Bugün bile Osmanlı'nın izleri hala devam etmektedir.Aspectos culturais da tradição oiran continuam sendo preservadas até hoje.
Osmanlı tarafı da sayıca hemen hemen aynı kayba uğramışlardır(ikibin dolayında).Eles pareciam discordar na maioria dos assuntos.
Osmanlı sultanlarından II. Beyazıt yöreye birçok konar-göçer aşiret yerleştirmiştir.Jack, muito esperto, colocou em torno da base da árvore vários crucifixos.
Osmanlı: Kültür ve sanat.Col: Cultura e Desporto.
Osmanlılar burayı 1715'te geri aldı.Os jesuítas chegaram à região em 1553.
Bir Osmanlı Yeniçerili köyün yaşamını değiştirmiş ve bir kahraman olmuştur.Acho que temos um vilão prestes a tornar-se um herói.
Osmanlı İmparatorluğu da farklı dönemlerde farklı ülkelerde farklı isimlerle anılmıştır.Um banco central é conhecido por diferentes nomes em diferentes países.
1831'de Osmanlı döneminde düzenlenen nüfus sayımına göre köy nüfusunun %26'si Müslümanlardan oluşmaktaydı.Segundo censo de 1831, 52% da população da cidade era composta por muçulmanos.
Son Havadis Yayınları, İstanbul 1971 ^ Türk Silahlı Kuvvetler Tarihi, Osmanlı Devri.Aventuras na História, 1 de outubro de 2004 Knight's Armament.
Osmanlı Devleti İzmit'in alınmasından sonra Boğazlara kadar ilerledi.Acompanhou o neo-realismo português desde o seu aparecimento.
1865, İstanbul) Gürcü asıllı Osmanlı askeri.185068), uma unidade desarmada daquela força.
Ana madde: Klasik Türk müziği Osmanlılar yalnız musiki sanatına değil musiki ilmine de büyük önem verdiler.Por exemplo, os antigos hinários, via de regra, não incluíam a notação musical, mas apenas o texto.
Yahya Paşa, Enderûn'dan yetişmiş Osmanlı devlet adamı.Ele foi filho do talmudista, Rabino Abraão ben David de Posquière.
Osmanlının, “savunulabilir hatlara çekilmeleri” gibi bir seçenekleri yoktur.Vocês não terão uma revolução "ofereça-a-outra-face".
Sırp soylular sadece Osmanlı devletine haraç (tribute) ödemekle yükümlüydüler.Eles também pagavam impostos e tributos à nova administração muçulmana.
Osmanlı Devleti 7 kez kanal projesi için girişimde bulunmuştur.Ao todo, foram oito anos de preparação do governo para iniciar as transmissões do canal.
Osmanlı kurmayı bu bölgede sadece gözetleme postaları tutmaktadır.Hoje só é preciso o passaporte para passar pelos postos de controlo de segurança.
Kırklareli ve Dimetoka, Osmanlı İmparatorluğu'na geri verildi.A República de Tamrash e região de Kardzhali foram reincorporados no Império Otomano.
Osmanlı Ordusu'nun tarihi iki ana döneme ayrılabilir.A história das forças armadas do Império Otomano pode ser dividida em cinco períodos históricos.
1910), Son dönem Osmanlı şeyhülislamlarından.1924 — Para as vossas orelhas moucas.
Osmanlı askerî havacılığının tarihi Haziran 1909 veya Temmuz 1911'e kadar uzanmaktadır.A história destas forças de aviação datam a partir de Junho de 1909 ou Julho de 1911.
16. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak Osmanlılar Samtshe’yi aşama aşama ele geçirdiler.Em moda durante a segunda metade do século XVI, elas substituiram as tabelas alfonsinas.
Osmanlı Donanması, Villefranche-sur-Mer'e çıkartma yaparken.A entrada dos jardins oferece uma vista magnífica sobre a enseada de Villefranche-sur-mer.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Nog in 1908 werden er vrouwelijke slaven verkocht in het Ottomaanse Rijk.
Osmanlıca karşılığı Şeytaniyattır.Volgens de islam is Satan een djinn.
Didi zamanında, Cemil Turan ve Osman Arpacıoğlu'lu takım 18 kez Galatasaray'a karşı oynadı.In de tijd van Didi, Cemil Turan en Osman Arpacıoğlu speelde Fenerbahçe 18 keer tegen Galatasaray.
(Eflatun, emirkulu Osmana) Halklara her zaman fetih gerekmez.Soms behoeven aanverwanten niet tegen elkaar te getuigen (verschoningsrecht).
Osmanlı savaş gemileri ise oldukça hızlı ve iyi silahlanmıştı.De Japanse schepen waren snel en goed gepantserd.
Saat 2:00'de iki Osmanlı gemisi batmış, diğerleri ateş almıştı.Tegen 2 uur 's morgens waren twee Turkse oorlogsschepen opgeblazen en stonden er nog eens twee in brand.
Osmanlı denize, balık bolluğundan dolayı Balük Denis (Balık Denizi) ismini vermiştir.Daar werd hij gebeten door een griezelige vis uit de diepzee.
