Kamu ulaşımı Upper Norwood'da otobüslerle yapılmaktadır.Sysselsettingen øker med botid i Norge.
Demiryolu ve otobüs sistemi bulunmaktadır.Her finnes også buss- og jernbaneforbindelsene.
Günde 2 otobüs ilçeye gidiş-geliş yapmaktadır.Iggesund trafikkeres daglig av to busslinjer.
Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı.Denne hadde plass til 22 biler.
Bugün yalnızca Otobüs bölümü çalışmaktadır.Hovedstasjonen fungerer idag som bussterminal.
Greyhound Lines otobüs firması ise Otobüs taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.Busselskapet Greyhound Lines ble grunnlagt i Hibbing.
Ankara-Merkez'e ulaşımı 555 hat nolu EGO otobüsleri sağlar.Med buss ta linje 550 Enebakk til Fjell.
Hamamatsu'dan salona ulaşım otobüsle yaklaşık 13 dakikadır.Det er ca. 30 minutters kjøring med bil fra Hammerfest.
Daha çok kamyon ve otobüs üretimi ile tanınır.Senere produserte man lastebiler og busser.
Taştagol'a haftada 5 kez otobüs seferi bulunur.Fem ganger i året utkommer medlemsbladet Caravan.
Otobüsteki bir tanığa göre, küçük kız orta yaşlı bir adam ile el ele otobüsten inmişti.Et jevnaldrende vitne fortalte at hun så henne bli dratt inn i en hvit minibuss.
Diğer küçük yerleşkelere daha az sık ama yine düzenli otobüs servisleri bulunur.Blant annet er broene gjenoppbygd og det går regelmessige busser.
Otobüs sahnesinde Tony Montana'ya gönderme vardı (Scarface).De har også hatt med seg Tony Spinner (gitar og koring) på konserter.
Bogdan otobüsleri çoğu Ukrayna şehirlerinde birincil küçük otobüs olarak kullanılır.Bus Bogdan banyak digunakan sebagai bus kecil di sebagian besar kota di Ukraina.
Şehir içindeki otobüs seferleri SüdbadenBus GmbH tarafından verilir.Pelayanan bus di dalam kota dilakukan oleh SüdbadenBus GmbH.
Caz yarışmasına giderken, Andrew'ın otobüsü bozulur.Dalam perjalanan menuju kompetisi lain, bis Andrew rusak.
Air Koryo, Pyongyang ve Sunan Havalimanı arasındaki otobüs hizmetini sunmaktadır.Air Koryo menyediakan layanan bus antara Pyongyang dan Bandar Udara Internasional Sunan.
Jaffa yolunda bulunan, Kudüs merkez otobüs durağı, İsrail’in en meşgul durağıdır.Stasiun Bus Pusat Yerusalem, terletak di Jalan Yafo, merupakan stasiun bus tersibuk di Israel.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Seseorang berpeluang meninggal apabila panik di tengah perjalanan.
Havalimanına otobüs terminalinden kalkan otobüslerle ulaşılabilir.Mereka berhasil pulang melalui terminal bus Medan.
Ayrıca bazı ufak otobüs şirketleri de şehire hizmet vermektedir.Beberapa travel minibus juga berpusat di sini.
Otobüsle şehir merkezine ulaşmak yaklaşık 25 dakika sürer.Untuk menuju kota menggunakan taksi dibutuhkan 25 menit.
Ayrıca otobüs hizmeti de vardır.Juga memiliki terminal bus.
Ayrıca terminalde iki adet otobüs durağı bulunmaktadır.Juga terdapat terminal pergantian bus disini.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Orang-orang dari seluruh negeri datang untuk melihat bus.
Pek çok otobüs yakıldı.Tak kurang dari empat bus ikut dibakar.
Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı.Mereka memiliki tiga puluh unta yang mereka kendarai secara bergantian.
Havalimanına otobüs ve taksi ile ulaşılabilmektedir.Bandara ini hanya bisa dicapai dengan mobil dan bus.
Büyük bir tokmağı vardır ve otobüse dönüşmüştür.Merasa sedih, ia kembali ke bis.
İlçeye yeni pazaryeri ve yeni bir otobüs terminali yapılmıştır.Pekerjaan digabungkan dengan pembangunan terminal bus baru dan sebuah ruang parkir.
