Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.All dug up just west of here in Olduvai Gorge, by the Leakey family.
" Şey, bilirsiniz, alttür ya da kategoriler ortaya çıktı " dedi."Well, you know, we seem to come in discreet sub-species or categories."
Bence bu oluşumlardan çok güzel şeyler ortaya çıkacak.And with that, I think there's some great things that will come out of it.
Eğer "Şişme Kuramı"na bakarsanız,... ...Şişme Kuramı... ...Alan Guth tarafından ortaya atılmıştır.And if you go by the Cosmic Inflation Theory Cosmic Inflation Theory It was founded by Alan Guth
Bazen türlerarası klonlarda solunum problemleri ortaya çıkıyor.Sometimes interspecies clones have respiration problems.
Ortaya çıkan sonuçlarla ilgili bir şey.It's just a matter of the consequences.
Biliyorum ki gerçek bir gün ortaya çıkacak.And I Now Someday That It'll All Turn Out
Biliyorsun gerçek ortaya çıkacak.Oh You Know It Will All Turn Out
Rahatlayınca ortaya çıkan görüntü böyle.This is the pattern produced when I am relaxed.
Bu da DNA replikasyonunda gen hatalarının ortaya çıkmasına sebep oluyor.And this can result in genetic typos or mistakes in the DNA replication.
Fakat onu ortaya çıkaran değer sistemi ölmedi.But the value system that produced him is not.
Bu sebepten, ortaya atılan çözümler şiddet içeriyor ve sorunları da çözmüyor.Whereby, many solutions are violent and they do not solve problems.
Ortaya çıkan sonuçlar Zimbardo dahil herkesi şaşırttı.What happens surprise everyone, including Zimbardo.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.And when angiogenesis is out of balance, a myriad of diseases result.
Ortaya gitti!Middle stone!
Bu enerji ortaya çıktığında, yarışta Formula 1' dönecek.When it's all unleashed, it puts Formula 0ne in the shade.
Ayakkabıyı çıkartırsam... ...ne ortaya çıkar? Nedir bu? - Ayak!But if I take shoe off... ...what's in there?
Eğer olaylar böyle gelişseydi endüstri devrimi ortaya çıkamazdı.Well, if that had been the case, there would have been no Industrial Revolution.
Ve bu, ortayı ifade etmenin bir diğer yoludur.And this is another way of representing the middle.
Ve Batılı yaşam tarzım boyunca sanki hiç gerçek potansiyelimi ortaya çıkaramamıştım.And it was as if through the standards of my Western life, I hadn't lived up to my full potential.
'Şeklin tam ortaya gelmesi için buradaki mesafe ne kadar olmalı?"What should this distance be here, so that the figure is centered?"
Eğer şeklin tam ortaya gelmesini istiyor isek, burası 4.25 cm olacak.So if we want it centered, then this is going to be 4.25 cm.
Kullanıcılarla ile birlikte kullanıldıkça ortaya çıkacaktır.It will be worked out in use, in collaboration with users.
Daha önce ortaya çıkmamış yeni bir dizilimdir.It's a new configuration that has never formed before.
Yeniliğin ortaya çıktığı an budur işte.That's really where innovation happens.
Ve kendi kişiliklerini tamamen kendilerine has yollarla ortaya koyuyorlar.And their own personalities come out in totally unique ways.
Sadece bir romantik komedi filmi izlemenin bile ilişki memnuniyetini dibe düşürdüğü ortaya çıktı.It turns out, merely watching a romantic comedy causes relationship satisfaction to plummet.
Ancak diğer faaliyetlerde de ortaya çıkıyor.But it happens in other activities.
Ama siz yolsuzlukların ortaya çıkardığı problemlerle ilgilenmezseniz, bunu kim yapacak.You're great designers, but your designs are selfish.
Dolayısı ile şiddet, Afganistan gibi bir ülkede, bu mirasın sonucu olarak ortaya çıktı.How to turn a bicycle into an instrument of terror.
Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Do you think the watch will appear if you cry like this here?
Seyahatlerimde gördüğüm en inanılmaz şeylerden biri böyle yeni bir türün ortaya çıkışıydı.One of the amazing things that I've discovered in my travels is that there is this emerging species.
Dünyada yeni bir çılgınlık ortaya çıktı.The world has a new mania.
Dünyada böyle bir akım mı ortaya çıkacak?Are they going to become the world wave?
Burada bahsedilen matematik doğanın bütün kurallarını ortaya koyuyor.That math underpins all of the laws of nature.
- Euclid'i geometrinin babası yapan ortaya attığı Euclid'in elementeri teorisidir.But what made Euclid the "Father of Geometry" is really his writing of "Euclid's Elements".
Basım olanakları ortaya çıkınca "Tamam, hadi incil'i basalım.When the first printing presses came out they said "Okay, let's print the bible.
Sonra "Hadi Euclid'in Elementleri kitabını basalım" fikri ortaya atıldı."Let's print 'Euclid's Elements'".
İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.It was produced by analyzing their communications patterns using a lot of these tools.
Ekipmanlarının hiçbirini satın almadığı ortaya çıktı.It turns out he doesn't buy any of his equipment.
Onların da müşterilerini daha rahat bulabilecekleri alanları tercih ettikleri ortaya çıktı.It turns out they've got to fish where the fish are.
Ortaya çıkacak sonuçlara gelince ise, dış görüntünün önem taşıdığı ortaya çıktı.So thinking about outcomes, it turns out appearances matter.
Korelasyon kendi içinde, nedenselliği ortaya koymuyor.Correlation in itself doesn't prove causality.
Ortaya yaşayan oto-portreler fikrini attım.And so I came up with the idea of the living self-portrait series.
O zaman burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor:So the question is, who is going to do this?
İnternet ortaya çıktığında herşey daha da eğlenceli hale geldi.And things got a lot more fun when the Internet came around.
Tae Ik oppa ortaya çıktı!Tae Ik oppa has appeared!
Man Ok, bana yardım ettin, resmi hiç ortaya çıkarmamalıydım.Man Ok, you saved me but I shouldn't have brought up the photo?
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.It's part of the fight and flight mechanism, that when an animal is frightened -- think of a deer.
Eh bunu deneyebilirsiniz, ama eğer oh, iyi nasıl ortayaWell you could try it out, but if you -- oh, well how come
Yani bunlara sahip olan insanlar ortaya çıkmaya başlıyor.So the people who start getting a little bit of them
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ? "Ama ziyaretçi böylece çizilmiş olması değildi kolay.Accidents, sir, happen in a moment, don't they?" But the visitor was not to be drawn so easily.
BÖLÜM VII YABANCIYLA ortaya çıkmasıCHAPTER VII THE UNVElLING OF THE STRANGER
Mrs. Hall, nefes biraz kısa bir aradan sonra ortaya çıktı, ancak, şiddetli bunun için.Mrs. Hall appeared after an interval, a little short of breath, but all the fiercer for that.
"Neden olmasın?" The Invisible Man ile ilgili olduğu ortaya çıktı"Why not?" The Invisible Man appeared to be regarding
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Researchers have distinguished that fish show pain behavior the same way mammals do.
Şimdi topluluğumuz içinde, belli bir kültür ortaya çıktı.Now within our community, a certain culture has appeared.
Ancak ortaya çıkan bu eserde koşmanız gerekiyor sanırım.And parallel to my cutting is my running.
Tüm bu çabaların sonucunda durağan bir obje ortaya çıkıyor.All of this effort results in an inert object.
BG:Ve Los Altos ile beraber yaptığınız çalışma, O nasıl ortaya çıktı? SK:And the collaboration you're doing with Los Altos, how did that come about?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod