Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece bu ön-hücre modeli ortaya çıktı şu gösterdiğim.So we came up with this protocell model here that I'm showing.
Bu yüzden farklı bir ön-hücre modeli ortaya çıkardık. Hatta bu bir öncekinden daha basitti.So we came up with a different protocell model, and this is actually simpler than the previous one.
Böylece canlı-benzeri davranış kalıplarından biri daha ortaya çıkıyor: Çoğalma davranışı...lifelike behavior which in this case is replication.
Sonuç olarak üç çok genel kriter koydular ortaya.Well, they came up with three very general criteria.
Yok, daha çýkmadý ortaya.Did you find out who that is?
Ne olduysa bundan 4 yýl kadar önce... ...adamýn biri öyle hop diye ortaya çýkýyor.Exactly. Now my brothers, here is a question for you
İşte "Project Tiger" da bu dönemde ortaya çıktı.And this is the time when Project Tiger emerged.
"Başarılamaz" sözünün yanlış olduğu ortaya çıktı."It can't be done" was shown to be wrong.
Evet, bu insanları rastgele eşleştirdiğimizde ortaya çıkan durum.Well, this is what happens when you pair people up at random.
Sanırım argüman bundan daha anlamlı biçimde ortaya konamazdı.And I think that the argument can't be put any more eloquently than that.
Romney: aniden ortaya çıkan bir-- >> Crowley:ROMNEY: -- this was a spontaneous --\ CROWLEY:
Fakat aktiflerin satılması halinde ortaya bir problem çıkıyor.And the whole problem here is, if they offload these assets--
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.And as it turns out, it actually corresponds really nicely with geologic history.
Bu dört ihtimali ortaya koyunca, karmaşık bir problem ile karşı karşıya kaldığınızı anlarsınız.And you take those four instances and you realize you have a complex problem.
Ve bunlar aynı zamanda merakı da ortaya koyuyorlar.And then they also exhibit curiosity.
Ortaya çıkan kelimeleri görmeye başlıyoruz.You can start to see words emerging here.
Yani bunların nerede ortaya çıktığını görebiliyoruz, mesela Başkan Ford,So we can see where it's emerging here, like President Ford,
Onun burçlarını burada ortaya çıkarabiliriz.We can have his constellations emerge here.
Perde III'de, bu bilgileri, o zamanki yüzey şekillerini ortaya çıkartmakta kullandık.And we used it to try and reveal a landscape here in Act ill.
Ünlü cebirin ortaya çıktığı yer.Al-Gabr this is the root.
Elbette Al-Khwarizmi var, tam buralarda ortaya çıkıyor.Brahma Gupta... in India.
Bütün Hadron Çarpıştırıcısı ailesinin ortaya çıkması gerekiyor.The whole Hadron Collider family needs unlocking.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.So this is where car-sharing companies such as Zipcar and GoGet come in.
Robotlar bu eylemi yaparken ortaya çıkan sorun malzemeyle yüzeyden ayrılamamaları.Now the problem with the robots doing this is that they can't get unstuck, with the material.
İşe koyulmadan önce, ellerimi bir güzel yıkadım ve kalbimi de koydum ortaya.Before I started working, I washed my hands throughly and prepared my heart.
Mezopotamya'yı seviyorum çünkü en sevdiğim iki şeyin ortaya çıkmasına yardımcı oldu:I love Mesopotamia because it helped create two of my favorite things:
Peki bu yazı neden ortaya Mezopotamya'da çıktı?So why did this writing happen in Mesopotamia?
Ve 2 yılda bunu ortaya çıkaracağım, ... ...ve sahip olacağım.And I'm going to create this in two years, and I have.
E=MC kare başlangıçta sezgisel bir adım, ardından analizler ile ortaya çıktı.E=MC squared required an intuitive leap, and then you had to do the analysis afterwards.
Böylece bir dizi enstrüman ortaya çıkardık.So, we've made a whole series of instruments.
Ama bunu cebir olarak yapma gibi sezgisel bir durum da ortaya çıkıyor. .But there's actually an intuitive way of doing it in algebra as well.
