Ana içeriğe geç
Sözlük

otistik ile cümle

otistik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben bir dahiyim ya da daha açıkçası, yüksek- işlevli bir otistik dahiyim.أنا شخص موهوب .. او من اجل دقة أكثر انا متوحد موهوب
Ben bir dahiyim ya da daha açıkçası, yüksek- işlevli bir otistik dahiyim.正確に言うと 高機能自閉症の サヴァンです
Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik.두 아이의 영상입니다, 한 아이는 일반아이고,
Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik. Pong oynuyorlar.Videos von zwei Kindern, die Pong spielen, eines neurotypisch, eines mit Autismus.
Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik.קטעי וידאו של שני ילדים, האחד נורמלי (נוירוטיפיקל)
Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik.مقطع فيديو لطفلين , أحدهما طبيعي,
Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik.ポンで遊んでいるときの映像です
Burada iki ayrı çocuğa ait iki video var. Bunlardan biri nörolojik olarak normal, diğeri ise otistik.Zobaczą teraz państwo wideoklipy z dwójką dzieci grających w ping-ponga.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımAls autist moest ik sociale vaardigheden leren alsof ik in een toneelstuk stond.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımBởi là điều đáng nói về tự kỷ đó là, tôi phải học các kỹ năng xã hội như đang ở trong một vở kịch.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımComme je suis autiste, j'ai dû apprendre le comportement social comme si j'apprenais une pièce.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımKarena menjadi seorang autis, saya harus mempelajari kemampuan bersosialisasi seperti berada di sebuah drama.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydım왜냐하면, 자폐적이라는 것은, 연극을 하는 것처럼 사교술을 배워야만 하기 때문이죠.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımKoska autismiin liittyy se, että minun piti opetella sosiaaliset taidot 'näytelmänä'.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımMert az a helyzet az autizmussal, meg kellett tanulnom a szociális készségeket, mint egy színdarabban.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımPerché la cosa dell'essere autistici è che ho dovuto imparare le competenze sociali come se fosse teatro.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımPorque la cosa con ser autista es que tuve que aprender habilidades sociales como estar en una obra.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımΕπειδή, το ζήτημα είναι ότι ως αυτιστική, έπρεπε να μάθω κοινωνικές δεξιότητες σαν να έπαιζα θέατρο.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımБудучи аутистом, мне приходилось учиться социальным навыкам, например, как играть в пьесе.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımБудучи аутистом, я мусила навчатись соціальним навичкам на зразок того, як грати в п'єсі.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımЗащото работата при аутизма е там, че трябваше да се уча на социални умения, все едно участвам в пиеса.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımכי העניין בהיותי אוטיסטית הוא שהיה עלי ללמוד את הכישורים החברתיים כמו תפקיד בהצגה.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımلأن الأمر المتعلق بكونك متوحد هو , توجّب عليّ أن أتعلم مهارات إجتماعية مثل المشاركة في اللعب.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydım芝居を演じるように 社会性を身につけるからです 学ぶほかないんですね
DNA'larında büyük bir parçanın eksikliği yüzünden otistiktir.큰 DNA 덩어리를 잃었기 때문이죠.
DNA'larında büyük bir parçanın eksikliği yüzünden otistiktir.חולים במחלה כי חסר להם חלק גדול מהדנ"א.
DNA'larında büyük bir parçanın eksikliği yüzünden otistiktir.فقط لأنهم فقدوا قطعة كبيرة من ال DNA .
