ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Necesitábamos algo que sostuviera la red en lo alto sobre la rotonda.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potřebovali jsme něco, co by drželo síť nahoře uprostřed kruhového objezdu.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potrebovali sme niečo, čo by udržalo sieť hore, uprostred dopravného uzla.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potrzebowaliśmy czegoś do podtrzymania sieci w samym środku ronda.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Precisávamos de algo para manter a rede levantada no ar no meio do círculo de trânsito.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Szükségünk volt valamire, amire felfűzhetjük a hálót, szabadtéren, a forgalom közepén.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.We hadden iets nodig om het net mee omhoog te houden midden op het verkeersplein.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Wir brauchten etwas um das Netz da draußen inmitten des Kreisverkehrs oben zu halten.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Χρειαζόμασταν κάτι που να κρατάει το δίχτυ πάνω εκεί στο μέσο του κυκλικού κόμβου.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Нужно было что-то, поддерживающее сеть в воздухе, прямо над кольцевой развязкой.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Потрібно було, щоб сітка підтримувалася в повітрі прямісінько над кільцевою розв"язкою.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Трябваше ни нещо, с което да държим мрежата във въздуха там, в средата на кръговото движение.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.היינו צריכים משהו שיחזיק את הרשת באויר בחוץ באמצע עיגול התנועה.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.واحتجنا شيئاً لكي نعلق عليه الشبكة في منتصف دوار مروري
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.劣化しないものが必要でした 最終的に約2万キロのスチールの輪を使いました
-alanın ortasında yaşam alanı sağladığımız- orangutanlarla insanları ayrı tutmak için bu çitimiz var.오랑우탄을 보호하는 거죠 이 지역 중간에 이들이 살 공간을 마련해주었습니다 사람들과 떨어뜨려 놓은 겁니다
-alanın ortasında yaşam alanı sağladığımız- orangutanlarla insanları ayrı tutmak için bu çitimiz var.Оно отделяет территорию людей от территории орангутангов, которая расположена посередине.
-alanın ortasında yaşam alanı sağladığımız- orangutanlarla insanları ayrı tutmak için bu çitimiz var.للحفاظ على القردة -- التي نزودها بمكان لتعيش به في المنتصف -- وبين الناس.
-alanın ortasında yaşam alanı sağladığımız- orangutanlarla insanları ayrı tutmak için bu çitimiz var.隔離するためです。 フェンス内には、森林再生エリアがあり、
Alınan bilgilere göre bu olay 80'li yılların ortasında gerçekleşmiş.Οι δοσμένες πληροφορίες αναφέρουν ότι ξεκινώντας από την δεκαετία του '80.
Alınan bilgilere göre bu olay 80'li yılların ortasında gerçekleşmiş.المعلومات التي حصلنا عليها تقر ان الامر بدأ منذ الثمانينات
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Al è nel pieno del suo addestramento come alchimista.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Al er i gang med sin uddannelse lige nu.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Al håller på med sin utbildning just nu...
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Al jest w trakcie szkolenia na alchemika.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.-Al on alkemiakoulutuksessa.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Es que Al está entrenando para ser alquimista.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.O Al está a meio do seu treino de alquimista, agora.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.Ο Αλ είναι στη μέση της εκπαίδευσής του τώρα.
Al şu anda simya eğitiminin ortasında.А-Ал сейчас проходит курс алхимии...
Alta Verapez'deki ormanların ortasında sağlıklı hamilelikler için katkıda bulunacaklar.그 곳은 가장 가까운 병원만도 배로 이틀을 가야하는 곳이거든요.
Alta Verapez'deki ormanların ortasında sağlıklı hamilelikler için katkıda bulunacaklar.באלטה וורפז, היכן שבית החולים הקרוב ביותר הוא במרחק של יותר מיומיים בסירה.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ale tohle jsem vyfotila na záchodě vzadu v chatce v eko-kempu v džungli v indickém Ásámu.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ale to zdjęcie zrobiłam w toalecie na tyłach namiotu w eko-kampie w dżungli w Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Dar am făcut această fotografie într-o toaletă din spatele unui cort într-o tabără ecologică din jungla Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.하지만 이 사진은 제가 아쌈 정글에 있는 환경 캠프 텐트 뒤 화장실에서 찍었어요.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Maar ik maakte deze foto op een toilet achteraan in een tent in een eco-kamp in de jungle van Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Ma ho fatto questa fotografia in un bagno dietro a una tenda nel camping ecologico nella jungla in Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Tomé esta foto en un baño detrás de una carpa en un eco-campo en la jungla en Assam.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Viszont ezt a fotót egy sátor mögötti mellékhelyiségben készítettem egy öko-táborban az Assam-i dzsungelben.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Но направих тази снимка в една тоалетна отзад в палатка в еко-лагера в джунглата в Асам.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.Но я сфотографировала этот туалет в палатке в эко-лагере в джунглях в Индии.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.אך אני צילמתי זאת בשירותים בקצהו של אוהל, במחנה האקולוגי שבג'ונגל של אסאם.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.لكنني أخذت هذه الصورة في حمام خلف خيمة في مخيم صديق للبيئة في أدغال أسام
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.エコキャンプのテントの裏のトイレで撮りました (笑)
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Ale przyszło mi do głowy, że w trakcie powodzi, na przykład w Bangladeszu, woda wyglądałaby inaczej.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.In tukaj je njuna voda. Ampak potem sem pomislil, da voda sredi poplave v Bangladešu ne bi bila takšna.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.그런데 생각해 보니까, 우리가 만일 방글라데시의 홍수지역 가운데에 있었다면 물이 이렇지 않을 것입니다.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Máme ji tady. Ale řekl bych, že v záplavové zóně v Bangladéši by ta voda nevypadala takhle.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Но си помислих - знаете ли, ако сме посред зона на наводнение в Бангладеш, водата няма да изглежда така.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Но тут я подумал, что если бы мы оказались в зоне наводнения в Бангладеш, то вода выглядела бы далеко не так.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.Правда, мені спадало на думку, що, якби ми були десь у затопленій зоні у Бангладеш, вода б не виглядала так.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.אבל חשבתי לעצמי, אתם יודעים, אם היינו באמצע אזור הצפה בבנגלדש, המים לא היו נראים ככה.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.لكنني فكرت، تعرفون، اذا كنت في وسط منطقة فيضان في بنغلاديش، لن يبدو الماء كهذا.
Ama düşünüyorum, hani, eğer Bangladeş'te sel bölgesinin tam ortasında olsaydık, bu su böyle gözükmezdi.もしこれがバングラデシュの洪水地帯の 真ん中だったら、水はこんなじゃないだろう それで、いくらか添加物を加えることにしました
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformda여러분이 선불교 신도라면 9월중순에 집밖으로 나와 제단에 서서
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformdaאך אם אתם הייתם זן בודהיסטים באמצע ספטמבר, הייתם מתבקשים לצאת מביתכם, לעמוד על בימה קנונית
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformdaلكنك اذا كنت بوذيا في منتصف شهر سبتمبر, سوف تكون مأمورا ان تخرج من منزلك لتقف فوق مكان للتعبد
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformda月見の祝いをするように言われます 家の中から出て 縁側に立ち
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.그러나 사막 한 가운데에 사는 식물이라면 당연히 기공을 통해서 물이 빠져나가는 것은 큰 문제가 될 거에요