Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.Οι αρχές λένε ότι ο οδηγός αποκοιμήθηκε.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra kamyon ve otobüs gibi ağır vasıta üretiminde uzmanlaşır.Μετά τον Β’ Παγκόσμιο Πόλεμο ειδικεύτηκε στην κατασκευή βαρέων οχημάτων, όπως φορτηγά και λεωφορεία.
O otobüste Doktor da oradadır.Στην ταβέρνα βρίσκεται κι αυτός εκεί.
Pek çok otobüs yakıldı.Από τις πολλές πυρκαγιές έχει αμαυρωθεί.
Novi Sad'ın ana toplu ulaşım sistemini otobüs hatları oluşturur.Το κύριο σύστημα δημόσιων συγκοινωνιών στο Νόβι Σαντ αποτελείται από λεωφορειακές γραμμές.
28 kişi, Tel Aviv’de otobüs içerisinde gerçekleşen patlamada yaralandı.(The Jerusalem Post) Τουλάχιστον 28 άτομα τραυματίζονται από τη ρίψη βόμβας σε λεωφορείο στο Τελ Αβίβ.
İki şehir arasında düzenlenen otobüs seferleri iptal edildi.Όλες οι συγκοινωνίες μεταξύ των δύο τομέων της πόλης διακόπηκαν.
Montgomery otobüs boykotlarında liderlik etmiştir.Το περιστατικό θα οδηγήσει στο μποϋκοτάζ των λεωφορείων στο Μοντγκόμερυ.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Αν πάει για Οκτώβρη θα είμαι μέσα, αν όχι δεν θα'μαι.
Çocuklar okul için Nevada'ya otobüsle giderler.Τα αδέλφια πήγαιναν σχολείο με το τρένο.
Ayrıca otobüs hizmeti de vardır.Υπάρχει, επίσης, σταθμός λεωφορείων.
25 Aralık 2003'te, Bir İntihar bombacısı otobüs durağında kendini havaya uçurdu.Στις 20 Ιουνίου 2012, βομβιστής αυτοκτονίας που επέβαινε σε μοτοσυκλέτα ανατινάχθηκε στην αγορά.
Havalimanına otobüs terminalinden kalkan otobüslerle ulaşılabilir.Δεν υπάρχει καμία σύνδεση με λεωφορείο από τον αερολιμένα.
Bursa'da çok sayıda halk otobüsü, minibüs, dolmuş ve taksi bulunur.Στην πόλη κυκλοφορούν πολλά ιδιωτικά μικρά λεωφορεία, μεγάλα λεωφορεία και ταξί.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.Στην ίδια αποστολή βομβάρδισε και τρεις εχθρικές αμαξοστοιχίες.
2 Ocak - İlk Elektrikli otobüs New York şehrinde çalıştırılmaya başladı.Την 1η Ιουνίου του ίδιου χρόνου ξεκινούν οι πρώτες απ'ευθείας πτήσεις για Νέα Υόρκη.
Aynı zamanda Travego 2010 yılında "Yılın Otobüsü" ödülüne sahip olmuştur.Το Starliner κέρδισε το βραβείο Λεωφορείο της χρονιάς το έτος 2000.
Isparta il merkezine her yarım saate bir otobüs bulunmaktadır.Ανά δέκα λεπτά διέρχεται λεωφορείο για το κέντρο του Κάσσελ.
Hepimiz otobüsteydik.Όλοι ήμασταν στο λεωφορείο.
Otobüs nerede duruyor?Πού κάνει στάση το λεωφορείο;
Bu otobüs burada durmuyor.Αυτό το λεωφορείο δεν κάνει στάση εδώ.
Sürücü, otobüsü durdurdu.Ο οδηγός σταμάτησε το λεωφορείο.
Tom az önce otobüsü kaçırdı.Ο Τομ μόλις έχασε το λεωφορείο.
Bu otobüs burada durmuyor.Αυτό το λεωφορείο δεν κάνει στάση εδώ.
Tom otobüs beklerken 20 Ekim 2013'te kaçırıldı.Ο Θωμάς απήχθη στις 20 Σεπτεμβρίου όταν περίμενε λεωφορείο.
Hardenbergplatz ise Batı Berlin'in en büyük otobüs terminalidir.På Hardenbergplatz findes desuden det vestlige Berlins største busterminal.
Londra'da buharlı otobüsler çalıştırmıştır.Det er slut med københavnske dobbeltdækkerbusser.
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.De fleste ventede på bus.
Günde 2 otobüs ilçeye gidiş-geliş yapmaktadır.Iggesund trafikeres daglig af to buslinjer.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Bandet steg ud af bussen og fandt Burton liggende livløst under bussen.
Otobüsle adanın her yerine sık otobüs seferleri bulunmaktadır.På selve øen er der regelmæssig bustransport.
Egged Otobüs Kooperatifi tarafından işletilir.Busserne køres af selskabet Sisimiut Bussii.
Iveco, Torino, İtalya merkezli kamyon, otobüs ve dizel motor üreticisidir.Iveco er en italiensk producent af vare- og lastbiler samt busser.
1991 yılında İstanbul'da Ikarus otobüslerle birlikte İETT bünyesine katılmıştır.Sent i 1999 blev også Ikarus Bus opkøbt.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Alle veje fører til Bang.
Otobüs, toplu taşıma amacıyla başka bir ulaşım aracı seçemeyen büyücü ve cadılara hizmet verir.Bussen er offentlig transport for hekse og troldmænd der ikke kan eller ikke vil andre former for transport.
İlçedeki otobüslerde yoğun yolcu trafiği vardır.Tæt trafik af busser.
Otobüsten iner ve etrafa bakınır.Man rejser ud og ser sig omkring.
Havaalanına ulaşım için otobüs, taksi ve özel araçlar vardır.Der er taxi, udlejningsbiler og lufthavnsbusser tilgængelige i lufthavnen.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Derudover kan der være mulighed for henstilling af busser og opholdsrum for buschaufførerne.
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.Offentlig transport i byen består hovedsageligt af bus.
45 ölü, bu aynı zamanda Alman tarihinde en kötü otobüs kazasıydı.46 omkom i den til da værste ulykke i amerikansk flyvnings historie.
Toplu ulaşımı EGO otobüsleri sağlar.Herefter rådede KS kun over busser.
Olayda otobüs şoförü yaralandı.Piloten blev dræbt ved ulykken.
Riga Otobüs Fabrikası (RAF) (Letonca: Rīgas Autobusu Fabrika), Letonya merkezli bir minibüs üreticisiydi.Rīgas Autobusu Fabrika – busfabrik i Letland.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup,Mahalleye ulaşım Halk otobüsleriyle sağlanmaktadır.Kommunens planer er at lukke pladsen for gennemkørende biltrafik og gøre pladsen mere tilgængelig for busser.
Otogarda otobüsler için 146 peron mevcuttur.Der er 144 trin til udsigtsbalkonen.
Gece otobüsler seyahat edilen durak sayısına bağlı olmaksızın tek ücret alırlar.Billetterne i busserne koster priser alt efter hvor mange zoner man rejser igennem.
Otobüste ne oldu?Hvad skete der i bussen?
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.Vi skyndte os for at nå bussen.
Otobüse binin.Stig på bussen.
Yetişecek bir otobüsüm var.Jeg har en bus at nå.
2 Ocak - İlk Elektrikli otobüs New York şehrinde çalıştırılmaya başladı.2. januar – Den første elektriske buss settes i drift i New York City.
Air Koryo, Pyongyang ve Sunan Havalimanı arasındaki otobüs hizmetini sunmaktadır.Air Koryo tilbyr busstransport til og fra Pyongyang og Sunan.
Pek çok otobüs yakıldı.Flere av brannene var påsatt.
Havalimanına otobüs seferleri uçak iniş-kalkış saatine göre yapılmaktadır.Bestilling av plass på bussen skal dog gjøres på forhånd per telefon.
Birçok güzel manzaraya rastlanabilecek bu mevki ayrıca, otobüsler için de istasyon özelliğindedir.Ved hotellet er det gode parkeringsmuligheter, også for busser.
Otobüsün önüne geçer.Bussarven kjøres videre.
7 Nolu Tram ve 161 ve 165 nolu otobüslerle ulaşım sağlanır.Busstasjonen Strand langs E18 betjenes av bussrutene 151 og 169.
Şehir'de üç tane otobüs istasyonu vardır.Det er tre politistasjoner i byen.