ortay ile cümle
ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Romanya lehine ortaya atılabilecek başka argümanlar da mevcut.Other arguments can be used in Romania's favour as well.
Sizce yeni gerginlikler ortaya çıkabilir mi?Do you believe that new tensions could arise?
KCK, ilgili tüm organları ile alternatif bir devlet yapısı ortaya koyuyor.The KCK is an alternative state structure with all necessary organs.
Sesli haber: Türkiye'de türban sorunu yine ortaya çıktıAudio story: Headscarf issue re-emerges in Turkey
Samuel'in başının maketi, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan kafatası esas alınarak yapıldı.The model of Samuel's head was made based on his skull, which was recently discovered.
Polis, katillerin yönetiminde olduğu sanılan bir cipin olay mahallinden kaçtığını da ortaya çıkardı.Police also found a jeep thought to have been used by the killers to flee the crime scene.
Aramada askeri üniformalar ve gaz maskeleri de ortaya çıkarıldı.Military uniforms and gas masks also were discovered during the search.
Belgede, Roman çocuklarının ortalama yalnızca dört yıl eğitim aldıkları da ortaya konuyor.On average, Roma children receive only four years of schooling, it found.
Böyle bir kurum oluşturma fikri ilk olarak, AB'nin 2003'teki Selanik zirvesinde ortaya atıldı.The idea of such an institution was originally proposed at the EU's 2003 summit in Thessaloniki.
Virüs, göçmen kuşlarla taşınmak suretiyle aralıklarla ülkede ortaya çıkıyor.The virus appears at intervals in the country, coming by way of migratory birds.
Yakın tarihli bir anket, Tadiç'in Demokrat Partisi'nin SRS'yi yakından takip ettiğini ortaya koydu.A recent poll showed Tadic's Democratic Party closely trailing the SRS.
Yeni bir ankette, birçok AB ülkesinde iyileştirmeler gerektiği ortaya kondu.A new survey finds room for improvement in many Balkan countries.
Bu durumda ise sanata ayıracak vakit kalmaması gibi bir sorun ortaya çıkıyor.The problem in this case is that there is little time left for practising art.
Bulunduğu takdirde, Avrupa'da ortaya çıkarılmış ilk piramit olacak.If located, it would be the first discovered in Europe.
Ama şu anda net bir çözüm ortaya koyulmuş değil." diyor.But there is no any concrete way out."
Yürütülen gizli operasyonda, iki DEA kaynağı FARC adına çalışan kişiler olarak ortaya çıktılar.As part of an undercover operation, two DEA sources posed as people working on behalf of the FARC.
Geri kalanlar ise Güneydoğu Avrupa'nın başka bölgelerinde ortaya çıkıyor.The rest end up in other parts of Southeast Europe.
Kuzey Kosova sorununun zararları ortaya çıkıyorStandoff in the north takes its toll
Medya, çalışmada değerlendirilen beş kamu kurum veya sektörü içinde en temizi olarak ortaya çıktı.The media appeared as the cleanest of the five public institutions or sectors assessed by the study.
Bir yıl önce kurulan GERB, Bulgaristan'ın en popüler partisi oalrak ortaya çıktı.Established a year ago, GERB has emerged as the most popular party in Bulgaria.
Bunun doğru hareket olduğuna herkesi ikna etmek için, sağlam dayanaklar ortaya koymalısınız.You should make a good case in convincing everybody that it is the right move.
Bir Bulgar arkeoloji ekibi, geçmişi İ.Ö. 4. yüzyıla dayanan altın bir maske ortaya çıkardı.A team of Bulgarian archeologists has discovered a golden mask dating back to the 4th century BC.
Vittrup, soruşturmada "bugüne dek etnik bir bağlantı ortaya çıkmadığını" da sözlerine ekledi.The investigation "has thus far not revealed an interethnic connection", he added.
Fakat ABD ihracatlarının iki yüzü keskin bir kılıç olduğu ortaya çıktı.But US exports proved to be a double-sided sword.
Sırp Cumhuriyeti'ne göre, görevlilerin bugüne kadar ortaya çıkardığı şey ayıltıcı etkiye sahip.According to Republika Srpksa, what authorities have uncovered so far has been sobering.
Müfettişler Barisiç'in lüks bir yaşam sürdüğünü ortaya çıkardılar.Investigators found that Barisic lives a life of luxury.
Romen blogcular bir İngiliz taşımacılık şirketini temsil eden benzer bir logo ortaya çıkardılar.Romanian bloggers have discovered a similar logo representing a British transportation company.
Altı yıl önce, Mariç-Einstein'ın İsviçre'deki isimsiz bir mezarda gömülü olduğu ortaya çıkarılmıştı.Six years ago, it was discovered she was buried in an unmarked grave in Switzerland.
Yapılan incelemelerde işçilere Şubat ayından bu yana maaş ödenmediği ortaya çıktı.Inspection showed that workers have not been paid since February.
Polis planı Jotiç'in hapishaneden yaptığı telefon görüşmelerini dinleyerek ortaya çıkardı.Police discovered the plot through wiretapping Jotic's phone conversations from prison.
Bunun gibi bir su sistemi inşa etme fikri yaklaşık 50 yıl önce ortaya atılmıştı.The idea for such a hydro-system was proposed about 50 years ago.
Bizim görevimiz peri masallarının taşıdığı gelen duygu ve fantaziyi ortaya çıkarmaktır.Our task is to extract emotion and fantasy derived from fairy tales.
Çözüm kendiliğinden ortaya çıkmaz; üzerinde çalışılması, tartışılması gerekiyor.The solution will not come by itself; it has to be sought, to be negotiated.
Ancak 2004 sonlarında ortaya çıkan olaylar del Ponte'nin iddialarını destekler nitelikteydi.However, revelations in late 2004 appeared to substantiate del Ponte's allegations.
Sürecin başlamasının Eylül ayına kadar gerçekleşmeyeceği yönünde söylentiler ortaya çıkıyor.Speculation is emerging that the launch of the process might not occur until September.
Birinci safhada geçmişte orada yaşamış olan dervişler hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıkarıldı.The first phase revealed new details about the dervishes who lived there in the past.
Ticari bankaların ortaya çıkması tüketicilere bariz yararlar sağlıyor.The emergence of commercial banks brings obvious benefits to consumers.
Kampanya döneminde sahtekarlık şüpheleri ortaya çıktığından seçimler sıkı şekilde denetlendi.The elections were heavily supervised, after suspicions of fraud were raised on the campaign trail.
Mezar bir inşaat firması tarafından tesadüfen ortaya çıkarıldı.It was discovered accidentally by a construction firm.
Müfettişler, Belgrad'ın 20 yıldır tesise yatırım yapmadığını ortaya çıkardılar.Investigators discovered Belgrade had failed to invest in the facility for more than 20 years.
Sergide 2007'nin en önemli olayları en iyi foto muhabirlerin gözünden ortaya konuyor.It captures the most important events of 2007 through the eyes of the best photo journalists.
Ancak herkes, cinayetin emrini verenlerin ortaya çıkarılması gerektiği noktasında birleşiyor.All agree on the necessity of finding those who ordered the killing.
Yetkililer, gelecekte benzer durumların ortaya çıkmayacağına ilişkin güvence sağlamak durumunda.The authorities will need to ensure that similar situations do not occur in the future.
Güncel nüfus istatistiklerinin olmaması bir diğer bölücü sorun olarak ortaya çıkıyor.The lack of up-to-date population statistics is proving to be yet another divisive issue.
Ortaya çıkan eğilimler, önümüzde oldukça belirsiz bir dönem olduğunu gösteriyor.An array of developing trends points the way to a highly uncertain world ahead.
Böyle bir durumda istenmeyen olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.Should that happen, unintended negative effects could emerge.
Bloğun üst düzey diplomatlarının Birliğin eyalet konusundaki tavrını ortaya konmaları bekleniyor.The bloc's top diplomats are expected to draw up the Union's position on the province.
Radiç, "Bu, medyada hiçbir geçerli kanıt olmaksızın ortaya atılmış bir komplo teorisi."That is a conspiracy theory presented in the media, without any valid proof.
Ve ortaya çıktığı üzere, satışa yolsuzluk karışmış.And as it turns out, the transaction was corrupt.
Bu skandal ortaya çıktığından beri iktidar yapısından hiç kimse bir şey söylemedi." dedi.No one from the ruling structure has said anything since this scandal emerged," he told SETimes.
Sırp hükümeti, bunun nedenini ortaya çıkarma amaçlı bir soruşturma başlatıyor.The Serbian government is launching a probe aimed at finding out why.
Sırbistan'da Kızıl Bereliler Tekrar mı Ortaya Çıkıyor?Are Red Berets Resurfacing in Serbia?
Hırvatistan'da sağlık yolsuzluğu ortaya çıkarıldıMedical fraud exposed in Croatia
Buna gerekçe olarak ekonomik krizi ve içerde bir yeniden yapılanma ihtiyacını ortaya sürüyorlar.They motivate this through the economic crisis, the necessity of internal reorganisation.
B92 temsilcileri ise söz konusu iddiaların radyonun rakipleri tarafından ortaya atıldığını söylüyor.B92 representatives have said the allegations were pressed by the company's rivals.
Arkeologlar, çelenklerin bir kadının kalıntılarını süslediğini ortaya çıkardılar.Archaeologists found the wreaths decorating a woman's remains.
Araştırmada, ekonomik sorunlar nedeniyle Türkiye’de fahişeliğin yaygınlaştığı ortaya kondu.The research found that prostitution is spreading in Turkey due to economic troubles.
Öte yandan AB-Hırvatistan ilişkisi ile ilgili yeni bir sorun daha ortaya çıktı.Also, a new EU-Croatia-related problem has popped up.
Özelleştirmeyle, kalkınma ve istihdam olanakları ortaya çıkacaktır." diye ekledi.By privatising, there will be opportunities for development and employment," he added.
Bulgar arkeologlar Truva döneminden kalma bir yerleşim birimi ortaya çıkardılar.Bulgarian archaeologists have uncovered a settlement from the Trojan era.