Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom birkaç yeni fikirle ortaya çıktı.Tom has come up with a few new ideas.
Güneş ortaya çıktı mı?Has the sun come out?
Tom üniversiteye gider gitmez ortaya çıktı.Tom came out as soon as he went to college.
"Savaş çıkacak" düşüncesini ortaya attılar.They put forward the idea that "a war will break out."
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.It turned out that some Russian athletes have used a new stimulant called "meldonium".
Bu filmin bir fiyasko olduğu ortaya çıktı.That movie turned out to be a dud.
Bunu ortaya attığın için teşekkür ederim.Thank you for bringing that up.
Fakat farklı bir şey ortaya çıktı.But something different came out.
Sen sahtekarları ortaya çıkarmalısın.You must expose the impostors.
Bunu ortaya çıkararak hayatımı riske attım.I risked my life revealing this.
Sonunda gerçeği ortaya çıkardım.Finally I uncovered the truth.
Neyin ortaya çıkacağına bakalım.Let's see what comes up.
Konunun etkileyici olduğu ortaya çıktı.The subject turned out to be fascinating.
Biri ondan daha iyi bir ünvanla ortaya çıkabilmeliydi.Someone should've been able to come up with a better title than that.
O siyasi fikirler Hindistan'da ortaya çıktı.Those political ideas arose in India.
Hangi yeni gerçekleri ortaya çıkarmayı başardın?What new facts did you manage to ferret out?
Filmin bir başyapıt olduğunun ortaya çıkmasına şaşırdım.To my surprise, the film turned out to be a masterpiece.
Onlar sadece istedikleri zaman ortaya çıkarlar.They just show up whenever they want to.
Manuel ateşli silahın 14. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir.It is thought that manual firearms appeared in the 14th century.
Onu ortaya attığın için gerçek bir ırkçısın.You're the real racist for bringing it up.
O, onu ortaya attığın için gerçek bir ırkçı.She's the real racist for bringing it up.
Endişelerimin haklı olduğu ortaya çıktı.My apprehensions turned out to be justified.
Tom aniden ortaya çıktı, sanki yerden çıkmış gibi.Tom appeared suddenly, as if he just grew out of the ground.
Yakında bir çözümle ortaya çıkacağımızı umuyoruz.We hope to come up with a solution soon.
Tom sonunda büyükannesini aramak için zaman ayırdı. Onun öldüğü ortaya çıktı.Tom finally got around to calling his grandmother. It turned out she was dead.
Umarım Tom bugün ortaya çıkar.I hope Tom shows up today.
Bizi ortaya çıkaracaklarından korktum.I was scared they'd find out about us.
Bir gün gerçek ortaya çıkacaktır.One day, the truth will come out.
Tom'un ortaya çıkacağını mı düşünüyorsun?Do you think Tom will make an appearance?
Tom'un kalıntıları asla ortaya çıkarılmadı.Tom's remains were never recovered.
Teröristler her yerde ortaya çıkabilir.Terrorists can emerge anywhere.
Bir anda bir araba ortaya çıktı.A car appeared out of nowhere.
Tom'un masum olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be innocent.
Zayıflıklarımız ortaya çıkarıldı.Our weaknesses were exposed.
Ben o adamın nereden geldiğini bilmiyorum. O az önce aniden ortaya çıktı.I do not know where that guy came from. He just popped up out of nowhere.
Er ya da geç, gerçek ortaya çıkacak.Sooner or later, the truth'll come out.
Er veya geç gerçek ortaya çıkacak.Sooner or later, the truth will come out.
Onların aralarındaki rekabet kısa sürede ortaya çıktı.The rivalry between them was soon apparent.
Fadıl'ın ikiyüzlü yaşamı ortaya çıktı.Fadil's double life surfaced.
İki ülke arasında bir diplomatik kriz ortaya çıktı.A diplomatic crisis arose between the two nations.
Fadıl birinci derece şüpheli olarak ortaya çıktı.Fadil emerged as the prime suspect.
Gerçek Fadıl ortaya çıktı.The real Fadil came out.
Kapalı kapılar ardında Fadıl'ın gerçek doğası ortaya çıkıyor.Behind closed doors, Fadil's true nature is revealed.
Birkaç aylık flörtten sonra Fadıl'ın gerçek niyeti ortaya çıktı.After a few months of dating, Fadil's true colors emerged.
Tom onu yapmak istemediğini açıkça ortaya koydu.Tom made it plain that he didn't want to do that.
Sami'nin karanlık geçmişi yeniden ortaya çıktı.Sami's dark past resurfaced.
Düğmeler ekrana bastığınızda ortaya çıkar ve 3 saniye sonra tekrar kaybolur.Buttons occur when you press the screen and disappear again after 3 seconds.
Bu tatlı küçük yaşlı kadının bir sendikanın başı olduğu ortaya çıktı.This sweet little old lady turned out to be the head of a crime syndicate.
Bu tatlı küçük yaşlı kadının bir suç örgütünün başı olduğu ortaya çıktı.This sweet little old lady turned out to be the head of a crime syndicate.
Gölgelerden uğursuz bir şahıs ortaya çıktı.A sinister figure emerged from the shadows.
O, etik bir ikilem ortaya çıkarır.That poses an ethical dilemma.
Polis, Leyla'nın yalanlarını ortaya çıkardı.Police confronted Layla with her lies.
Leyla gerçeği ortaya çıkardı.Layla revealed the truth.
Sorunlar ortaya çıkmaya başladı.Problems started to bubble up.
Ne olduğunu ortaya çıkarmaya kararlıyız.We're determined to find out what happened.
Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı.Layla's letters revealed the extent of her racism.
Gerçeğin ortaya çıkacağı neredeyse kesin.It's nearly certain that the truth will come out.
Sami, Leyla'nın fahişe olduğunu ortaya çıkardı.Sami found out that Layla was a prostitute.
Onlar ortaya çıkmadılar.They didn't show up.
Küçük bir kalabalık ortaya çıktı.A small crowd appeared.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod