Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tek yararlı cevaplar yeni soruları ortaya atandır.The only useful answers are those that raise new questions.
Onun yapacağını söylediğin gibi o ateş ederek ortaya çıktı.He came out shooting, same as you said he would.
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.Surprisingly enough, he turned out to be a thief.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
İlk parlamentonun ne zaman ortaya çıktığını biliyor musun?Do you know when the first parliament came into being?
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Don't let your feelings show.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.It transpired that fire was caused by a careless smoker.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökme.Don't wash your dirty linen in public.
Yaşlı bir adam ortaya çıktı.An old man came along.
Sitede bir adam ortaya çıktı.A man appeared at the site.
Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.The robber emerged from the darkness.
Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.Russia had emerged as a second superpower.
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?How did this misunderstanding ever arise?
O, beklenin tersine ortaya çıkmadı.She didn't turn up after all.
Zamanında gelemediği ortaya çıktı.It fell out that he could not come in time.
Onun gerçek olduğu ortaya çıktı.It turned out to be true.
O seçmenin, Mary Johnson'ın, Demokrat olduğu ortaya çıktı.That voter, Mary Johnson, turned out to be a Democrat.
Raporun yanlış olduğu ortaya çıktı.The report turned out to be false.
Sır yakında ortaya çıkacak.The secret will soon get out.
Veba o yıl ortaya çıktı.The plague occurred that year.
Günün güzel olduğu ortaya çıktı.The day turned out to be fine.
Öğretmenin hasta olduğu ortaya çıktı.The teacher turned out to be sick.
Kaza basit bir hatadan ortaya çıktı.The accident arose from a simple mistake.
Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.Confusion arose from the accident.
Pahalı makinenin kullanılmadığı ortaya çıktı.The expensive machine turned out to be of no use.
Kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.The dirty boy turned out to be a prince in disguise.
Bu tür sırlar her zaman sonunda ortaya çıkar.Such secrets are always eventually revealed.
Bayan Jackson ortaya çıkmadı.Miss Jackson did not appear.
Bu soru sık sık ortaya çıktı.This question has often arisen.
Bu sorun, karşılıklı yanlış anlamadan ortaya çıktı.This problem arose from the mutual misunderstanding.
Bu giyim tarzı Paris'te ortaya çıkmıştır.This style of costume originated in Paris.
Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.I'm sure she will turn up soon.
Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.I hope that Emi will appear soon. I'm tired of waiting for her.
Ortaya iyi bir fikir atamıyorum.I can't come up with a good idea.
Böyle bir fikri ne zaman ortaya attın?When did you come up with such an idea?
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Oradan bir şekil ortaya çıktı.A form appeared from over there.
Polis dava ile ilgili gerçeği ortaya çıkaracak.The police will reveal the truth of the case.
Polis suçlunun nerede yaşadığını ortaya çıkardı.The police found out where the criminal lived.
Nihayet bebeğin bir kız olduğu ortaya çıktı.The baby turned out to be a girl after all.
Büyük bir fikir ortaya attım.I've just come up with a great idea.
İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.Trade friction might arise between the two nations at any moment.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Sanayi Devrimi ilk defa İngiltere'de ortaya çıkmıştır.The Industrial Revolution took place first in England.
Benim haklı olduğum ortaya çıktı.It turned out that I was right.
Onunla ilgili ilk izlenimimin doğru olduğu ortaya çıktı.My first impression of him proved to be correct.
Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.I threatened to reveal his secret.
Onun ortaya çıkmasını bekledik.We waited for him to turn up.
Dikkatsizlik kazaları ortaya çıkarır.Accidents arise from carelessness.
Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.Time reveals truth as well as falsehood.
Mary birdenbire ortaya çıktığında ben ayrılmak üzereydim.I was about to leave when Mary appeared out of the blue.
Yeni bir zorluk ortaya çıktı.A new difficulty has arisen.
Tanrı'nın gönderdiği Yahya adlı bir adam ortaya çıktı.There came a man who was sent from God; his name was John.
Gemi yakında ortaya çıktı.The ship soon came into view.
Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.Investigators uncovered an assassination plot.
O er geç ortaya çıkacak.Sooner or later, she will appear.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod