otlak ile cümle
otlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toplam alanın %35'i otlak olarak kullanılmaktadır.En promedio el 35% de su peso corporal es utilizado para el consumo humano.
Köyde büyük otlak alanları var.Poseen gran resistencia en el campo.
Otlaklar azdı.Los Hilos cortados.
Açık ormanlık bölgelerde veya otlaklarda kışlarlar.Los pocos que quedan se esconden en los bosques o en las cuevas.
Antilop türlerinin çoğu yaşamak için açık ve geniş otlakalanları tercih etmiştir.Este animal evidente prefería presas grandes y activas.
Carabus auratus özellikle killi topraklar olmak üzere otlaklar ve çalılıklarda yaşar.Carabus auratus vive in campi e cespugli, soprattutto nei terreni argillosi.
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Il Betpak-Dala viene sfruttato come terreno da pascolo nei mesi primaverili e autunnali.
Çünkü otlaklarda her zaman ot bulunur.SoulSilver: Si nasconde sempre nell'erba.
Büyük kısmı zeytinlik, narenciye alanları ve otlaklardan oluşmaktadır.Numerosi gli olivi, i cedri e le palme.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.La situazione dei Cristiani si andava però aggravando a causa della scarsità di cibo.
Hayvanlar daha çok otlak yerlere götürülüp otlatılır.У животных имеются общие места для испражнений.
Köy, yayla köyü olup geniş mera ve otlaklara sahiptir.و أن الميناء قرية كبيرة آهلة، بها منبر و قصور كثيرة .
Otlak alanları tercih ederler.Preferem as zonas húmidas.
Hayvanlar daha çok otlak yerlere götürülüp otlatılır.Deste modo, as espécies mais sensíveis desaparecem dos locais mais poluídos.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Não desenvolveram a pecuária em larga escala, devido à escassez de espécies no continente.
Bu düzlük otlaklardan ve ormanlardan meydana gelir ve Büyük Allen bataklığı da bu ovadadır.Esta fruta ocorre em cerrados e cerradões, ao longo de todo o bioma Cerrado.
Yeterli mera ve otlaklara sahiptir.Possui diversas cachoeiras e nascentes.
Uday otlak onu ona vurdu.Galba liet hem executeren.
Doğal yaşam ortamı ılıman otlaklardır.Środowisko życia stanowią nizinne zakrzewienia.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Roślinność ogólnie jest dosyć dobrze zachowana ze względu na to, że wyspa jest niezamieszkana.
Bunun sebebi de ekilen tahılgillerin bolluğu ve otlakların çok olmasından kaynaklanmakta idi.Jag är glad över att jag lyckades hålla både Räikkönen och Massa bakom mig.
Leopardus braccatus, en küçüğü olup Brezilya, Paraguay ve Uruguay'ın nemli ve sıcak otlaklarında görülür.Leopardus braccatus lever i fuktiga och varma gräsmarker i Brasilien, Paraguay och Uruguay.
Yaşlı ağaçlar ve büyük otlaklar bulunur.Det finns gott om både gamla och grova träd.
Köyün bu kısmında hayvanların otlatması için geniş otlaklar bulunmaktadır.Där hittar djuret många ställen att gömma sig.
Kuru otlaklarda, bazen de taşların altında rastlanır.Веде підземний спосіб життя, іноді перебуває під камінням.
Köyün bu kısmında hayvanların otlatması için geniş otlaklar bulunmaktadır.У національному парку знаходяться важливі зимові зони місцеперебування цих тварин.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Селянство небагато скористалося з наділу ґрунтів.
Yazı sözcüğü otlak anlamına gelir.Să lăsăm textul să vorbească.
Toplam alanın %35'i otlak olarak kullanılmaktadır.Adică, în prezent se utilizează doar 53% din capacitatea centralei .
Alplerdeki otlaklarda olduğu gibi, 100'den fazla fundalık türleri bu böldede yetişir.În parc există nu mai puțin de 100 de lacuri montane de toate dimensiunile.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Färsaarten kasvillisuus on melko matalaa, ja saarilta puuttuvat lähes täysin puut ja pensaat.
Tarım topraklarının %75 kadarı ekime uygun, %20'si otlak ve çayırlardı.Kovasta maasta noin 75 prosenttia oli metsämaata ja viljeltyä noin 20 prosenttia.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Se voi olla joskus niin voimakas, että se kaataa puita tai jopa vaurioittaa rakennuksia.
