Ana içeriğe geç
Sözlük

otobüs ile cümle

otobüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir Volga Siber, LiAZ otobüs fabrikası önünde.Аббревиатура ЛАЗ — Львовский автобусный завод.
Superbus (şirket), İsralli otobüs şirketi.מרכבים) — израильская компания по производству автобусов.
Dr. Cyr, "Sarı okul otobüsünün babası" olarak bilinir.У. Смит известен как «отец английской геологии».
Fakat otobüs durağı havalimanına 700 metre mesafededir.Станция будет располагаться в 300 метрах от аэропорта.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Стоим, а автобус всё не едет и не едет.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup belediye otobüsü ile ulaşım sağlanabilmektedir.В деревню ведёт автомобильная дорога, поэтому можно воспользоваться автомобилем или автобусом.
Taştagol'a haftada 5 kez otobüs seferi bulunur.В Бишкек 5 раз в день ходят автобусы.
Belediye otobüsleri vasıtasıyla şehrin hemen her yerine ulaşım sağlanabilir.وبواسطة أتوبيسات البلدية يمكن الذهاب علي الفور إلى أي مكان.
Çeşitli metro ve otobüs hatları ilçeden Berlin'in her yerine ulaşımı sağlar.إن خطوط الأتوبيس والمترو المختلفة توفر المواصلات من المدينة إلي كل مكان ببرلين .
Bunun için Hankendi içerisinde 100'a yakın ermeni savaşçısının olduğu iki otobüs geliyor.ولتنفيذ هذه المهمة وصلت حافلتان فيهما حوالي 100 مقاتلي أرميني.
Adana Büyükşehir Belediyesi, 229 otobüsten oluşan bir filoyla şehir içinde hizmet vermektedir.سخرت بلدية عاصمة أضنة أسطولا يتألف من 229 حافلة للخدمة داخل المدينة.
Ayrıca otobüs hizmeti de vardır.كما أن هناك خدمة حافلات ليلية.
Örneğin hurda otobüs gibi.مثل ما في ركوب الباخرة.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.وكان يذهب إلى المدرسة ويعود يوميا بالباص.
Polis ayrıca otobüsün tekerlerini de etkisiz hale getirmek için ateş etti.فأطلق الجيش النار على العجلات موقفين الباص.
Ülke içi veya ülkeler arası kara ulaşımında otobüs hatları vardır ve bunlar iyi durumdadırlar.يوجد خطوط أتوبيسات بحالة جيدة للنقل للبري سواء داخل البلد أو ما بين الدول.
Halk Otobüsleri ile sağlanmaktadır.أظافة إلى الحافلات الجماعية .
Toplam 7 otobüs firması hizmet vermektedir.شمل إجمالي المحفظة سبع شركات تم الاستثمار فيها.
Otobüs, bir ulaşım aracıdır.القطار، وسيلة نقل.
Altı yaşında hanlarda, otobüs duraklarında, meyhanelerde para için Rancapino ile şarkı söylemeye başladı.في سن الثامنة بدأ الغناء في الحانات ومحطات الحافلات لكسب المال.
Otobüsle tarihî binaların ve benzersiz kafelerin bulunduğu Rainbow caddesi gezilebilir.ويمر الباص بشارع الرينبو حيث المقاهي الفريدة والمباني العريقة.
Yerel otobüs, tren hizmetleri kısa mesafeler için kullanılmalıdır.تستخدم حركة الحافلات لنقل الركاب بين المدن للمسافات المتوسطة والطويلة.
Kamil Koç Otobüsleri A.Ş Resmi Sitesiستيم ماشين ستيم فالف الموقع الرسمي إس
1956'da Yüksek Mahkeme, Alabama otobüslerindeki ırk ayrımının anayasaya aykırı olduğunu ilân etti.في عام 1900، مررت مونتغمري قانون للفصل بين ركاب الحافلات على أساس عرقي.
Bana otobüs durağını tarif eder misiniz?هل يمكنك أن تدلني على الطريق إلى محطة الباص؟
Otobüs iki dakika erken geldi.وصل الباس بدقيقتان ابكر
Fazıl, Leyla ile otobüste karşılaştı.تعرّف فاضل على ليلى في حافلة.
