Ana içeriğe geç
Sözlük

ortay ile cümle

ortay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hata ancak üçüncü bir çalışmada ortaya çıkabilir.However, the mistake would be recorded in the third type of study.
Andria şehrinin ortaya çıkışı hakkında değişik teoriler ortaya atılmıştır.Different theories exist about the origins of Andria.
Yazılı dönemde Sutralar ve buna ek olarak açıklamalı yorumlar ortaya çıkmıştır.Explicandum — that which gets explicated Explicans — that which gives the explication.
Gece ortaya çıkarlar. gündüz mağaralar gibi karanlık yerlerde uyurlar.It is nocturnal, roosting in sheltered places such as caves during the day.
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.And when men could no longer sustain them, the giants turned against them and devoured mankind.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.However, the robbery fails and, in the ensuing chase, Oliver is shot.
Romalıların yakın müttefikleri olan Aeduların kendi aralarında bir politik çatışma ortaya çıktı.An alliance between Spain's opponents therefore seemed to be a logical course of action.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Different aspects of lung cancer were described further in 1810.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Halley proposed this scheme in order to explain anomalous compass readings.
Doctor Who Dergisi yavaş yavaş bölüm duyurularıyla beraber sezonun yazarlarını ortaya çıkarmıştır.Doctor Who Magazine gradually revealed writers for the series alongside episode announcements.
Sırrı ortaya çıktı"."The secret is out".
Böylece ilk düzenli ordular ortaya çıkmıştır.At the same time, first regular settlements appeared.
Etkinliğin ardından ArtRave'in konseptini alarak ArtRave: The Artpop Ball turnesini ortaya çıkardı.Later, she took the concept of ArtRave and created ArtRave: The Artpop Ball tour.
Bu açıklama, genel göreliliği klasik limitte ortaya çıkarır.That is, the classical path arises naturally in the classical limit.
Aradığımız köprü de ortaya çıkmış gibi görünüyor.That's the bar we kept trying to find.
Fakat Bailey bu görüşünü ispatlayacak hiçbir argüman ortaya koymamıştır.However, Barley does not note from where he garnered this opinion.
Buna rağmen bu fenomeni açıklayan bir ortak görüş, bugüne kadar ortaya çıkmamıştır.A satisfactory explanation for this phenomenon seems to be lacking at the moment.
Halka açık ilk deneme sürümü Ağustos 2008'de ortaya çıkarıldı.The first actual test will be held in August 2008.
En sonunda Rollins ortaya yumruğunu koyar.Orrie is finally going to tie the knot.
Gerçekten bu izinsiz gelen kişinin Edgardo olduğu ortaya çıkar.It is confirmed that Edgardo is indeed the intruder.
Karakterlerin birçoğu yazarın daha sonraki romanı Ulysses'te ufak rollerde yeniden ortaya çıkar.Many of the characters in Dubliners later appear in minor roles in Joyce's novel Ulysses.
Abigaille Nabucco'yu alaya alır ve bu gerçeği ortaya çıkaran belgeyi yırtarak imha eder.Abigaille mocks him, produces the document and tears it up.
Mary Poole tam bu sırada beyazlar içinde Robert Smith ile dans ederken ortaya çıkar.Mary Poole appears in this sequence as a woman dressed in white dancing with Smith.
İlçenin tarihini ortaya koyacak kesin bilgiler yoktur.There is little consensus on how to divide Icelandic history.
Ligin deneysel baskısı 1946'da ortaya atıldı.The experimental edition of the League was introduced in 1946.
Aynı dönemde serbest vezin de ortaya çıktı.It was then released in the same period as well.
Yorumlar sonraki dönemlerde ortaya çıkmıştır.The papers described the occasion in the following terms.
Minoksidilin nasıl saç büyüttüğünün mekanizmaları kesin olarak ortaya konamamıştır.The mechanism by which minoxidil promotes hair growth is not fully understood.
İlk sette Fenerbahçe savunmada başarılı bir oyun ortaya koydu.Fenton's side played an exciting attacking game.
Harge aniden ve beklenmedik şekilde ortaya çıkar.Seán died suddenly and unexpectedly.