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Το Μπετπάκ-Νταλά χρησιμοποιείται για εαρινή και φθινοπωρινή βοσκή.
Yeterli mera ve otlaklara sahiptir.Έχει πολλούς λόφους και βουνά.
Ülkedeki tarıma elverişli alan oranı %2, otlaklar %6, ormanlık arazi %66 kadardır.Πάνω από 2.000 είδη φυτών υπάρχουν στο Αρτσάχ και περισσότερο από το 36% της χώρας είναι δασικές εκτάσεις.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Μπορούν να καταστρέψουν ολόκληρα το φύλλωμα ενός δέντρου ή και περιοχής δάσους.
Mahalleye ait otlaklar hayvancılık için yeterli olmaktadır.De frugtbare enge egnede sig godt for husdyrhold.
Rusya ve Kazakistan'da açık otlakta görülürler.Det er Tyrkiet som omtalt ovenfor, Rusland og Kazakhstan.
Yaşlı ağaçlar ve büyük otlaklar bulunur.Man fandt kun gamle brønde og murbrokker.
"Ödik" Ermenice "hodig" , "otlak" anlamına gelmektedir.Siste ledd, fold, betydningen «innhegning».
Geri kalan toprakları ise tarım alanları ve otlaklar oluşturmaktadır.De neste gårdene som deles ut er stadgårdene og landgårdene.
Cüce tilki kuru bölgeleri sever, genellikle çöllerde ve otlaklarda yaşar.Hewan ini menyukai bagian gelap dari sungai, biasanya hidup di lubuk di bawah pepohonan.
Doğal habitatları ılımlı otlaklardır. ^ Bülent Gözcelioğlu (2002).Habitat aslinya adalah danau-danau air tawar. ^ Bouchet P. (2000).
Bunun sebebi de ekilen tahılgillerin bolluğu ve otlakların çok olmasından kaynaklanmakta idi.Dari sanalah ia tahu betapa banyak penyelewengan dan kesewenang-wenangan para lurah yang munafik.
Geniş otlaklar vardır.Các lỗ mang rộng.
Hayvancılık yapan Türkmenler, kışın ovada, yazın yaylada otlak arayarak yarı yerleşik yaşam sürüyorlardı.牧畜生活を営むトルクメンは、冬は平原、夏は高原で半定住、半遊牧の生活を行っていた。
Çünkü otlaklarda her zaman ot bulunur.自宅では常にAVが流れている。
Otlak olmadığı için evlerde suni yemlerle beslenmektedir.因属众缺乏食物,发张家口仓粟赈济。
Bu otlaklarda koyun yetiştiriciliği gelişmiştir.這裡的牧羊業頗為發達。
Büyük Britanya'da alçak fundalıklarda ve deniz kıyısı otlaklarında görülür.כל החללים מתו בבריטניה או על כלי שיט בשטחי הים הסמוכים אליה.
Otlaklarda da yaşarlar.Također žive u rupama.
Doğal olarak ılıman otlaklarda yetişir.Prirodni prirast mjeri se u promilima.
Hayvan sürülerini şarbon sporları bulaşık olan otlaklardan uzaklaştırmalıdır.Živiny, ktoré potrebujú, vysávajú haustóriami.
Özellikle Batı Afrika’da, birkaç sığınma alanları tropikal otlak alanlar tarafından çevriliydi.Na mnohých vozidlách, predovšetkým v Afrike, potom bolo zavesenie kolies chránené pancierovými krytmi.
Otlak alanları tercih ederler.Niektoré uprednostňujú skaly.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Na ostrove je väčšinou tráva, bez stromov.
Hayvanlar daha çok otlak yerlere götürülüp otlatılır.Živalim je treba pustiti dovolj prostora, da se lahko umaknejo.
Arazisi düzdür ve otlak olarak kullanılır.Rastlina je užitna in se uporablja kot špinača.
Ren geyiği daha yüksek rakımda subalpin otlaklar ve alpin tundralarda yaşar.Altajinė žebenkštis (Mustela altaica) – plėšrusis žinduolis, gyvenantis aukštikalnėse ir uolėtose tundrose.
İlgili Sayfalar