Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un ortaya çıkmaya yüzü yoktu.Tom didn't have the nerve to show up.
Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.Tom didn't have the nerve to not show up.
O fikri nasıl ortaya attın?How did you come up with that idea?
Benim önsezinin doğru olduğu ortaya çıktı.My premonition turned out to be right.
Gerçeğin ortaya çıkacağını umuyoruz.We hope that the truth comes to light.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.This tradition arose in China.
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.He made his intentions clear.
Her şeyin bir saadet zinciri olduğu ortaya çıktı.The whole thing turned out to be a Ponzi scheme.
Aniden ortaya çıkmasına şaşırdım.I was surprised by his sudden appearance.
Tom'un haklı olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be right.
Alman çobanlar uyuşturucu maddeleri ortaya çıkarmada iyidir.German Shepherds are good at sniffing out drugs.
Bizim sırrımız, hükümet tarafından ortaya çıkarıldı.Our secret was discovered by the government.
Sonra gerekli makineyi nereden alacağımız sorunu ortaya çıktı.Then arose the question of where we were to get the necessary machinery.
Bugün o, salt gerçeği nasıl ortaya çıkaracağını öğrendi.Today she learnt how to find out the real truth.
Üç yıllık yokluğun ardından umulmadık bir şekilde ortaya çıktı.He appeared unexpectedly after three years of absence.
En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.The earliest civilizations arose in Mesopotamia.
O son zamanlarda bir lezbiyen olarak ortaya çıktıShe recently came out as a lesbian.
Tom partide bir korsan gibi giyinmiş olarak ortaya çıktı.Tom showed up at the party dressed like a pirate.
Tom'un ortaya çıkacağını düşündüm.I thought Tom would show up.
Gizli bilgiyi ortaya çıkartamayız.We can't reveal classified information.
Acil bir şey ortaya çıktı.Something urgent came up.
Önemli bir şey ortaya çıktı.Something important has come up.
Ortaya çık.Come forward.
Söylentinin yanlış olduğu ortaya çıktı.It turned out that the rumor was false.
Fikirlerini açıkça ortaya koydun.You have clearly laid out your ideas.
Neden ortaya çıkmadılar?Why didn't they show up?
Kaç tane insan büyük ihitmalle ortaya çıkacak?How many people are likely to show up?
Tom aniden ortaya çıktı.Tom appeared suddenly.
Ortaya çıkacak.It'll turn up.
Hiçbir şey ortaya çıkmadı.Nothing came up.
Arkadaşının aniden ortaya çıkmasına şaşırdı.He was surprised by the sudden appearance of his friend.
O ortaya çıkmayacak.It won't come up.
Sanırım Tom ortaya çıkmadı.I assume Tom didn't show up.
Ortaya çıkacağını düşünmedim.I didn't think you'd show up.
Ortaya çıkmanı bekliyordum.I've been expecting you to show up.
Tom'un niçin öldüğünü ortaya çıkarmalıyım.I have to find out why Tom died.
Tom'un er geç ortaya çıkacağını biliyordum.I knew Tom would show up eventually.
Senin aniden ortaya çıkışın beni şaşırttı.Your sudden appearance has surprised me.
Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.Black clouds began to come up.
Polis davayla ilgili yeni kanıtlar ortaya çıkarmıştır.The police have uncovered new evidence related to the case.
Bu problem her gün ortaya çıkar.This problem comes up every day.
Gerçeği asla ortaya çıkaramadılar.They never found out the truth.
Tom'un sonunda ortaya çıkacağından eminim.I'm sure Tom will turn up eventually.
Tom bir anda ortaya çıktı.Tom appeared out of nowhere.
Tom apansız ortaya çıktı.Tom appeared out of nowhere.
Artık çok geç. Sır ortaya çıktı.It's too late now. The cat's out of the bag.
Benim mavi elbisemde bir kan lekesi ortaya çıktı.My blue dress appeared with a blood stain.
Tom ve Mary en garip yerlerde ortaya çıktı.Tom and Mary show up at the strangest places.
Ortaya oturmak istiyorum.I want to sit in the middle.
Ben bir tane ortaya çıkardım.I unearthed one.
Böyle bir operasyon ile hangi komplikasyonlar ortaya çıkabilir?What complications can occur with such an operation?
Yemek yedikten birkaç saat sonra kaşıntı ortaya çıktı.The itching appeared several hours after eating.
Ne kadar saklamaya çalışırsan çalış, yalanlar her zaman ortaya çıkar.However long you try to hide it, the lies will come out anyway.
Tom Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.Tom exposed Mary as a fraud.
Tom her şeyi ortaya çıkarmakla tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Tom her şeyi ortaya dökmekle tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Tom henüz ortaya çıkmadı.Tom hasn't shown up yet.
Mary güzel bir elbise giyerek okulda ortaya çıktı.Mary showed up at school wearing a nice dress.
Tom'un arabasına ne olduğunu ortaya çıkardın mı?Did you find out what happened to Tom's car?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ortay ile cümle - Sayfa 3 - ortay kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App