Bir "kusur" bu test sırasında ürün yıpraması veya toplam hatası olarak ortaya çıkabilir.For a "zero defect" product policy during this test no wear out or total failure may occur.
Ölümün HIV sebebiyle yaşandığı 1984 yılında ortaya çıkartıldı.He died of AIDS-related causes in 1984.
Dini bağlılık, uzaydayken uygulayıcılar için benzersiz güçlükler ve fırsatlar ortaya koymaktadır.Religious adherence in outer space poses unique challenges and opportunities for practitioners.
Diğer yanda dörtgen planlı dört eve ait olmak üzere duvarlar ortaya çıkarılmıştır.Each of them depicts a house from the following 4 houses.
Daha sonra zatüree ortaya çıktı.She later appeared in Masti.
Bipolar bozukluk veya majör depresif bozukluk bağlamında ortaya çıkabilir.It can occur in the context of bipolar disorder or major depressive disorder.
Stavrakios'un durumu, ardılını öncelikli hale getirdi, sarayda iki hizip ortaya çıktı.The matter of Staurakios' succession was deemed urgent and two factions emerged at court.
Bu ortak lehçe İslam'ın ortaya çıkışından sonra da devam etmiştir.This practice of selling idols continued even after the Islamic conquest.
II. Murat kazanan ardıl olarak ortaya çıktığında, Bizans topraklarına sefere çıktı.When Murad II emerged as the winning successor to his father, he marched into Byzantine territory.
"Kayseri'deki hain saldırının ayrıntıları ortaya çıkıyor"."Son dakika: Kayseri'deki hain saldırıyı gerçekleştiren teröristin kimliği belli oldu".
Açılış konuşmam bu yüzden ortaya çıktı.That's why I came up with the idea of my opening speech.
Netice olarak en azından yüz kişiyi öldürdüğü ortaya çıkmıştı.Eventually, it was discovered that he had murdered at least 100 people.
O anda, Buffy ortaya çıkar ve kızı kurtarır.And then the Dolphin appears and saves the girl.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde onun Chuck'ın annesi olduğu ortaya çıkmıştır.In the closing credits she is revealed to be Scott's mother.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.This assumption turned out to be false.
Eşitlik kuramı Simonson tarafından ortaya atılmıştır.A facsimile is given by Simonsen.
Çok sonra ortaya çıkacak olan Game theory’nin bir benzerini önerdi.He even proposed something akin to what much later emerged as game theory.
Farklı tahakküm biçimlerinin varlığı ise, farklı direniş biçimlerini ortaya çıkarır.When reactivity-selectivity relationships do exist they signify different reaction modes.
İlk olarak Silly Symphonies şerit çizgi roman'ında ortaya çıkmıştır.The Silly Symphonies are listed here in production order.
Steen ortaya kariyerini koyarken Generico maskesini koydu.Merlin pulls out his magic carpet.
Aynı zamanda İlk, Spike'ın Robin'in annesini öldürdüğünü ortaya çıkarır ve ortalığı kızıştırır.The First also reveals that Spike killed Robin Wood's mother, sparking a vendetta.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Epigraphic evidence also shows extensive Hellenistic influence in the interior.
Aynı yıl 4 Eylül'de yapılan operasyonda karnında iki tümör varlığı ortaya çıktı.An operation on 4 September of the same year revealed two tumours in her abdomen.
Böylece bir sonuç ortaya çıkmıştı.One example was completed.
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.Enough in the body understands it before the head.
Aynı ay bazı karakterlerin de rolleri ortaya çıktı.More character posters were also revealed later in same month.
Bu isyanın sosyo-ekonomik ve dini nedenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir.This move appears to have been motivated by both political and commercial reasons.
Çizgi romanın konusu Joker'in ilk ortaya çıkışıdır.It features the earliest origin story for the Joker.
Sonradan ortaya çıkan enformasyon dizileri hatırlama sürecini değiştirebilir.This subsequent set of information can alter recall.
Yeni sorunlar ve çözümler sürekli ortaya çıkmaktadır.New works and observations are created constantly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod