otobüsü ile cümle

otobüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Rusya'nın ilk uluslararası otobüsü «5268» fabrikada orijinal modeli işten çıkmış.На предприятии разработана модель междугороднего автобуса «5268».
Gerçekten güçlü olan bu birim hurda bir otobüsün içine yerleştirilmiş...Кто бросил странный предмет в автобус?
Henüz EGO otobüsü gitmemektedir.Рейсового автобуса до аэропорта нет.
Otobüsün önüne geçer.Впереди его обгоняет автобус.
2001 yıllı – «Voljanin-6270» 15-metrelik üç dingili şehir otobüsü yapıldı ve seri üretime geçildi.2001 год — Создан и запущен в серийное производство 15-метровый трехосный городской автобус «Волжанин-6270».
Yine tur otobüsünde kaydedilmiştir.В автобусе она чихнула ещё раз.
2006 yıllı - Rusya'da ilk defa tamamıyla alcak tabanlı alüminyum alışımlı karoseri «SitiRitm» otobüsü yapıldı.2006 год — Создан первый в России полностью низкопольный автобус с кузовом из алюминиевого сплава «СитиРитм».
1975 - Bülent Ecevit'in seçim otobüsü Elâzığ'da taşlandı.В 1957 году открылся автобусный маршрут Алексеевка — Белгород.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Их исключают из школы, и они уезжают на автобусе.
Gaga, "Bad Romance"i Norveç'te turne otobüsündeyken yazdı.Она сказала, что: «Я написала „Bad Romance“ когда я была в Норвегии, в моём гастрольном автобусе.
26 Nisan 1977'de Ecevit'in seçim otobüsü Niksar'da kurşunlandı.13 апреля 1986 года был взорван в своей машине Фрэнк Де Чикко.
Dr. Cyr, "Sarı okul otobüsünün babası" olarak bilinir.У. Смит известен как «отец английской геологии».
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup belediye otobüsü ile ulaşım sağlanabilmektedir.В деревню ведёт автомобильная дорога, поэтому можно воспользоваться автомобилем или автобусом.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.وكان يذهب إلى المدرسة ويعود يوميا بالباص.
Polis ayrıca otobüsün tekerlerini de etkisiz hale getirmek için ateş etti.فأطلق الجيش النار على العجلات موقفين الباص.
Sasha, otobüsün acil çıkış kapısını açarak aylakların birer birer oradan çıkmaya başlayacağını umar.Sasha abre a porta de emergência, com a intenção de permitir que um zumbi saia por vez.
Maggie daha sonra otobüsün içine girerek Glenn'in orada olup olmadığına bakar.Em seguida, ela procura por Glenn, mas percebe que ela não estava dentro do ônibus junto aos outros.
Otobüsü kaçırdım.Uhm, perdi o ônibus.
Ulaşım İlçeye kent merkezinden 95 numaralı belediye otobüsü gelmektedir ^ 2017.Bus 81 van het stadsnetwerk van Kioto.
Otobüsü uzun süre beklemek zorunda kaldık.We moesten lang op de bus wachten.
Son otobüsü kaçırmamak için otobüs durağına koştum.Ik haastte me naar de bushalte om de laatste bus niet te missen.
Kızılay'dan EGO otobüsü seferleri mevcuttur.Jednak ciągle brakowało "rasowego" autobusu.
Belediyenin iki büyük iki de küçük otobüsü vardır.Miasto posiada niewielki, dwustanowiskowy dworzec autobusowy.
Buffy bir binanın tepesine çıkar ve oradan otobüsün üstüne atlar.Ellie wyprowadza go na zewnątrz budynku i razem wsiadają na konia.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Wsiada do autobusu z wycieczką szkolną.
Otobüsün önüne geçer.Pociąg wyprzedzi samochód. .
Belediye otobüsü çalışmaktadır.Działa miejska komunikacja autobusowa.
Willow otobüsü görünce arabadan iner.Na zewnątrz Shinpei zauważa swoje auto.
Rusya'nın ilk uluslararası otobüsü «5268» fabrikada orijinal modeli işten çıkmış.На підприємстві розроблена оригінальна модель першого в історії Росії міжміського автобуса «5268».
2004 yıllı – “TATA” şasisi üzerinde küçük şehir otobüsün örneği yapıldı «Voljanin-3290».2004 рік — створено дослідний зразок невеликого міського автобусу на шасі « ТАТА» «Волжанін-3290».
