Mükemmel benzin tüketimi. Deri koltukları var. Bizim otomobili satın alınız.It gets great gas mileage, it has leather seats.
İşte buradan otoparka giriyoruz.And here we go into the garage.
Bu asansör, Market Otopark'ının asansörüdür. Roanoke, Virjinya'da.This is the elevator at the Market Parking Garage in Roanoke, Virginia.
[ otobüs kornası ][bus horn honking]
İyi bir arabayla, otoyolda saatte 150 mil hız yapmayı seviyorum. 2. Adam:I love doing about 150 miles an hour down a motorway in a good car. man #2:
Otomobillerde de durum aynı.Same with automobiles.
Ödemeyi yapmak üzere kredi kartımı uzatıyorum, yapılan ilk işlem otorizasyon almak.So I would give them my Visa card and the first process is called authorization.
Bundan dolayı otoportre bir eser üretmeye karar verdim.So I decided to create a piece which is a self-portrait piece.
Otomatik olarak anlamak zor.They're hard to just get automatically.
Ne büyük bir otobüs.What a big bus.
Bu ne, bir tur otobüsü?What is this, a tour bus?
Ve kızı otobanın kenarına yatırdı öylece.And he just laid her right on the shoulder of the highway.
Hepimiz bunu biliyoruz ve bunu otomatik olarak yapıyoruz.We all know it, and we do it kind of automatically.
Ve Rİo'da tekrar yaptığımız bir şeydir. bu OHU, Otobüs Hızlı Ulaşımdır.And it's something that we're doing, again, lots in Rio. It's the BRT, the Bus Rapid Transit.
Yani otobüs alırsınız.So you get a bus.
Hepimizin bildiği basit otobüs.It's a simple bus that everybody knows.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Let me get you one of our 8,000 buses.
Üç ay boyunca dışarıdaki otomatik ışıklar sönmedi, çünkü o kadar karanlıktı.For three months, the automatic lights outside did not go off because it was that dark.
Bu alet otomatik sıtma tanısı koyuyor, aynı şeker hastalarının kullandığı glukometre cihazları gibi.One does an automatic malaria diagnosis in the same way that a diabetic's glucose meter works:
Otoritemi kabul ettirmek çok zordu.It was very hard, you know, to impose my authority.
Otomatik yükleyicide 4 mermi yer alır ve bu mermilerden her biri 1.250 hasar verebilir.It carries 4 shells in the auto-loader, and each of them can do 1250 damage.
Dinamoyu tamir ettiğinde otomobille hatalı olan diğer şeyleri daha sonra tamir edebilirsin.Fix the alternator and we can fix the other things that are wrong with the car later.
Şimdi internetten kuş şarkıları öğrenen 150 kiloluk otomobil işçilerimiz var.And we now have 350-pound auto workers learning bird songs on the Internet.
- Evet, onların hepsi eski ve bozuk olanı koyup, yenisini aldığın otomatik sistemler kurarlardı.They'd all be ... They'd all be automatic systems which you pull out shove in a replacement unit.
Sistem, iletişimi otomatikman kesmek üzerine kuruluysaIf the system is established it automatically cuts communication.
Bu sene iki otobüsüz, değil mi?This year, two buses, right?
Merhaba, ben Jeff Law ve Haas otomasyon benHi, I'm Jeff Law and I'm from Haas Automation
Savaşı otomatikleştirmek için cazibesine yenik düşmeyelim.Let's not succumb to the temptation to automate war.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.If you're riding a bus and hear an interesting conversation, you could write it all down.
Bir otobüstesiniz, sizde oradayken onların ne yapabileceklerini düşünün.If you're on a bus, think about what they might be doing if they were there too.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.And now he sells cool drinks, he's by the highway.
Ailelerin otoritesi fazlasıyla var.There's plenty of parental authority going on.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.(Laughter)
Ben otobüsteydim. Eşim ve ben 37 yıldır otobüsteyiz.Now, you know from the '60s, you're either on the bus or you're off the bus; I was on the bus.
Otobüsümüs bizi San Francisco'dan Londra'ya götürüyor.My wife of 37 years and I joined the bus.
