Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.To jest z hotelu Lydmar w Sztokholmie.
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.Tương tự như thế, đây là một ví dụ về khách sạn Lydmar ở Stockholm.
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.Ομοίως, αυτό είναι από ένα ξενοδοχείο στη Στοκχόλμη, το Λίντμαρ.
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.Ещё один пример: отель Lydmar в Стокгольме.
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.Подобен на горния пример, ето един от хотел в Стокхолм -- "Лидмар."
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.זו המעלית, זו סידרה של כפתורים במעלית. אין שום דבר יוצא דופן בכך,
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.بنفس القدر، هذا من فندق في أستوكهولم، الليدمار.
Benzer şekilde, Stockholm'de the Lydmar oteli.このホテルに宿泊した人はいますか?
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.전 5성 호텔에 영업부가 왜 있는 지 조차도 몰랐었어요
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Eu não fazia a mínima ideia do que era um departamento de vendas num hotel de cinco estrelas.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Habar nu aveam cu ce se ocupă departamentul de vânzări al unui hotel de cinci stele.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Ik kon me geen voorstelling maken van een verkoopafdeling in een vijfsterrenhotel.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Jeg havde ingen anelse om, hvad en salgsafdeling lavede på et fem-stjernet hotel.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Je n'avais pas la moindre idée de ce qu'était un service de vente dans un hôtel cinq étoiles.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Minulla ei ollut aavistustakaan, mitä viiden tähden hotellin myyntiosasto teki.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nemala som ani potuchy, čo znamenalo predajné oddelenie v 5 hviezdičkovom hoteli.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Neměla jsem nejmenší ponětí, co by obchodní oddělení mělo v pětihvězdičkovém hotelu dělat.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nie miałam pojęcia czym zajmuje się department sprzedaży w 5-gwiazdkowym hotelu.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nisem imela pojma, s čim se ukvarja prodajni oddelek hotela s petimi zvezdicami.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Non avevo idea di cosa fosse un dipartimento vendite in un albergo a 5 stelle.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.No tenía ni idea para qué servía un departamento de ventas en un hotel cinco estrellas.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Saya tidak punya gambaran apa itu bagian pemasaran dari sebuah hotel bintang lima.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Tôi không biết phòng kinh doanh là thế nào trong một khách sạn 5 sao.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Δεν είχα ιδέα τι πραγματικά ήταν το τμήμα πωλήσεων σε ενα ξενοδοχείο πέντε αστέρων
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Нямах представа какво прави един отдел по продажби в пет-звезден хотел.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Я й близько не мала уявлення, до чого був відділ продажів в п'ятизірковому готелі.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Я понятия не имела, чем занимается отдел продаж в пятизвёздочном отеле.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.לא היה לי מושג מהי בכלל מחלקת מכירות במלון חמישה כוכבים.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.لم يكن لدي أدنى فكرة عما يفعله قسم المبيعات في فندق خمسة نجوم
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.何をするのか全く知りませんでした 5つ星ホテルに足を踏み入れたのは
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.因為我當時完全唔知一間 五星級酒店內的銷售部要做D乜。
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.그리고 그 날이 제가 5성 호텔에 발을 들여놓게 된 첫 날이었어요
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Aceea era prima mea zi când călcam într-un hotel de cinci stele.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Aquele foi o primeiro dia em que eu entrei num hotel de cinco estrelas.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Bol to prvý deň, kedy som vôbec vkročila do 5 hviezdičkového hotela.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Bylo to poprvé, co jsem vůbec vstoupila do pětihvězdičkového hotelu.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Był to pierwszy raz kiedy postawiłam stopę w 5-gwiazdkowym hotelu.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.C'était le premier jour où je mettais le pied dans un hôtel cinq étoiles.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Det var den første dag, jeg satte min fod på et fem-stjernet hotel.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Đó là ngày đầu tiên tôi đặt chân vào một khách sạn 5 sao.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Era la prima volta che mettevo piede in un albergo a 5 stelle.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Era la primera vez que pisaba un hotel cinco estrellas.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Ik was die dag voor het eerst in een vijfsterrenhotel.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Itulah pertama kalinya saya menginjakkan kaki di hotel bintang lima.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Se oli ensimmäinen kerta, kun astuin viiden tähden hotelliin.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Takrat sem namreč prvič stopila v tak imeniten hotel.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Ηταν η πρώτη φορά που πάτησα το πόδι μου σε ξενοδοχείο πέντε αστέρων.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.В тот день я впервые побывала в пятизвёздочном отеле.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.За първи път влизах в пет-звезден хотел.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.Це був перший день, коли я ступила до п'ятизіркового готелю.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.זה היה היום הראשון שרגלי דרכה במלון חמישה כוכבים.
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.كان ذلك أول يوم أخطو في فندق خمسة نجوم
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.その日が初めてでした ちょうどその頃
Beş yıldızlı bir otele ayak bastığım ilk gündü o gün.黎個系我第一次進入 五星級酒店。
Bir hikaye size bu gece olacak ki kesinlikle suç ödeme yapmaz gösterir şehir çoklu modda otel이야기 당신이 오늘 밤엔 그 분명히 범죄가 지불하지 않습니다 보여줍니다 시내 멀티 모드로 호텔
Bir hikaye size bu gece olacak ki kesinlikle suç ödeme yapmaz gösterir şehir çoklu modda otelסיפור שאתה יהיה שלך הלילה בהחלט מראה פשע שאינו משלם במלון במצב של ריבוי מרכז העיר
Bir hikaye size bu gece olacak ki kesinlikle suç ödeme yapmaz gösterir şehir çoklu modda otelقصة الليلة التي سوف الخاص بك تؤكد بلا شك أن جريمة لا يدفع في الفندق في وضع متعدد وسط المدينة
Bir hikaye size bu gece olacak ki kesinlikle suç ödeme yapmaz gösterir şehir çoklu modda otelダウンタウンマルチモードのホテルで 男または女が踊っている
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşProsim vas nisem videl stal , ki je umrl
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşAnteeksi en huomannut sinua seisoo siellä että kuollut