2004 yıllı – 15-metrelik alçak tabanlı şehir otobüsün üretimi başlandı.2004 рік — Почато виробництво низкопілогового міського 15-метрового автобуса.
2001 yıllı – «Voljanin-6270» 15-metrelik üç dingili şehir otobüsü yapıldı ve seri üretime geçildi.2001 рік — Створено та запущено в серійне виробництво 15-метровий триколісний міський автобус «Волжанин-6270».
Kahramanlar bir sabah işlerine giderken aynı anda Üçüncü Cadde otobüsüne binerler.Троє героїв їдуть в одному вагоні нічного потягу.
5 numaralı otobüsü binmelisin.Вам треба сісти на п’ятий автобус.
Şirketin ilk otobüsü, B1, 1934'te piyasaya çıktı.První autobus, pojmenovaný B1 byl do provozu uveden v roce 1934.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Ples skončil a všichni jedou vlakem domů.
Ayrıca gece saatlerinde Viyana Devlet Operası önünden kalkan N66 gece otobüsüyle ulaşım mümkündür.V noci se lze do čtvrti dostat noční autobusovou linkou číslo N89.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton byl při smyku vyhozen z horního lůžka oknem a autobus se na něho záhy převrátil.
İlk 172 otobüsün ihalesi 25 Ocak'ta yapılmış ve bu otobüsler bahar aylarında sefere başlamışlardır.Minerii s-au îmbarcat în 50 de autobuze în zorii zilei de 17 februarie.
Kar otobüsü kaplıyordu.Zăpada acoperea autobuzul.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton kiesett az ablakon és a busz rádőlt, ott helyben meghalt.
Otobüsün önüne geçer.Terry: Jää bussin alle.
Belediye otobüsü çalışmaktadır.Kaupungin linja-autoasema.
Bursa'da çok sayıda halk otobüsü, minibüs, dolmuş ve taksi bulunur.Στην πόλη κυκλοφορούν πολλά ιδιωτικά μικρά λεωφορεία, μεγάλα λεωφορεία και ταξί.
Aynı zamanda Travego 2010 yılında "Yılın Otobüsü" ödülüne sahip olmuştur.Το Starliner κέρδισε το βραβείο Λεωφορείο της χρονιάς το έτος 2000.
Sürücü, otobüsü durdurdu.Ο οδηγός σταμάτησε το λεωφορείο.
Tom az önce otobüsü kaçırdı.Ο Τομ μόλις έχασε το λεωφορείο.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Bandet steg ud af bussen og fandt Burton liggende livløst under bussen.
Yetişecek bir otobüsüm var.Jeg har en bus at nå.
Otobüsün önüne geçer.Bussarven kjøres videre.
Caz yarışmasına giderken, Andrew'ın otobüsü bozulur.Dalam perjalanan menuju kompetisi lain, bis Andrew rusak.
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.Orang-orang dari seluruh negeri datang untuk melihat bus.
Caz yarışmasına giderken, Andrew'ın otobüsü bozulur.Trên đường đến một cuộc thi jazz khác, xe buýt của Andrew tới trễ.
Evi ona yakın olan George Harrison ile ilk olarak okul otobüsünde tanıştı.Chính trên chiếc xe bus đó mà một lần anh đã gặp George Harrison.
Ce jour-là j’ai raté le bus "Bu gün otobüsü kaçırdım."スタンプ/もうひとりの君 「だから僕はバスを降りた。
Kızılay'dan EGO otobüsü seferleri mevcuttur.過去にはISAバスなどが必要とした。
Belediye otobüsü çalışmaktadır.都営バスが運行している。
Elâzığ merkezine 18 km uzaklıktadır.Ulaşım sabah ve akşam Elâzığ beledye otobüsü ile yapılmaktadır.温泉街は駅から4 kmほど離れた位置にあり、早朝と夜間を除き列車と接続してバスが運行される。
7 Ağustos - Adana-Konya otobüsü yük treni ile çarpıştı.8月10日 - 東名高速道路で、過積載のトラックが観光バスに衝突。
Tepenin aşağısındaki yoldan geçen yolcu otobüsüne nişan alıp ateş etmek gibi, hatalı bir seçim yapar.埠頭で鷹山・大下に銃撃されて横転。

İlgili Sayfalar