Eğer grafiği çizecek olursak, ortaya buna benzer bir şey çıkacak. .So if you want to draw the graph, it would look something like that.
Cadı ortaya çıktı.What? GJP: The witch showed up here.
Bu kolonilerin sağlığına bakışın bütünsel fikrini ortaya çıkarıyor.And so this opens up the whole idea of looking at colony health.
Bu da, Vikipedi sayesinde, tüm dünyada ortaya cikacak bir çok fırsat anlamına geliyor.So there's a lot of opportunities that are going to arise around Wikipedia all over the world.
Ama bunun dogru olmadigi ortaya cikiyor. En son bir gazeteden aldigim e-posta soyle diyordu,The last time I got an email from a journalist saying,
Böylelikle dünya için su neyse, Titan için de metan'ın o olduğu ortaya çıktı.And so it turns out that methane is to Titan what water is to the Earth.
Bu Antarktika'nın troipk bölgelerden daha sıcak olduğunu ortaya çıkarmak kadar garip birşey.That's as bizarre as finding that the Antarctic on the Earth is hotter than the tropics.
Ortaya çıkan da şu ki, bu konuda yapılan araştırmalar insanın aklını başından alıyor.Turns out that the research done on that is absolutely mind-blowing.
Ve işte bu su ortaya çıktı.And this is the water.
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?And it raises a question: what changed?
Düşünürsünüz ki, "Dört basit yasa bu karmaşıklığı ortaya çıkarabilir mi?"And you'd think, "Can four simple laws give rise to that kind of complexity?"
Ve bu sadece görselleştirme için kullanılmıyor, gerçek hayatta da faydalı oldukları ortaya çıkıyor.And we can use this not just for visuals, but it turns out to be useful even in the real world.
Ve bunun sebebi yeni bir hastalığın ortaya çıkması, bulaşıcı bir kanser.And the reason for that is the emergence of a new disease, a contagious cancer.
Neden denk bir sav, doğa için de ortaya konamasın?Why can't an equivalent case be made for nature?
Ancak ortaya şu soru çıkıyor:But the question arises:
Neden 6'nın yeniden ortaya çıkmayı kesmediğini bilmiyoruz.Keeps happening. We can't figure out why 6 shouldn't stop appearing down the line.
Fakat bunun doğru olmadığı ortaya çıktı.But that turns out not to be true.
Kendini organize eden desenlerin bu oyunda kendiliğinden ortaya çıktığını görürsünüz.Well, you see self-organizing patterns that spontaneously occur in this board game.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.And finally, he revealed the truth of the matter.
Bunun belirleyici kaos kullanan sözde raslantısal sayı üreticisi olduğu ortaya çıktı.And it turns out it's a pseudo-random number generator using deterministic chaos.
Animasyonu yapıldığında farklı kırışıklıkların gerçekten ortaya çıktığını görebilirsiniz.And you can see those different wrinkles actually show up as she animates.
Medeniyeti ortaya çıkararak kendi ekolojik ortamımızı değiştirdik.We altered our ecological niche by creating civilization.
Bizim görevimiz özellik ortaya çıkarmak, kod ortaya çıkarmak değil.This is not a class -- or it shouldn't be a class.
Bu yeni nesil bakteri, yeni hücresiz aşılar geliştirilirken ortaya çıkmış durumda.This strain emerged while the new acellular vaccines were being developed.
Böylece zararlı bir kısırdöngü ortaya çıkar.So, you get this vicious cycle.
Şimdi size o anları göstermek istiyorum, çünkü çok özel anlarda ortaya çıktılar.And I'm going to show them to you now, because they came out of very specific conditions.
Tam o sırada gerçekleştirdğimi düşündüğüm bazı ciddi oyunlar için ikinci durum ortaya çıktı.So, here was the second condition for which I think I accomplished some serious play.
Oksidatif fosforilasyonda hidrojenleri pompalayacak enerji ortaya çıkartılıyor. .Oxidative generates the energy because the energy to push the hydrogens out.
LEGO bununla ortaya çıktı.LEGO came up with this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod