ortasında ile cümle

ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.Και πολλοί από τους υποστηριχτές του έγιναν έξω φρενών και το έδειξαν δημόσια στην ιστοσελίδα του.
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.И многие из его сторонников на его сайте были в очевидном бешенстве.
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.И много от собствените му поддръжници в собствения му сайт, се развилняха публично.
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.רבים מהתומכים שלו באתר שלו עצמו התחילו להשתולל מזעם.
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.وفي موقعه الخاص قد جن جنونهم علناً لقد كان سيناتور أوباما عندما تم إنشائه ، ولكنهم غيروا أسمه لاحقاً
Destekçileri de bu sayfaya gidip öfkelerini herkesin ortasında kustular.おおっぴらに怒り狂うことになりました これは最初"Senator Obama"(オバマ上院議員)でしたが 後で変わりました
Doğudan Batıya bakın, onları yalnız çölün ortasında, Amman'da bulacaksınız.Busquen de Este a Oeste, pero sólo lo encontrarán en la tierra desértica de Amman.
Doğudan Batıya bakın, onları yalnız çölün ortasında, Amman'da bulacaksınız.Carilah dari Timur ke Barat.. ...dan kamu hanya akan menjumpai mereka di.. ..padang pasir di negeri Amman.
Doğudan Batıya bakın, onları yalnız çölün ortasında, Amman'da bulacaksınız.Guardate dall'Est all'Ovest e troverete solo loro nella terra... nella terra del deserto di Amman,
Doğudan Batıya bakın, onları yalnız çölün ortasında, Amman'da bulacaksınız.Sucht von Ost nach West, und ihr werdet sie nur in dem Land, in der Wüste von Amman finden.
Doğudan Batıya bakın, onları yalnız çölün ortasında, Amman'da bulacaksınız.Ищите от востока до запада и вы найдёте их только на земле, на пустнынной земле Аммана.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Chúng ta đang ở ngay trong thời kì đầy sửng sốt.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Egy döbbenetes korszak közepén járunk.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.["기술은 신의 선물이다. 삶이라는 선물 이후 가장 위대한 신의 선물이다.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Nacházíme se v překvapivé době.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Siamo nel bel mezzo di un periodo stupefacente.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Sme uprostred ohromujúceho obdobia.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Vi er midt i en forbløffende periode.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Wij bevinden ons in een verbazingwekkende periode.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Żyjemy obecnie w zadziwiającym okresie.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Είμαστε στο μέσον μιας εντυπωσιακής περιόδου.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Което повдига друг голям въпрос:
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.Мы находимся в середине удивительной эры.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.אנחנו נמצאים באמצע תקופה מדהימה.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.نحن في منتصف فترة مذهلة.
Dudak uçuklatıcı bir sürecin ortasında bulunmaktayız.[技術は神の賜物 生命に次ぐ最大の賜物で 芸術と科学と文明の母なのです」- フリーマン・ダイソン
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.20 років іде на те, щоб підготувати кандидата наук.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.lei era il ministro delle finanze dell'Afganistan, un paese al centro dell'agenda mondiale.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Natomiast 20 lat zajmuje stworzenie kogoś z doktoratem.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Phải mất 20 năm để một người lấy được bằng tiến sĩ.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan Afganistan'nın Maliye Bakanı olarak görev yapmıştın.Απαιτούνται 20 χρόνια για να αποκτήσει κάποιος διδακτορικό τίτλο.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olan박사학위를 가진 사람을 키우는데는
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olanKöszönöm.
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olanSie der Finanzminister von Afghanistan, ein
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olanזה לוקח 20 שנה
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olanكنت وزير للمالية في ا فغا نستان ،
Dünya gündeminin hemen ortasında yer alan bir ülke olanようやく博士号を取る事ができます。
Dünya Savaşı'nın ortasında, birdenbire그건 우연치고는 너무 절묘하지 않나요?
Dünya Savaşı'nın ortasında, birdenbireזה לא קצת נוח מדי
Dünya Savaşı'nın ortasında, birdenbireأوليست مقنعة ولو قليلا ؟
Dünya Savaşı'nın ortasında, birdenbire驚くべきテクノロジーを手にした
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne Eylül그가 될 것이라고 알 필요가 언젠가 중순 활성화 보고서 카드 9월
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne EylülRaportul carte septembrie
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne EylülReport Card settembre
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne EylülВи повинні знати, що це буде активні десь в середині табель вересня
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne EylülВы должны знать, что это будет активные где-то в середине табель сентября
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne Eylülאתה צריך לדעת שזה יהיה פעיל מתישהו בסביבות האמצע דו"ח הכרטיס ספטמבר
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne Eylülعليك أن تعرف أن ذلك من شأنه أن يكون نشطة في وقت ما حول منتصف تقرير بطاقة سبتمبر
Eğer bir olacağını bilmek gerekir bazen ortasında etrafında aktif karne Eylülレポートカード9月 ドナダミーコは、1泊分と入る 私に言った彼は​​、新し​​いロボットを増していると思います
Eğer bu akrep ya da yelkovandan biri olsaydı saatin ortasından buraya çivilenmiş olurdu.자는 시침처럼 돌아가되, 고정된 점을 중심으로 돕니다
Eğer bu akrep ya da yelkovandan biri olsaydı saatin ortasından buraya çivilenmiş olurdu.Například to může být ručička, připevněná k hodinám zde.
Eğer bu akrep ya da yelkovandan biri olsaydı saatin ortasından buraya çivilenmiş olurdu.זה יכול להיות מחוג של שעון קיר, והוא תפוס לגב השעון בנקודה הזאת.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Daca este asa, suntem in mijlocul unei tranzitii.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Dans ce cas, ça veut dire que nous sommes en ce moment en pleine période de transition.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.De ser así, ahora estaríamos en el medio de una transición.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Ha ez így van, akkor éppen most zajlik az átmenet
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Ist das wirklich so, dann bedeutet das, wir sind hier im Moment mitten in einem Übergang.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.만약 그렇다면, 우리가 있는 이 중간이 다른 것으로 가는 변화의 중심입니다.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Nếu đúng như vậy, nó có nghĩa là chúng ta đang ở giữa giai đoạn của sự chuyển giao.
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.Oznaczało by to, że jesteśmy właśnie w okresie przejściowym.

İlgili Sayfalar