otobüsü ile cümle

otobüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Enkrat je naš avtobus ustavil kitajski policist.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Într-una dintre dăți, autobuzul a fost oprit și s-a urcat un ofițer din poliția chineză.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Jednou náš autobus zastavila policie a ode všech si brali doklady.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Kerran bussimme pysäytettiin, ja kiinalainen poliisi nousi sisälle.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.한 번은, 버스가 정지당하고 중국인 경찰이 버스에 올라탔습니다.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Một lần, xe của chúng tôi bị chặn lại và bị khám xét bởi một cảnh sát Trung quốc.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Raz náš autobus zastavili a nastúpili doň čínsky policajt.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Suatu ketika, bus kami dihentikan dan seorang petugas polisi Cina naik
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Uma vez, o nosso autocarro foi parado e um polícia chinês entrou.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una vez, nuestro autobús fue detenido y abordado por un oficial de la policía chino.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una volta il nostro autobus è stato fermato e un poliziotto cinese è salito a bordo.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Une fois, notre bus fût arrêté et un officier de la police chinoise monta à bord.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Κάποια φορά, σταμάτησαν το λεωφορείο μας και ένας Κινέζος αξιωματούχος ανέβηκε.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Веднъж автобусът ни беше спрян и един китайски полицай се качи.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Одного разу наш автобус зупинився і до нього зайшов китайський полісмен.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.בפעם אחת האוטובוס נעצר, ועלה עליו קצין משטרה סיני.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.في إحدى المرات، تم إيقاف حافلتنا وركبها أحد ضباط الشرطة الصينية
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.中国の警察官が乗車してきました 全員の身分証明書を取り上げて
Bu ne, bir tur otobüsü?Ce e asta?
Bu ne, bir tur otobüsü?C'est quoi ça ?
Bu ne, bir tur otobüsü?Čo je to, zájazdový autobus?
Bu ne, bir tur otobüsü?Cos'è questo, una gita?
Bu ne, bir tur otobüsü?Co to jest?
Bu ne, bir tur otobüsü?Gì đây, xe buýt du lịch à?
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?Kde jsme, v turistickým autobuse? proč byste zpívali?
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?어머. 관광 버스니? 왜 노래?
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?Τι είναι αυτό, τουριστικό λεωφορείο; Γιατί να τραγουδήσουμε;
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?מה זה? אוטובוס תיירים? למה שתשירו
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?ماهذا,حافلة سياحية؟لماذا تغني؟
Bu ne, bir tur otobüsü? Neden şarkı söylemek istiyorsun?それなら しりとりしましょうか?
Bu ne, bir tur otobüsü?Sieht das aus wie ein Tour Bus?
Bu ne, bir tur otobüsü?Vad är det här, en turne buss?
Bu ne, bir tur otobüsü?Wat is dit, een tour bus?
Bu ne, bir tur otobüsü?Какво, това да не ви е тур оператор?
Bu ne, bir tur otobüsü?Это что, туристический автобус?
Bu sene iki otobüsüz, değil mi?Dit jaar, twee bussen nietwaar?
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.C'est ce que j'essaye d'expliquer, c'est comme métro-niser le bus.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.De aceea, vreau să spun, e ca şi cum ai metro-niza autobuzul.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Đó là lý do tại sao, tôi đang muốn nói là, nó giống như là điện ngầm hóa xe buýt.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.E' come 'metropolitanizzare' il bus E' come 'metropolitanizzare' il bus
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Es por eso que yo intento decir, que es como metro-nizar el autobús.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Ezért mondhatom úgy, hogy metrósítjuk a buszt.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Het is als het ware de 'metroïsering' van de bus. Het is als het ware de 'metroïsering' van de bus.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Ich sage immer: die Busse werden "U-Bahn-isiert".
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.제가 말하고자 하는 것은, 이런 이유로 버스를 지하철화하는 것과 같다는 것입니다.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Tím chci říct, že v podstatě prošel metrofikací.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.To jest, można powiedzieć, umetrowienie autobusów.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Έτσι, είναι σαν να μεταμορφώνουμε τα λεωφορεία σε μετρό.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Вот почему то, что я пытаю описать, по сути, есть превращение автобуса в аналог метро.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Ето защо, опитвам се да кажа, това е като метро-низиране на автобуса.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.Ось чому, я хочу сказати, це схоже на метро-їзацію автобуса.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.ומה שאני מנסה לומר הוא שזו הסיבה להפיכת האוטובוס לדומה לרכבת תחתית.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.هذا هو السبب، أحاول أن أقول، أنها حافلة مثل المترو الدائري.
Bu yüzden, anlatmaya çalıştığım şey; otobüsü metroya yaklaştırdığı.これは地下鉄化されたバスといえるでしょう これはバスのデザインです
Çünkü bazılarınızın bildiği arkasında bu açık platform bulunan orijinal Routemaster otobüsü왜냐하면, 기존의 루트마스터 버스는, 아마 여러분들에게 익숙하실 런던의 빨간버스는 버스 뒷쪽에 오픈된 승강장이 있습니다....
Çünkü bazılarınızın bildiği arkasında bu açık platform bulunan orijinal Routemaster otobüsüla libertad perdida. Porque el Routemaster original que a algunos de Uds les resulta familiar
Çünkü bazılarınızın bildiği arkasında bu açık platform bulunan orijinal Routemaster otobüsüמפני שהאוטובוס הלונדוני המקורי שחלקכם אולי מכירים, שהיה לו פלטפורמה פתוחה מאחור--
Çünkü bazılarınızın bildiği arkasında bu açık platform bulunan orijinal Routemaster otobüsüلأن الحافلة الأصلية روتماستر التي قد تكون مألوفة لبعض منكم، كان لها منصة مفتوحة في الخلف --
Çünkü bazılarınızın bildiği arkasında bu açık platform bulunan orijinal Routemaster otobüsü後部にある乗降口に ドアはありませんでした 今や ルートマスターのバスは
Haberlerde, Hindistan'ın Delhi otobüsünde ki toplu tecavüz olayına karşı öfkeli protestolarını izledim.Aux informations, j'ai vu l'Inde rugir contre le viol collectif de l'autobus de Delhi.

İlgili Sayfalar