Pazartesiye kadar bir fikir ortaya sürebilir misin?Can you come up with something by Monday?
Ortaya ne atabileceğimizi görelim.Let's see what we can come up with.
Yakında bir şey ortaya atmak zorunda kalacağız.We'll have to come up with something soon.
Bu planı nasıl ortaya attın?When did you come up with this plan?
Er ya da geç gerçek ortaya çıkacaktır.Sooner or later the truth will come out.
Deney başarılı olmalı. Sonraki şans elli yıl içinde ortaya çıkacaktır.The experiment must succeed. The next chance will only arise in fifty years.
Sağlam bir tartışma ortaya çıktı.A robust discussion ensued.
O konu asla ortaya çıkmadı.That topic never came up.
Gotik romanlar yüzyılın sonunda yeniden ortaya çıktı.Gothic novels reappeared at the end of the century.
O gerçek niyetlerini ortaya çıkardı.She sniffed out his true intentions, huh.
Ne yazık ki Tom ortaya çıkacak ve partimi mahvedecek.I'm afraid Tom will show up and ruin my party.
Eğer Tom ortaya çıkarsa, bu, Mary'nin gününü mahvedecek.If Tom shows up, it's going to ruin Mary's day.
Tom duygularını gizler ve o sarhoş olduğunda onların hepsi ortaya çıkar.Tom bottles up his emotions and they all come out when he gets drunk.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Bunun bir tuzak olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a trap.
Tom olası bir çözüm ortaya attı.Tom has come up with a possible solution.
Bu plan kağıt üzerinde harika görünüyorken, bir felaket olduğu ortaya çıktı.This plan, while looking great on paper, turned out to be a disaster.
Tom'un gerçekten çok hoş bir adam olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be a really nice guy.
Yalan ortaya çıktı.The lie has been revealed.
Kuantum fiziği böylece evrenin temel bir birliğini ortaya koyar.Quantum physics thus reveals a basic oneness of the universe.
Böyle rahatsızlıklar her zaman ortaya çıkabilir.Such inconveniences can always happen.
Sanırım bundan daha iyi bir plan ortaya atabiliriz.I think we can come up with better plan than this.
O, tam beşte ortaya çıktı.He showed up right at five.
Tom'un şaşkın olduğu ortaya çıktı.Tom appeared to be bewildered.
Ben sadece gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyorum.I'm just trying to uncover the truth.
Tom tekrar ortaya çıkmadı.Tom never turned up again.
Bunun daha erken ortaya çıkmadığına şaşırdım.I'm surprised this didn't come up sooner.
Tom foyası ortaya çıksın istemedi.Tom didn't want to blow his cover.
Bu isimleri nasıl ortaya atarlar.How do they come up with these names?
Tom ve Mary'yi ne zaman ortaya çıkardın?When did you find out about Tom and Mary?
Para ortaya çıkacak.The money will turn up.
Tom'un ortaya çıkardığı oyun hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the game that Tom created?
Bahçıvanın katil olduğu ortaya çıktı.The gardener turned out to be the murderer.
Gerçek ortaya çıkacak.The truth will come out.
Partideki herkesin bir vampir olduğu ortaya çıktı.It turned out everybody in the party was a vampire.
Onlara ortaya çıkmalarını söyle.Tell them to show up.
Ona ortaya çıkmasını söyle.Tell him to show up.
Onları kimin öldürdüğünü ortaya çıkaralım.Let's find out who killed them.
İlacın karaciğer hasarına neden olduğu ortaya çıkarıldı.The drug was revealed to cause liver damage.
Tom ortaya çıktı ve John'u vurdu.Tom appeared and shot John.
Şüphelinin Dan Anderson adında bir genç ergen olduğu ortaya çıkarıldı.The suspect was revealed to be a young teenager named Dan Anderson.
Orkideler dünyada ortaya çıkan ilk çiçeklerden biriydiler.Orchids were one of the first flowers to appear on Earth.
Dan beyaz bir üstünlük yanlısı olduğunu ortaya koydu.Dan revealed he was a white supremacist.
Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.Dan revealed heartbreaking truths.
Polis soygunun profesyonellerin işi olduğunu ortaya çıkardı.Police revealed that the heist was the work of professionals.
Tom'un otopsisi onun aşırı dozdan öldüğünü ortaya koydu.Tom's autopsy revealed that he died from an overdose.
Dan, Linda'nın gelecekle ilgili planlarını ortaya çıkardı.Dan revealed to Linda his plans for the future.
Tom'u üç saat bekledim ama o asla ortaya çıkmadı.I waited for Tom for three hours, but he never showed up.
Bu şok edici hikayenin korkunç gerçeğini ortaya çıkarın.Uncover the horrific truth of this shocking story.
Tom'un nişanlandığı kadının bir erkek olduğu ortaya çıktı!The woman Tom was engaged to turned out to be a man!
Balık temiz mavi gökyüzünden ortaya çıkıyordu!Fish were falling out of the clear blue sky!
Yakında başka sorunlar ortaya çıktı.Further problems soon arose.
Aniden bir sorun ortaya çıktı.A problem immediately arose.
Başka bir sorun ortaya çıktı.Another problem has developed.
Tom davet edilmemesine rağmen Mary'nin partisinde ortaya çıktı.Tom turned up at Mary's party even though he wasn't invited.
Küçük bir topluluk ortaya çıktı.A small community emerged.
Senin aniden ortaya çıkman beni şaşırttı.Your sudden appearance surprised me.
Tom Mary hakkındaki başka bir şok edici gerçeği ortaya çıkardı.Tom uncovered another shocking truth about Mary.
Tom, Mary ile olan ilişkisin en mahrem ayrıntılarını ortaya çıkardı.Tom revealed the most intimate details of his relationship with Mary.
Eğer Tom ortaya çıkmasaydı bana sürpriz olmazdı.It wouldn't surprise me if Tom didn't show up.