Hayvanat bahçesi parkın %75'ini gezdiren rehber otobüs turu sunmaktadır.O zoológico oferece um tour guiado de ônibus que atravessa 75% do parque.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.A 11 de Setembro de 1995, Ryce de 9 anos de idade estava a ir para a escola de autocarro.
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.Ao todo, a organização prevê mobilizar uns 1.500 automóveis e até 30.000 voluntários.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Se não tiver um carro, pode-se pegar o ônibus.
Rostock Tren İstasyonu'ndan havalimanına her gün üç otobüs vardır.Três vezes por semana chega o helicóptero da Atlantic Airways.
Mustaine, dört günlük otobüs turuyla evine yollandı ve Megadeth isimli yeni bir heavy metal grubu kurdu.Mustaine foi mandado de volta para casa numa viagem de 4 dias de ônibus e acabou formando o Megadeth.
Toplam 7 otobüs firması hizmet vermektedir.A comuna também é servida por 7 linhas de ônibus da rede Transpole.
Greyhound ve Jefferson otobüs firmaları şehirlerarası yolcu taşımacılığı hizmeti verirler.A Amtrak e a Greyhound fornecem serviço de transporte de passageiros interurbano através do uso de ônibus.
Meydanın şehirden uzaklığı 12 km olup, ulaşım otobüs ve taksi işletmeciliği ile sağlanmaktadır.O aeroporto fica 30 km ao norte da cidade, sendo conectado por táxi e ônibus aeroportuário.
Kilise Otobüs durağı Otel bilgileriGuia de Presidente Prudente. ônibus
Pek çok otobüs yakıldı.Os dois carros foram queimados.
Rosa Parks bir gün Montgomery'de otobüse bindi.Rosa Parks liderou, no ano seguinte, o boicote aos ônibus de Montgomery.
Örneğin hurda otobüs gibi.Assim como a passagem de ônibus.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Todos em volta dele entram em pânico.
Sasha, otobüsün acil çıkış kapısını açarak aylakların birer birer oradan çıkmaya başlayacağını umar.Sasha abre a porta de emergência, com a intenção de permitir que um zumbi saia por vez.
Üç atla çekilen bu otobüslerin 22 kişilik oturacak yerleri vardı.O carro que servia a linha podia levar consigo 22 passageiros.
Süperbüs, çok hızlı otobüsler yaratmayı içeren proje.Trata-se de um sistema de transporte rápido com ônibus.
Maggie daha sonra otobüsün içine girerek Glenn'in orada olup olmadığına bakar.Em seguida, ela procura por Glenn, mas percebe que ela não estava dentro do ônibus junto aos outros.
2000 yılında otobüslerde M.A.S. (Çok kanallı müzik) yayın sistemini hayata geçirmiştir.Nos Estados Unidos, o Defense Message System (DMS) substituiu a AUTODIN em 2000.
Bu otobüsler belediyelerin olup sadece şehir içi çalışmaktadır.Esses ônibus ligam Seul e cidades em toda a Coreia.
Bir grup Güney Koreli turist, Paris'teki ayaklanmacılar tarafından bir otobüs durağında rehin tutulmuştur.Uma diligência é feita refém por bandidos mexicanos em um posto de troca.
Otobüsler listesiLista de missões com ônibus espacial
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) için İDO (İstanbul Deniz Otobüsleri) sayfasına bakınız.İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (em turco e em inglês). .
Ayrıca terminalde iki adet otobüs durağı bulunmaktadır.A ETUFOR gerencia ainda o sistema de terminais de ônibus.
Otobüs, bir ulaşım aracıdır.Uma bicicleta é um veículo?
Okul servisi belediye otobüs tarafından yapılır.O transporte dos alunos da zona rural é feito com os ônibus da prefeitura municipal.
Egged Otobüs Kooperatifi tarafından işletilir.É servido por linha de ônibus.
Burada bir otobüs durağı var.Há um ponto de ônibus aqui.
Bu otobüs plaja gider mi?Este ônibus vai à praia?
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.Chovia quando eu peguei o ônibus.
Otobüsü kaçırdım.Uhm, perdi o ônibus.
Hastaneye otobüsle nasıl gidebilirim?Como posso chegar até o hospital de ônibus?
Mary'nin otobüs ya da metroyla gelip gelmediğini bilmiyorum.Não sei se Mary vem de metrô ou de ônibus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod