otlak ile cümle

otlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İssakar oymağından Kedeş, Daverat, Ramot, Anem ve bunların otlakları.От колена Иссахарова – Кедес и предместья его, Давраф и предместья его,
İssakar oymağından Kedeş, Daverat, Ramot, Anem ve bunların otlakları.וממטה יששכר את קדש ואת מגרשיה את דברת ואת מגרשיה׃
İssakar oymağından Kedeş, Daverat, Ramot, Anem ve bunların otlakları.ومن سبط يساكر قادش ومسارحها ودبرة ومسارحها
İssakar oymağından Kedeş, Daverat, Ramot, Anem ve bunların otlakları.又 在 以 薩 迦 支 派 的 地 中 、 得 了 基 低 斯 與 其 郊 野 、 大 比 拉 與 其 郊 野
İssakar oymağından Kedeş, Daverat, Ramot, Anem ve bunların otlakları.又 在 以 薩迦 支派 的 地中 、 得了 基 低 斯與 其 郊野 、 大比 拉與 其 郊野
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Akulah pintu. Siapa masuk melalui Aku akan selamat; ia keluar masuk dan mendapat makanan
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Én vagyok az ajtó: ha valaki én rajtam megy be, megtartatik és bejár és kijár majd, és legelõt talál.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Eu sînt Uşa. Dacă intră cineva prin Mine, va fi mîntuit; va intra şi va ieşi, şi va găsi păşune.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Eu sou a porta; se alguém entrar a casa; o filho fica entrará e sairá, e achará pastagens.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Ik ben de deur en wie door Mij binnenkomt, zal veilig zijn. Hij zal in en uit kunnen gaan en voedsel vinden.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Io sono la porta: se uno entra attraverso di me, sarà salvo; entrerà e uscirà e troverà pascolo
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Já jsem dveře. Skrze mne všel-li by kdo, spasen bude, a vejde i vyjde, a pastvu nalezne.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Ja som dvere. Ak niekto vojde cezo mňa, bude zachránený, a vojde aj vyjde i pašu najde.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Jaz sem vrata: skozi mene če kdo gre noter, bo zveličan, in bo hodil noter in ven in najde pašo.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Jeg er døren; den som går inn gjennem mig, han blir frelst, og han skal gå inn og gå ut og finne føde.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Jeg er Døren; dersom nogen går ind igennem mig, han skal frelses; og han skal gå ind og gå ud og finde Føde.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.내가 문이니 누구든지 나로 말미암아 들어가면 구원을 얻고 또는 들어가며 나오며 꼴을 얻으리라
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Ta là cái cửa : nếu ai bởi ta mà vào , thì sẽ được cứu_rỗi ; họ sẽ vào ra và gặp đồng_cỏ .
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Ta là cái cửa: nếu ai bởi ta mà vào, thì sẽ được cứu rỗi; họ sẽ vào ra và gặp đồng cỏ.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Yo soy la puerta. Si alguien entra por mí, será salvo; entrará, saldrá y hallará pastos
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Εγω ειμαι η θυρα δι' εμου εαν τις εισελθη, θελει σωθη και θελει εισελθει και εξελθει και θελει ευρει βοσκην.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Я - двері: мною коли хто ввійде, спасеть ся, і входити ме, й виходити ме, і знайде пашу.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.Я есмь дверь: кто войдет Мною, тот спасется, и войдет, и выйдет, и пажить найдет.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.אנכי הדלת איש כי יבוא בי יושע ובצאתו ובבואו ימצא מרעה׃
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.انا هو الباب. ان دخل بي احد فيخلص ويدخل ويخرج ويجد مرعى.
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.我 就 是 門 . 凡 從 我 進 來 的 、 必 然 得 救 、 並 且 出 入 得 草 喫
Kapı Benim. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.我 就是 門.凡從 我 進來 的 、 必然 得救 、 並且 出入 得 草喫
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.Byens Græsgang skal være 250 Alen mod Nord, 250 mod Syd, 250 mod Øst og 250 mod Vest.