Osmanlı ordusu ise bozuk düzen halde Niş'e çekildi.Elçin Əsədov probeerde nog uit de greep te blijven van het peloton, maar hij werd bijtijds teruggepakt.
1830 - Osmanlı-Amerikan Ticaret ve Dostluk Antlaşması imzalandı.Op 8 oktober van dat jaar werd het Amerikaans-Nederlandse handels- en vriendschapsverdrag getekend.
Osmanlı savaş gemileri ise ciddi bir isabet kaydedemiyordu.Geen enkel Amerikaans oorlogsschip was ernstig beschadigd.
Saat 11.00'de Osmanlı topçu ateşi başladı.Iets voor acht uur 's avonds opende de schutter het vuur.
Osmanlı Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzaladı.Nu aanvaardde Mutsu een staakt-het-vuren.
Köyün adı, Osmanlı döneminde verilmiştir.De huidige naam werd in Ottomaanse tijden gegeven.
Osmanlı İmparatorluğu, Rusya'ya karşı savaş ilan etti.23 - Het Osmaanse Rijk verklaart de oorlog aan Rusland.
Diplomat ve iş adamı Osman Mayatepek torunlarındandır.Zakenman en diplomaat Osman Mayatepek is de kleinzoon van Hasan Tahsin Mayatepek.
Bu gemilerin siparişi için ayrılan fon, Osmanlı halkından toplanan bağışlarla tamamlanabilmişti.Iedereen die maatschappelijk buiten de boot viel, kon op de steun van deze zusters rekenen.
Manfred Osman Korfmann (26 Nisan 1942, Köln - 11 Ağustos 2005; Ofterdingen, Tübingen), Alman arkeolog.Manfred Korfmann (Keulen, 26 april 1942 - Tübingen, 11 augustus 2005) was een Duitse archeoloog.
Osmanlı Sadrazamları.Enerverende ontmoetingen.
Honaz'ın Osmanlılar'ın eline geçme süreci 1391'de başladı.De bouw van het Kasteel van Gemert begon in 1391.
"Suriye ve Osmanlı İmparatorluğu (Syria – Ottoman Empire)".(Syrië behoorde toen tot het Ottomaanse rijk.)
Büyük Kuzey Savaşı'nda Danimarka ve Osmanlı İmparatorluğu birbirlerine karşı savaşmışlardır.Ook in het Middellandse Zeegebied stonden Spanje en het Osmaanse Rijk tegenover elkaar.
Osmanlı ordusu, 14 Temmuz 1683'de Viyana'ya ulaştı.Het Beleg van Wenen vond plaats vanaf 14 juli 1683.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.De vier willen eroverheen lopen maar de brug verdwijnt.
Son halife ve Osmanlı Hanedanı'nın bütün üyeleri sürgüne gönderildi.De laatste kalief en alle leden van het Osmaanse Huis moeten het land verlaten.
Bunun yolu da Osmanoğulları'nın felaketinden geçiyor.Het slaat op de besnijdenis van de zonen van Mozes.
Osmanlı İmparatorluğu böylece savaşa fiilen girmiştir.Daarmee doet het Ottomaanse rijk zijn intrede in de oorlog.
Melan'da Osmanlı döneminden kalma Melan Tekkesi yer almaktadır.L.A. Hissink, ‘De Aarde, zooals zij er uitziet; van (door?)
Türkler Lefke'ye Osmanlı döneminde yerleştiler.Tijdens de Ottomaanse tijd emigreerden veel Turken naar Lefke.
Sonunda kendisi Osmanlı Devleti'ne sığındı.Uiteindelijk durfde hij zelfs de æsen te bedreigen.
Bu tarihten sonra Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemi başlamıştır.De nacht van de Revolutie der Heren is aangebroken.
Osmanlı Planı gayet basit şekilde hazırlandı.Gedacht werd dat de Plan U's relatief eenvoudig gereed te krijgen waren.
Ancak bu süreci yaklaşık 200 yıl sürecek olan sürekli bir Osmanlı-Avusturya savaşı izledi.Dit betekende ook het einde van een bijna twintigjarige durende Romeins-Perzische oorlog.
Topal Osman Ağa Harşit Çayı üzerinde düşmanı bozguna uğratır.Het aangeboden kopje thee slaat de bemodderde held gebroken af.
Osmanlı Devleti artık yavaş yavaş safını belli etmeye başlamıştı.De SS-leiding maakte zich zorgen over de trage voortgang van de bouw.
Memluklular ile Osmanlıların ilişkileri başlangıçta dostçaydı.Uit de Amarnabrieven blijkt dat de betrekkingen aanvankelijk vriendelijk waren.
Nişan, Osmanlı hükümdarının bir portresi ile mücevher madalyon ile bezenmiştir.Het versiersel is een met juwelen versierd medaillon met het portret van de Ottomaanse heerser.
Osmanlı ordusu maddesi bu konuda daha fazla bilgi içermektedir.Op Military Grid Reference System vindt u meer informatie hierover.