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.당신이 버스를 타고 있다면, 그들이 버스를 탔을 때 무엇을 할지 생각해보세요.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Nếu bạn đang ở trên xe buýt, suy nghĩ về những gì họ có thể làm nếu ở đó.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Se vais de autocarro, pensa no que é que elas fariam se ali estivessem.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Si estás en el autobús, piensa qué podrían estar haciendo si estuvieran ahí también.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Si vous êtes dans un bus, pensez à ce qu'ils pourraient faire si ils étaient là aussi.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Überlegt euch im Bus, was sie täten, wenn sie auch da wären.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Wyobraźmy sobie, co by robiliby w autobusie.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.Вы в автобусе. Представьте, что герои едут с Вами, чем бы они занимались?
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.אם אתם על אוטובוס, חשבו מה הם היו עושים לו היו שם גם.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.إذا كنت في حافلة، فكّر فيما قد يقومون به إن كانوا هناك كذلك.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.電話する 音楽を聴く
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Dacă eşti în autobuz şi auzi o conversaţie intresantă poţi scrie despre asta.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.당신이 버스를 타고 가다 재미있는 대화를 들었다면, 대화를 모두 적어 볼 수 있습니다.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Nếu bạn ở trên một chiếc xe buýt và nghe một cuộc đối thoại thú vị, bạn có thể viết xuống.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Se vais num autocarro e ouves uma conversa interessante, podes tomar nota dela.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vas en un autobús y oyes una conversación interesante, puedes anotarla.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vous êtes dans un bus et vous entendez une conversation intéressante, vous pouvez l'écrire.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Słysząc ciekawą rozmowę w autobusie, można ją zapisać.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Wenn man im Bus eine interessante Unterhaltung hört, kann man alles notieren.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Если вы в автобусе подслушали интересный разговор, то его можно записать.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.אם אתם נוסעים באוטובוס ושומעים שיחה מעניינת, אתם יכולים לכתוב אותה.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.إذا كنت راكبا حافلة وسمعت محادثة مثيرة للاهتمام، يمكنك أن تكتب كل شيء.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.もちろん フィクションを書く場合には 実在の人物をそのまま使いはしません
Bölge Mahkemesi'nde Korsan Partisi'nin bize verdiği desteği özler olduk açıkçası. -Otobüsler falan.Vi saknar Piratpartiets engagemang från tingsrätten med bussar och...
Bölge Mahkemesi'nde Korsan Partisi'nin bize verdiği desteği özler olduk açıkçası. -Otobüsler falan.Vi saknar Piratpartiets engagemang från tingsrätten med bussar och...
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik3人を載せてララミーまで数時間の道のりを 行き来したのでした
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik그래서 제공해준 60명 정원의 버스 1대에 세 사람만 타고서 라라미까지
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlikE così, un autobus per 60 persone aveva portato lei e i suoi due studenti a
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik Laramie'ye otobusle gitti vr geldi.Dus werd een bus geregeld voor 60 man die de drie heen en weer reed een aantal uur naar Laramie.
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik Laramie'ye otobusle gitti vr geldi.Takže dostala autobus pro 60 lidí a vezla své 3 studenty tam i zpět z Laramie několik hodin.
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik Laramie'ye otobusle gitti vr geldi.Thế là 1 chiếc xe bus 60 chỗ chở 3 cô trò đi lại vài giờ tới Laramie.
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik Laramie'ye otobusle gitti vr geldi.Затова осигурили автобус, побиращ 60 души, който закарал тримата дотам и обратно за няколко часа до Ларами.
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlik Laramie'ye otobusle gitti vr geldi.И им предоставили автобус на 60 человек, который их отвез туда и обратно, ради пары часов до Ларами.
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlikאז, הם סיפקו אוטובוס שיכל להכיל 60 אנשים והסיע את שלושתם הלוך וחזור
Boylece, 60 kisilik bir otobus ayarlandi ve 3 kisi birkac saatlikلذا، أمدّوهم بحافلة تسع 60 شخصاً، وقادوا بثلاثتهم الحافلة ذهاباً وإياباً،
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.버스는 자료를 컴퓨터 내부로 열심히 전달합니다. 메모리에도, 중알처리장치에도, 브이램 같은 데에도 절달하죠.
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.והאוטובוס בחריצות מעביר את המידע לתוך המחשב לזיכרון, למעבד, לזיכרון הוידאו, וכו'.
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.メモリや CPUや VRAMへと運びます 実際に動くコンピュータです ちなみに これがバスです (笑)
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.여기 보시는 것이 메가버스입니다. 윗층에는 약 2000명의 사람을 태울 수 있죠.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.2000人が乗車できる メガバスを見たことがありますか? 線路上を走り
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Acesta e un mega-autobuz, şi pe platforma de sus încap 2.000 de oameni.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Di sini Anda memiliki megabus, di dek atas membawa sekitar 2.000 orang.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Ecco un autobus gigante, al piano superiore porta circa 2.000 persone.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Este es un megabus; en el piso superior lleva a unas 2.000 personas.