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.Di sekeliling seluruh kota itu harus ada tanah lapang yang lebarnya 125 meter
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.El campo de alrededor de la ciudad tendrá al norte 250, al lado sur 250, al oriente 250 y al occidente 250
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.그 성의 들은 북으로 이백 오십 척이요 남으로 이백 오십 척이요 동으로 이백 오십척이요 서으로 이백 오십척이며
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.והיה מגרש לעיר צפונה חמשים ומאתים ונגבה חמשים ומאתים וקדימה חמשים ומאתים וימה חמשים ומאתים׃
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.城 必 有 郊 野 、 向 北 二 百 五 十 肘 、 向 南 二 百 五 十 肘 、 向 東 二 百 五 十 肘 、 向 西 二 百 五 十 肘
Kent için ayrılan otlak da kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda 250şer arşın olacak.城 必 有 郊野 、 向北 二百五十 肘 、 向南 二百五十 肘 、 向東 二百五十 肘 、 向西 二百五十 肘
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Aber das Feld vor ihren Städten soll man nicht verkaufen; denn das ist ihr Eigentum ewiglich.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.A pole obvodu ich miest sa nepredá, lebo je to ich večným državím.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.De a városaikhoz tartozó szántóföldeket el ne adják, mert örök birtokuk az nékik.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Heller ikke må Græsmarkerne, der hører til deres Byer, sælges, thi de tilhører dem som evigt Eje.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Ja heidän kaupunkeihinsa kuuluvaa laidunmaata älköön myytäkö, sillä se on heidän ikuista perintöomaisuuttansa.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.그러나 그 성읍의 들의 사면 밭은 그의 영원한 기업이니 팔지 못할지니라
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Mas o campo do arrabalde das suas cidades não se poderá vender, porque lhes é possessão perpétua.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Men løkkene omkring deres byer må ikke selges; for de er deres eiendom for all tid.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Những ruộng đất thuộc về thành người Lê-vi không phép bán, vì là nghiệp đời đời của họ.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Những ruộng_đất thuộc về thành người Lê-vi không phép bán , vì là nghiệp đời_đời của họ .
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Ogoarele aşezate în jurul cetăţilor Leviţilor nu se vor putea vinde; căci ei le vor stăpîni de veci.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Pero los campos cercanos a sus ciudades no se venderán, porque son posesión perpetua suya
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Pole pak na předměstí měst jejich nebude prodáváno, nebo dědictví jejich věčné jest.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Tudi polje v okolici njih mest se ne sme prodajati, ker jim je to večna posest.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.Αλλ' ο αγρος των προαστειων των πολεων αυτων δεν θελει πωλεισθαι διοτι ειναι παντοτεινη ιδιοκτησια αυτων.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.А полето на пасбището на градовете им да се не продава, защото им е вечно притежание.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.и полей вокруг городов их продавать нельзя, потому что это вечное владение их.
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.ושדה מגרש עריהם לא ימכר כי אחזת עולם הוא להם׃
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.واما حقول المسارح لمدنهم فلا تباع لانها ملك دهري لهم
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.只 是 他 們 各 城 郊 野 之 地 、 不 可 賣 、 因 為 是 他 們 永 遠 的 產 業
Kentlerinin çevresindeki otlaklar ise satılamaz. Çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.只是 他 們各 城 郊野 之 地 、 不 可 賣 、 因為 是 他 們永遠 的 產業
Kivsayim ve Beythoron olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kentti.Chibsaim e i suoi pascoli, Bet-Coron e i suoi pascoli: quattro città
Kivsayim ve Beythoron olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kentti.Chibţaim şi împrejurimile lui, şi Bet-Horon şi împrejurimile lui, patru cetăţi;
Kivsayim ve Beythoron olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kentti.I Kibsaim i przedmieścia jego; i Betoron, i przedmieścia jego; miasta cztery.
Kivsayim ve Beythoron olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kentti.in Kibzaim s pašniki in Bethoron s pašniki: štiri mesta.
Kivsayim ve Beythoron olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kentti.Kibczaimot és annak legelõjét, Béth-Horont és annak legelõjét: négy várost.
İlgili Sayfalar