En ünlüleri İngiltere'de kullanılan kırmızı renkli AEC Routemaster marka otobüslerdir.Bus-bus BEST berwarna merah, berdasarkan pada bus-bus Routemaster di London.
Ülke genelinde otobüs hatları şehirler arası yolcu taşımacılığında sık kullanılmaktadır.Jadi, sebagian besar penumpang di bus kota digunakan untuk bepergian ke tempat yang jauh.
Caddede minibüs ve otobüs sayısı çok fazladır.Problem lainnya adalah bus yang terlalu banyak.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Perjalanan tercepat dengan kereta dan bus memakan waktu sekitar satu jam saja.
Şehirde şehirlerarası otobüs terminali vardır.Dalam kota ada jaringan bus kota.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nếu chúng tôi không có xe nhưng nó cũng không ngăn cản được chúng tôi đâu, chúng tôi sẽ bắt xe buýt.
Caz yarışmasına giderken, Andrew'ın otobüsü bozulur.Trên đường đến một cuộc thi jazz khác, xe buýt của Andrew tới trễ.
Cheongdam-dong'da 3 çeşit ulaşım aracı vardır: Otobüs, Metro, Taksi.Chủ yếu có ba loại phương tiện giao thông công cộng đi qua Cheongdam-dong: xe buýt, tàu điện ngầm, và Taxi.
Müzik aletlerini de alarak eski bir otobüsle Corpus Christi, Teksas'a taşındılar.Mang theo nhạc cụ trên một chiếc xe buýt cũ kỹ, họ chuyển tới Corpus Christi, Texas.
Evi ona yakın olan George Harrison ile ilk olarak okul otobüsünde tanıştı.Chính trên chiếc xe bus đó mà một lần anh đã gặp George Harrison.
Altı yaşında hanlarda, otobüs duraklarında, meyhanelerde para için Rancapino ile şarkı söylemeye başladı.Vào lúc 8 tuổi, ông bắt đầu hát tại các quán ăn và trạm xe buýt với Rancapino để kiếm tiền.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Ảnh của cô được in trên nhiều tuyến xe bus khiến cô hoảng sợ.
Greyhound Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük otobüs ile ulaşım şirketidir.Greyhound USA là dịch vụ chuyên chở bằng xe buýt lớn nhất tại Santa Ana.
Ayrıca mahalleden geçen birçok otobüs bulunmaktadır.Ngoài ra phường còn có nhiều tuyến xe buýt đi qua.
Çocuklar okul için Nevada'ya otobüsle giderler.Vậy là hai cậu bé phải đi đến trường bằng chiếc xe bay.
45 ölü, bu aynı zamanda Alman tarihinde en kötü otobüs kazasıydı.50 người đã chết, đây là sự cố hàng không tồi tệ nhất trong thời gian này.
Pek çok otobüs yakıldı.Nhiều thùng rác đã bị đốt cháy.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Giá vé sẽ được tự động khấu trừ dựa trên số trạm đã đi.
Her iki otobüs de Londra Ulaşım kurumu tarafından yapılmıştır.Cả hai hoạt động dịch vụ đấu thầu cho Giao thông vận tải cho London.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.急いでバスに乗らないと遅刻してしまう。
Otobüsle 5 dakikadır.バスで5分。
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.組織者は約1,500台のバスを動員に使用し、約30,000人のボランティアがイベントに実施に携わった。
New Jersey Transit (NJ Transit) eyalet sathında geniş bir demiryolu ve otobüs şebekesi işletir.ニュージャージー・トランジットが州内で広範に鉄道とバスを運行している。
Bu havaalanlarından otobüs yolculuğu yaklaşık 2 saat sürer.バスでの所要時間は約2時間である。
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.しかし、男性がやるとみんなパニックに陥ってしまう。
Okul otobüsleri ABD'de sarı renkte olmaktadır.車体はスクールバスで色は黄色。
Ce jour-là j’ai raté le bus "Bu gün otobüsü kaçırdım."スタンプ/もうひとりの君 「だから僕はバスを降りた。
Toplam 7 otobüs firması hizmet vermektedir.合計7社の自動車会社を統合。
Saat 8.18'de otobüsten silah sesleri duyuldu.その結果、18時16分に海中の誘爆音を聴取した。
Otobüs kuyruğundaki insanların aksine çelik gibi sert maddeler bu iletimde gayet başarılıdır.バスに並んだ人の列と違って、鉄のような固い物質は、衝撃力の伝達に優れているのである。