Otobüsleri büyük bir gölette değiştirdik. İki tane daha fazla otobüsleOur bus ride took us from San Francisco to London, then we switched buses at the big pond.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.That's the moment when you have to wake up from the automatic way of thinking.
Otomatik araç ayar seçeneği Haas cnc tornalama merkezleri içinThe automatic tool presetter offers three modes of operation:
Otomatik araç ayar işleminin üç modu sunmaktadır:Manual mode is used for initial setup of tool offsets
Otomatik mod bir aracın ekler değiştirdikten sonra fark değerleri güncelleştirmek için kullanılırAnd break detect mode is used to check the cutting face using a pre-set tolerance for tool wear
Devam et, bende Otoki ile moxa tedavisi yapayım sana.Do it again and I'll have Otoki give you a moxa treatment.
Defol buradan, Otoki!Go home, Otoki.
Otoki ortalıkta görünmüyor.Otoki isn't around.
Otoki nerede?Where's Otoki?
Sonra otobur canlıları incelediler.And they looked at the herbivores.
Ve burda otobüsümüze binmek üzereyiz.And here we are about to board our bus.
Damarların, tümör hücreleri için otoyol vazifesi görmeleri beni düşündürüyor.And the first thing that makes me think is that blood vessels are like highways for the tumor cells.
İlk bakışta bir bisiklet ile otobüsün ortak noktası yok gibi görünebilir.- AT FlRST GLANCE, IT MAY NOT SEEM LlKE A BUS AND A BlKE HAVE VERY MUCH IN COMMON.
Otobüslerle bisikletler yolu paylaşıyorsa eğer, dikkat edilmesi gereken pek çok nokta vardır.- WHEN BUSES AND BlKES ARE SHARlNG ROAD SPACE, THERE ARE A NUMBER OF THlNGS TO KEEP IN MlND.
Bu demek oluyor ki bisikletliler ve otobüs şoförleri yolda aynı alanı paylaşıyorlar.THlS MEANS THAT BlCYCLlSTS AND BUS OPERATORS SHARE THE SAME SPACE ON THE ROAD,
Otobüs şoförleri, durağa yanaştığınız ve dönüşe hazırlandığınız anlar haricindeBUS OPERATORS, DON'T DRlVE IN BlKE LANES UNLESS YOU ARE ABOUT TO PULL INTO A SERVlCE STOP,
Yavaşlayın ve otobüsün önünüzden sağa yanaşmasına izin verin.SLOW DOWN AND LET THE BUS PULL OVER IN FRONT OF YOU.
Bir otobüsün önüne asla sağdan geçmeyin. YoldaNEVER PASS A BUS ON THE RlGHT.
Yön değiştirmek veya herhangi bir ani manevra otobüs şoförüne düşünme zamanı bırakmaz.SWERVlNG, OR ANY SUDDEN MANEUVER, WON'T GlVE THE BUS OPERATOR TlME TO REACT.
Otobüs şoförleri, şeritten güvenli bir şekilde giden bisikletlilerin varlığına saygı duymalıdırlar.BUS OPERATORS SHOULD EXPECT AND RESPECT CYCLlSTS
Otobüs şoförleri, bir bisikletliyi geçerken hızınızı sabitleyin, asla artırmayın.- BUS OPERATORS, WHEN PASSlNG A BlCYCLlST ON THE ROAD, MAlNTAlN STEADY SPEED AND DO NOT ACCELERATE.
Otobüsünüz ve bisikletli arasında güvenlik mesafesi bırakmalısınız.REMEMBER THAT YOU MUST ALLOW A SAFE CLEARANCE BETWEEN YOUR BUS AND A BlKE.
Böylece otobüsünüzün her iki tarafındaki bisikletlileri görebilirsiniz.SO YOU CAN SEE THE BlKES TRAVELlNG ON ElTHER SlDE OF YOUR BUS.
Yine, bisikletliler bir otobüsün önüne asla sağdan geçmemelidirler.- AGAlN....BlCYCLlSTS SHOULD NEVER PASS A BUS ON THE RlGHT,
Kaldırım kenarına yanaşan bir otobüs sizi kolaylıkla çarpıp düşürebilir.A BUS MOVlNG TOWARD THE CURB COULD EASlLY KNOCK YOU OVER.