DNA'larında büyük bir parçanın eksikliği yüzünden otistiktir.相当なと言っても、それは分子のレベルの話です
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Azokra, akiknek nehézségeik vannak az empátiával, mint például az autista gyerekeknek, nem ragad át az ásítás.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Cei ce au probleme cu empatia, de ex. copiii cu autism, nu manifestă molipsire la căscat.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Ceux qui ont des problèmes avec l'empathie, comme les enfants autistes, ne baillent pas par contagion.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Chi ha problemi di empatia, come i bambini autistici, non è soggetto a questo contagio.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Ci, którzy mają problem z empatią, np. dzieci autystyczne nie mają odruchu zaraźliwego ziewania.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.De med empatiproblem, som autistiska barn, smittas inte av gäspningar.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Empatiaongelmaiset ihmiset, kuten autistiset lapset, eivät saa haukotustartuntaa.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.자폐아와 같이 감정이입을 못하는 사람들은 남을 따라 하품을 하지 않죠.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.La gente que no es empática, como los niños autistas, no se contagian con el bostezo.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Leute mit Problemen beim Einfühlungsvermögen, wie etwa autistische Kinder, werden nicht vom Gähnen angesteckt.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Lidé, kteří mají problémy s empatií, jako autistické děti, se zíváním nenakazí.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Ljudje, ki imajo z empatijo težave, na primer avtistični otroci, se zehanja ne nalezejo.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Ľudia, ktorí majú problém s empatiou, tak ako autistické deti, pre nich nie je zívanie nákazlivé.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Mennesker der har problemer med empati, såsom autistiske børn, de bliver ikke smittet af gab.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Mensen met weinig empathie, zoals autistische kinderen, hebben geen geeuwreflex.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Những người có vấn đề với sự đồng cảm, như là trẻ em bị chứng tự kỷ họ không có khă năng ngáp lây lan.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Orang yang memiliki masalah dengan empati, seperti anak autis, tidak dapat tertular menguap.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Pessoas que têm problemas com a empatia, como crianças autistas, não têm o contágio de bocejos.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Люди с проблемами в сочувствии, такие как дети, страдающие аутизмом, не подвержены "заражению" зевотой.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Нездатні до співпереживання люди, скажімо, діти-аутисти, не мають потягу до "заразного" позіхання.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.Хората, които не са съпричастни, като например аутистичните децата, не се заразяват от прозявка.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.אנשים להם בעיות עם חמלה, כמו ילדים אוטיסטיים, אינם נדבקים מפיהוקים.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.الأشخاص الذين لديهم مشاكل في التعاطف، مثل الأطفال التوحديين، ليس لديهم عدوى تثاؤب.
Empatiyle ilgili sorunları olan insanlar, otistik çocuklar gibi, başkası esneyince esnemiyorlar.あくびが 移らなかったりします これらは 結びついている訳ですね
Fransa'nın otistik çocukları davranış yöntemleriyle eğitmeye başlayan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz?또 프랑스가 자폐 아동들을 위해 처음으로 행동학적 방법을 도입하여 학교를 열어 준 나라라는 것을 아시나요?
Fransa'nın otistik çocukları davranış yöntemleriyle eğitmeye başlayan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz?¿Sabían que Francia fue el primer país que fundó escuelas con métodos conductuales para los niños autistas ?
Fransa'nın otistik çocukları davranış yöntemleriyle eğitmeye başlayan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz?Știați că Franța a fost prima țară unde au fost școlarizați copiii autiști cu metode comportamentale?
Fransa'nın otistik çocukları davranış yöntemleriyle eğitmeye başlayan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz?Wisten jullie dat Frankrijk het eerste land is waar autistische kinderen gedragsmethodisch onderwijs kregen?
Gördüğümüz otistik bir çocuk kromozomlarından birinde nerdeyse beş milyon baz eksikti.우리가 본 한 명의 자폐 어린이는 약 500만 개의 염기가 그의 염색체에서 빠져있었습니다.
Gördüğümüz otistik bir çocuk kromozomlarından birinde nerdeyse beş milyon baz eksikti.Abbiamo esaminato un bambino autistico a cui mancavano 5 milioni di basi da uno dei suoi cromosomi.
Gördüğümüz otistik bir çocuk kromozomlarından birinde nerdeyse beş milyon baz eksikti.Am văzut un copil autist, căruia îi lipseau aproximativ 5 milioane de baze dintr-un cromozom.
Gördüğümüz otistik bir çocuk kromozomlarından birinde nerdeyse beş milyon baz eksikti.Chúng tôi thấy ở một trẻ bị bệnh tự kỉ, có một nhiễm sắc thể bị mất khoảng 5 triệu gốc bazơ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod