Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ortaya çıkmadan önce, uzun zaman beklemedim.I had not waited long before she turned up.
Ay ortaya çıktığında, uzun süredir beklemiyorduk.We had not been waiting long when the moon appeared.
Kimin lider olması gerektiği konusunda bir soru ortaya çıktı.A question arose as to who should be the leader.
Ölümcül hatalar dikkatsizlikten ortaya çıkar.Fatal errors arise from carelessness.
Soruşturmadan sonra birkaç önemli gerçek ortaya çıktı.A few important facts emerged after the investigation.
Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.All my efforts turned out to be useless.
Aktörler tarihi kostümlerle ortaya çıktılar.The actors appeared in historical costumes.
O ortaya çıktığında onun hakkında konuşuyorduk.We were talking about him when he appeared.
Onun aniden ortaya çıkması hepimizi şaşırttı.His sudden appearance surprised us all.
Onun yüzünde bir isilik ortaya çıktı.A rash appeared on his face.
Onun söylediğinin bir yalan olduğu ortaya çıktı.What he had said turned out to be a lie.
Onun tahmininin doğru olduğu ortaya çıktı.His guess turned out to be right.
Onun sırrı yakında ortaya çıkarılacak.His secret will be disclosed soon.
Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.His story turned out to be false.
Herhangi bir miktarda para ortaya sürebilir.He can come up with any amount of money.
Onu ortaya dökmekle tehdit etti.He threatened to make it public.
Böyle bir iddiayı ortaya atmayacak kadar akıllı.He knows better than to make such a claim.
O sonunda ortaya çıktı.He appeared at last.
Aniden ortaya çıktı.He appeared from nowhere.
O, henüz ortaya çıkmadı.He hasn't appeared yet.
O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.He brought out the truth of the murder case.
Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.He exposed corruption in the city government.
O adamlarının kötü idaresini ortaya çıkardı.He detected his men's misconduct.
Skandalı ortaya çıkaracak cesareti vardı.He had the courage to expose the scandal.
Onun sanatsal yeteneği ortaya çıktığında o otuz yaşın üzerindeydi.She was over thirty when her artistic talent emerged.
Onun ifadesinin yanlış olduğu ortaya çıktı.Her statement turned out to be false.
O öğle saatlerinde ortaya çıktı.She made her appearance around noon.
O ortaya çıkmadı.She didn't show up.
Bazen Toyama Körfezi'nde bir serap ortaya çıkar.A mirage sometimes shows up in Toyama Bay.
Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.What the lawyer had told me finally turned out to be false.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Onun güzel bir gün olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a lovely day.
Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Üç yıllık yokluğun ardından aniden ortaya çıktı.He suddenly appeared after a three-year absence.
Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.The stars come out at night.
Onun, onun babası olduğu ortaya çıktı.He turned out to be her father.
Onun, unun babası olduğu ortaya çıktı.It turned out that he was her father.
Kız arkadaşımın normal olduğunu düşündüm ama onun bir şeytan olduğu ortaya çıktı.I thought that my girlfriend was normal, but she turned out to be a succubus!
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Duman ortaya çıktı.Smoke appeared.
Geçmişin sırlarını arkeoloji ortaya çıkarıyor.Archeology reveals the secrets of the past.
James Cameron film yapmak için yeni bir yol ortaya çıkardı.James Cameron created a new way to make movies.
Hiç kimse olanların sorumluluğu üstlenmek için ortaya çıkmadı.No one has come forward to claim responsibility for what happened.
Düşünün ki bir savaş var ve hiç kimse ortaya çıkmıyor.Imagine there's a war and no one shows up.
Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity.
O, dün akşamki partide ortaya çıkmadı.He didn't show up at the party yesterday evening.
Birçok yorumcu, Obama'yı bir ortayolcu olarak görür.Many commentators regard Obama as a centrist.
Vali meselesinin kesintisiz görüntüleri internette ortaya çıktı.Uncut footage of the governor's affair has surfaced on the Internet.
O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.She made it plain that she wanted to go to college.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
Olimpiyat Oyunları nerede ortaya çıktı?Where did the Olympic Games originate?
O evin jartiyer yılanları ile istila edildiği ortaya çıkıyor. Her yerdeler.It turns out that that house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.Tom doesn't know how things turned out this way.
Tom'un üniversiteden mezun olmadığı ortaya çıktı.It turns out that Tom never graduated from college.
Doğrusu Tom'un ortaya çıkacağını düşünmemiştim.I honestly didn't think Tom would show up.
Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind that Tom will show up at the auction.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
Tom gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor.Tom doesn't want the truth to come out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ortay ile cümle - Sayfa 2 - ortay kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App