Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Din fikri kayıp pek çok aklı kurtardı. Ancak başta kayıplık halini ortaya çıkaran neydi?The religion idea saved many lost minds, but who created those states in the first place?
Bilim, bunun gerçek olduğunu ortaya koyuyor.Science proves that to be a fact.
Ortaya en ciddi kazalar arasında yangınlar vardır.Amongst the most serious accidents that occur are fires.
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premise I
Bunun sadece sayıların bir meselesi olmadığını ortaya koymak istiyorum.Bunun sadece sayıların bir meselesi olmadığını ortaya koymak istiyorum.
Bu web'de ortaya çıkan yeni şeyleri keşfetmekle ilgili.It's about discovering new things that pop up on the web.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.I used to think that reason and logic and relentless drive were the only ways to make things happen.
Sonra o karalamaların Bill Gates'e ait olduğu ortaya çıktı.Now it turned out to be Bill Gates' doodle.
Bakalým ortaya ne sýrlar dökülecek.Lets see what secrets will be revealed
Ortak refahı ortaya çıkarmak için ne yapabiliriz?What can we do to create shared prosperity?
Filistli Golyat kırk gün boyunca sabah akşam ortaya çıkıp meydan okudu.The Philistine drew near morning and evening, and presented himself forty days.
Eti erir, görünmez olur, Gözükmeyen kemikleri ortaya çıkar.His flesh is so consumed away, that it can't be seen. His bones that were not seen stick out.
Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı? Çünkü O yürekteki gizleri bilir.won't God search this out? For he knows the secrets of the heart.
Nefretini hileyle örtse bile, Kötülüğü toplumun önünde ortaya çıkar.His malice may be concealed by deception, but his wickedness will be exposed in the assembly.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Produce your cause," says Yahweh. "Bring forth your strong reasons," says the King of Jacob.
Ayıbın ortaya çıksın diye Eteklerini yüzüne dek kaldıracağım.Therefore will I also uncover your skirts on your face, and your shame shall appear.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.These great animals, which are four, are four kings, who shall arise out of the earth.
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.How Esau will be ransacked! How his hidden treasures are sought out!
‹‹İnsanoğlunun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır.It will be the same way in the day that the Son of Man is revealed.
Tanrının gönderdiği Yahya adlı bir adam ortaya çıktı.There came a man, sent from God, whose name was John.
Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor.For the creation waits with eager expectation for the children of God to be revealed.
Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz.Now you know what is restraining him, to the end that he may be revealed in his own season.
Çünkü Tanrının bütün insanlara kurtuluş sağlayan lütfu ortaya çıkmıştır.For the grace of God has appeared, bringing salvation to all men,
Mesihin, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde günah olmadığını bilirsiniz.You know that he was revealed to take away our sins, and in him is no sin.
Gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl oldu.Thus the truth was upheld, and the falsehood that they practised was exposed.
De ki; "Siz alay edin, Allah çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.Say to them: "Mock as much as you like; God will surely expose what you dread."
Ve suçlular istemese de Allah, sözleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır!God vindicates the truth by His commands, however the sinners may dislike it."
Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı.Then he produced the image of a calf which mooed like a cow.
O yalan haberi getir(ip ortaya at)anlar, içinizden bir topluluktur.Those who spread lies were a clique among you.
O gün onlar, ortaya çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.The day when they will come out (of their graves), with nothing of them hidden from God.
Ama göz (güneş gibi ortaya çıkan gerçeğin karşısında) kamaştığı,Yet when the eyes are dazzled,
Birtakım özürler ortaya atsa da.Whatever the excuses he may offer.
Gören kimseler için cehennem ortaya çıkarılmıştır.And Hell made visible to him who can see,
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.The day when it reveals his radiance,
De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;SAY: "I SEEK refuge with the Lord of rising day
Suçlu-günahkarların yolu apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.Thus distinctly do We explain Our signs that the way of sinners may become distinct.
De ki: "Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir.”Say: "The truth has come, and falsehood had neither precedence nor will reappear."
Onu Allah'ın dışında ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).There is no one to unveil it apart from God.
Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.Whatever the excuses he may offer.
Firavun: "Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın" dedi.He said: "If you have brought a sign then display it, if what you say is true."
Sihirbazlar: "Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalım" dediler.So they said: "O Moses, you may cast your spell first, or we shall cast ours."
De ki: "Alay edin bakalım, Allah çekindiğiniz şeyi ortaya koyacaktır."Say to them: "Mock as much as you like; God will surely expose what you dread."
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.So declare to them what We have enjoined, and turn away from idolaters.
Sonra her toplumdan Rahman'a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.We shall pull out of every section those who were most perversely rebellious against Ar-Rahman.
And olsun ki, ortaya pek kötü bir şey attınız.You have uttered a grievous thing
"Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalım" dediler.They said: "Either you cast (your spell), O Moses, or we shall cast it first."
Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu.Then he produced the image of a calf which mooed like a cow.
Her ümmetten bir şahit çıkarır ve "kesin delilinizi ortaya koyun" deriz.And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof."
Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.There is no one to unveil it apart from God.
Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur.And they denied and turned away; but God was unconcerned.
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.God has certainly power to bring him back (from the dead).
Onu ortaya koyan gündüze,The day when it reveals his radiance,
Özürlerini ortaya dökse de.Whatever the excuses he may offer.
Onlara de ki: "Tevrat'ı ortaya getirin; doğru sözlü iseniz onu okuyun."Say: "Bring the Torah and recite it, if what you say is true."
Firavun dedi: "Bir mucize getirdinse, doğru sözlülerden isen onu ortaya çıkar!"He said: "If you have brought a sign then display it, if what you say is true."
Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri, işe yaramaz hale geldi.Thus the truth was upheld, and the falsehood that they practised was exposed.
Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.We explain Our commands distinctly for those who understand.
De ki: "Siz alay edin! Allah, o çekinip durduklarınızı ortaya çıkaracaktır."Say to them: "Mock as much as you like; God will surely expose what you dread."
"Ve suçlular hoş görmese de Allah, hakkı, kelimeleriyle ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır."God vindicates the truth by His commands, however the sinners may dislike it."
Aziz'in karısı dedi ki: "İşte şimdi gerçek ortaya çıktı.The wife of the minister said: "The truth has now come out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod