Ana içeriğe geç
Sözlük

ortam ile cümle

ortam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.Je mogočna, značilno grajena etažna hiša podobna dvorcu.
Makine sadece kuru bir ortamda çok iyi şekilde çalışacaktır.Mehanska organizacija je učinkovita samo v stabilnem okolju.
Ancak, bu nispeten ılımlı ortam çok uzun sürmedi.Ta Sisina brezskrbnost pa je trajala še dolgo.
Bu yüzden, özellikle su buharı veya kimyasal gazların yer aldığı ortamlar için idealdir.Zanimalo ga je predvsem, ali gre za električno ali kemično substanco.
Terliksi hayvanlar, asidik ortamlara ilgi gösterirler.Živali uspešno pomagajo avtističnim otrokom.
Doğal ortamda hava yoluyla yayıldığı belgelenmemiştir.Prenos po zraku v naravnem okolju ni dokumentiran.
Bu durum, galaksideki çatışma ortamını iyice körükleyen unsurlardan biri halini alır.To velja za opazovalca, ki glede na Galaksijo miruje.
Boyalar kendileri de ortama bağlı olarak belirli bir tutarlılık geliştirir.Tudi same barve razvijejo posebno konsistenco glede na medij.
Aile ortamında mükemmel özel eğitim gördü.Svojo izobrazbo je izpopolnjeval z zasebnim študijem.
Kütüphanede bulunan yazma eserlerin tamamı digital ortama aktarılmıştır.Pravzaprav je digitalna knjižnica vse zgoraj našteto.
Hepatotoksinler doğal ortamlarda da bulunabilir.Nekateri hidrati obstojajo tudi v naravi.
IRIX masaüstü ortamı için GUI sağlayan ilk UNIX tabanlı işletim sistemleri arasındadır.IRIX je bil eden prvih UNIX operacijskih sistemov, ki je imel grafični uporabniški vmesnik.
Çalışanların yaralanma ve sağlık sorunlarına neden olabilen güvenli olmayan iş ortamı ve uygulamalardır.Izzivi in priložnosti zdravega delovnega okolja.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Ne moti je namočena zemlja, vendar pa potrebuje direktno sončno svetlobo.
Bu deneyler laboratuvar ortamında kontrollerle yapılmaktadır.Potrdijo jo z laboratorijskimi preiskavami.
ABD'deki hayvanat bahçelerinin çoğunda doğal ortam mümkün olduğunca taklit edilir.V živalskih vrtovih po svetu zato poskušajo vzgojiti čim več mladičev.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.V prihodnosti načrtujejo izgradnjo zdravilišča, saj je v okolici topli izvir vode.
Eğitim İşlevi Müze, insanlara ilgi çekici ve özgür bir öğrenme ortamı sağlar.Prehod v svet odraslih omogočata preizkušnja modrosti in poroka.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Vrh fotopske krivulje se nahaja pri 555 nm, kar je rumenozelenkasta svetloba.
Okuldan mezun olduktan sonra politika ve eğitim konularında pek çok tartışma ortamına katıldı.Po vojni je nadaljeval delo na partijsko-političnem in šolskem področju.
Bölgenin düşük nüfusu ve büyüklüğü, birçok yerel hayvan ve bitki türü için uygun bir ortam oluşturmaktadır.Nedidelis gyventojų skaičius ir tankumas sudaro geras sąlygas daugeliui vietinių augalų ir gyvūnų rūšių.
Elektronik bir ortam, oyun görevlisi gerekliliğini ortadan kaldırır ve muharebe çözünürlüğü hızını arttırır.Elektroninė terpė leidžia panaikinti žaidimo meistro būtinybę ir padidina kovų sprendimų spartą.
Doğal ortamda hava yoluyla yayıldığı belgelenmemiştir.Apie plitimą oru natūralioje aplinkoje dokumentų nėra.
Saf haliyle tamamen esnektir (özellikle oksijensiz ortamda).Grynas Titanas yra gana kalus (ypač aplinkoje be deguonies).
Ancak tüm durumlarda, fotonlar ortamda beklenilen ışık hızında yayılmaya devam eder.Visais šiais atvejais individualūs fotonai tebejuda terpėje šviesos greičiu.
Danimarka toplumu Yahudiler için her alanda dostane ve güvenilir bir ortam yarattı.Danijos visuomenė yra saugi ir draugiška jos žydams.
Özgür, hoşgörülü bir ortamda büyüdü.Jis augo meniškoje ir pasiturinčioje aplinkoje.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Jūriniai paukščiai – paukščiai, adaptavęsi gyventi jūrose.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.Adaptacija yra evoliucinis procesas, kurio metu populiacija geriau prisitaiko prie aplinkos.
Türkiye'de İnternet ortamında kitap sitesi kuran ilk kitabevidir.rašyk! – pirmoji Lietuvoje internetinės kūrybos knyga.
Gaz tüpünün vanası kapatılmalı, ortam havalandırılmalıdır.Būtina išjungti visus elektros prietaisus, atjungti antenas.
Makine sadece kuru bir ortamda çok iyi şekilde çalışacaktır.Šis aparatas veikė gana gerai, bet tik sekliuose vandenyse.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Mėgsta šviesą, bet reikia vengti tiesioginių saulės spindulių.
Koçyiğit ise köy ortamına alışmaya çalışıyor.Išteka iš Navikų ežero, telkšančio prie Navikų kaimo.
Laboratuvarda bakteriler çoğu zaman katı veya sıvı ortamda büyütülürler.Laboratorijoje bakterijos paprastai auga kietoje arba skystoje terpėje.
Esir ortamına alışık değillerdir.Jie nepriklauso prelatūros kunigijai.
LaserDisc veya Laserdisc (LD) ticari kullanıma sunulmuş ilk optik disk depolama ortamıdır.Laserdisc (LaserDisc, LD) – buvo namų video disko formatas, pirmasis komercinis optinis diskas.
Hidrokültür, bir su ortamıdır.Kaip spėjama nuo vandenligės.
Ancak son zamanlarda daha fazla sayıda sinema filmi doğrudan dijital ortama çekilmektedir.Netrukus po to, vis daugiau internetinių animacinių filmų atsirado internete.
Deaminasyon reaksiyonu laboratuvar ortamında bisülfit kullanılarak da meydana getirilebilir.Ši reakcija dar naudojama ir sidabro gryninimui laboratorinėse sąlygose.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.Sąveikaudami su terpe, jie generuoja blyškią melsvą šviesą, vadinamą Čerenkovo spinduliavimu.
Doğal ortamda, tüm papağan türlerinin delikli ağaç veya kütüklere gereksinimleri vardır.Parke yra ypatingų rūšių medžių kaip tulpių medžiai, Himalajų kedro medžiai ar platanas.
Sürtünmenin olmadığı bir ortam bulmak neredeyse imkansızdır.Perėjimo metu kėkštų rasti beveik neįmanoma.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Šviesamėgis medis mėgsta gana įvairius dirvožemio tipus.
Eclipse, açık kaynak kodlu ve özgür bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).Eclipse – atviro kodo integruota kūrimo aplinka.
Karar alma ortamı sağlar.Sprendimo pateikimo tikslumas.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Sakoma, kad ir dabar tyliomis vasaros naktimis vis dar pasigirsta jo balsas.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.Planeetidevahelises keskkonnas asub ka vähemalt kaks kettasarnast kosmilise tolmu piirkonda.
Öyle bir ortamda Aklimatizasiya bir haftadan bir-iki aya kadar devam edebilir.Nendes tingimustes kestab aklimatisatsioon ühest nädalast ühe-kahe kuuni.
Microsoft MS-DOS ve Windows ortamları seri bağlantı noktalarından COM1, COM2, vb. isimlerle bahseder.Microsofti MS-DOS ja Windows viitavad jadaliidestele kui COM-portidele: COM1, COM2 jne.
Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir.Sõjaajalugu tutvustavad sõjamuuseumid.
Okulda rahat bir ortam vardı ve öğrencilerin bağımsız düşünmesi teşvik ediliyordu.Forseliuse rajatud koolis oli tähtsal kohal õpetaja seletus ja õpilaste iseseisev lugemine.
Bunlar yıldızlararası ortamdaki düşük sıcaklıklarda oluşan katılardan oldukça büyük farklılıklar gösterirler.Tähetolm erineb väga ainest, mis on tähtedevahelises ruumis moodustunud madalatel temperatuuridel.
Bu tip musluklar yalnızca dondurucu hava şartlarının olmadığı ortamlarda kullanılırlar.Samas saab sellist külmutit kasutada kohas, kus elekter puudub.
Wikimedia Commons'ta Vittskövle Kilisesi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Konverentsi korraldavad kohapealsed vabatahtlikud koostöös Wikimedia Sihtasutusega.
Ortamın kırılma indisi kırılma derecesini belirler ve Snell yasası ile özetlenmiştir.Teise keskkonda murdunud laine levimise siht on määratud Snelli seadusega.
Çalışmalarını bunun için çok uygun bir ortam olan evinde gerçekleştirdi.Igaüks on paigutanud oma maja sinna, kus see talle kõige sobivam tundus.
Rusya’da tüm bu faaliyetleri mümkün kılan özgürlük ortamı fazla uzun sürmedi.Arvatavasti nad vabas looduses päris nii kaua ei ela.
Bu "yeniden sunum"un biçimi sanat eseriyle değil, onu insana ileten teknik ortamla bağlantılıdır.Enam ei ole tegemist reaalsest elust ümber jutustatud looga füüsilise soorituse kaudu.
Helicobacter pylori insan karnındaki asit ortamda yaşayabilmek için üreaz enzimini salgılar.Helicobacter pylori on võimeline ellu jääma inimese mao happelises keskkonnas tänu ensüüm ureaasi tootmisele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod