Çeşitli eter teorileri ortam ve madde konularını somutlaştırmaktadır.Różne teorie eteru ucieleśniają różne koncepcje ośrodka lub substancji.
İş oturarak yürütülür, ortam genellikle sessizdir.Poruszają się one w stadach, przeważnie milczą.
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Utwór stał się fenomenem internetowym.
Şarkı yalnızca dijital ortamdan satışa sunulmuştur.Kanał jest dostępny jedynie w przekazie cyfrowym.
MERAL UĞURLU: Dejenere musiki ortamında kendimi yapayalnız ve çırılçıplak hissediyorum.Naprzód, Piękna Australio Australijczycy, cieszmy się że jesteśmy młodzi i wolni.
Doğada bulunamaz, yalnızca laboratuvar ortamında elde edilebilir.Można go bez problemu samemu kupić w sklepie medycznym.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.Wyróżnia się, gdyż okolica jest raczej płaska.
Doğal ortamnın kaybolması bu türü tehdit etmektedir.Zagrożeniem dla tego gatunku jest utrata środowiska naturalnego.
Ama daha sonraları satış ortamları genişledi.Po jakimś czasie podjął decyzję o rozszerzeniu sprzedaży.
Hatta Microsoft Windows için yazılmış UNİX benzeri Cygwin ortamında da çalışabilir.Istnieje także port GNOME dla środowiska Cygwin, dzięki czemu może ono pracować w systemie Microsoft Windows.
Wikimedia Commons'ta BMP-2 ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Dla przykładu w Polsce bardzo popularną domeną drugiego poziomu jest .com.pl.
Karbon dioksitli ve azotlu ortamda aşınma hızı havaya göre oldukça düşmektedir.Zawartość wody i siarki w atmosferze okazała się niespodziewanie bardzo niska.
Oyun 3D ortamda oynanır.Jest grą 3D.
Askerlerin çevrelerini doğal yerine yapay bir ortamda bulmalarını sağladı.W ujęciu artystki odzyskują one swoje miejsce w naturalnym cyklu życia.
Soğutma ortamı olarak genellikle su kullanılır.Jako medium chłodzące najczęściej wykorzystuje się wodę.
Mars'ın bir zamanlar ortam olarak Dünya'ya benzediği düşünülmekteydi.Mars charakteryzuje się pewnym podobieństwem do Ziemi.
Gazete elektornik ortamda da yayımlanmaktadır.Gazeta publikowana jest również w wersji elektronicznej.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Arizona chwali Alexa za dobrą diagnozę pacjentki.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Nie chciał się wiązać z nikim, gdyż najważniejsze było dla niego bycie oryginalnym geniuszem.
Erişim tarihi: 2010-12-13. Wikimedia Commons'ta Fiat Tipo ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Semiomiks, 2010-11-05. . – rozważania o definicji gatunku i medium w odniesieniu do komiksu.
İlk olarak analog elektrik sinyaline dönüştürülen ses, elektronik ortamda dijital verilere dönüştürülür.Uzyskany w ten sposób sygnał analogowy dźwięku może zostać przekształcony do postaci sygnału cyfrowego.
Wikimedia Commons'ta Kate Moss ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Przez media porównywana jest do Kate Bush.
Çocukluğu yoğun bir kültür ortamında geçti.Od dzieciństwa wychowywał się w głęboko religijnej atmosferze.
Çeşitli ortamlarda yaşamaya özelleşmişlerdir.Potrafi żyć w różnorodnych środowiskach.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.W obniżonym ciśnieniu temperatura wrzenia może być niższa od punktu wrzenia w temperaturze otoczenia.
Cinnamon, GTK+ 3 tabanlı bir masaüstü ortamıdır.Cinnamon – środowisko graficzne oparte na bibliotece GTK+ 3.
Wikimedia Commons'ta Polonya Olimpiyat Komitesi ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.W skali ogólnopolskiej Olimpiadą kieruje Komitet Główny OWT.
Aydınlık, güneşli ve havadar ortamı tercih ederler.Lubi wilgotne powietrze i stanowiska słoneczne.
Fikir alış-veriş ortamı sağlar.Wywodzi się ze zwyczaju tonsury.
Sık sık gurbetçilerin ortamlarında görünür.Często mają wygląd stożków.
EUH044 Kapalı ortamda ısıtıldığında patlama riski var.R44 Zagrożenie wybuchem po ogrzaniu w zamkniętym pojemniku.
Güneşli ve yarı gölge ortamlarda iyi gelişir.W suchym, pustynnym klimacie sprawdza się dobrze.
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.Niszczenie siedlisk jest jedynym zagrożeniem.
Bu farklılık adaya benzersiz ve zengin bir ortam oluşturmuş, biyolojik açıdan çeşitliliğe yol açmıştır.Dzięki nieingerowaniu człowieka przyroda stworzyła bardzo zróżnicowane i bogate środowisko.
Muhtemel olarak soyu doğal ortamında tükenmek üzeredir.Na naturalnych stanowiskach prawdopodobnie już wyginęła.
Reaksiyonun denge yönü ortamın pH’sına bağlıdır.Reakcja silnie zależy od pH roztworu.
RealMedia Real Networks tarafından geliştirilen bir çoklu ortam içerik biçimidir.RealMedia – format kontenera multimedialnego opracowany przez RealNetworks.
Doğal ortamlardan hasadı yapılan kerevit türleri arasında ilk sırayı Procambarus clarkii almaktadır.Zaliczają się do nich łososiowate i gatunek raka Procambarus clarkii.
Doğal yaşam ortamı ılıman otlaklardır.Środowisko życia stanowią nizinne zakrzewienia.
İlk kez böyle bir salonda ve böyle bir ortamda çalıştığımız için sorunlar olacaktır.Po raz pierwszy w tak ważnej konferencji omawiano problem palestyński.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Pismo było dostępne w internecie od 1998.
Ciltler ortama 90'ar sayfaydı.Na podbudowie ZSZ w poł. lat 90.
UE sistemi DVB-S, DVB-C, DVB-T, DVB-H ortamlarını kabul eder.Systemy telewizji cyfrowej DVB-T, DVB-T2, DVB-H, T-DMB i ISDB-T.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.I det interplanetära mediet finns åtminstone två skiv-formade områden med kosmiskt stoft.
Etkinlik ayrıca sıcaklık, kimyasal ortam (örneğin pH) ve substrat konsantrasyonu tarafından etkilenir.Aktiviteten påverkas också av temperatur, kemisk miljö exempelvis pH och koncentrationen av substrat.
Wikimedia Commons'ta Batı Bengal Sosyalist Partisi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media som rör West Bengal Socialist Party.
Wikimedia Commons'ta Peter Carl Fabergé ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media som rör Peter Carl Fabergé.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havsfåglar är fåglar som har anpassat sig till liv inom marina miljöer.
Wikimedia Commons'ta Senckenberg Müzesi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media relaterad till Senckenberg Museum.
Bakteriler ortamda nemli tutulursa, insanları 15 güne kadar hasta etmeyi sürdürebilir.Om bakterier i omgivningen hålls blöta eller fuktiga kan bakterierna smitta i upp till femton dagar.
Çağdaş dünyanın düşünsel ve etik problemleri üzerinde düşünme yeteneğini geliştirmeye ortam hazırlamak.Att utveckla förmågan till etisk reflektion över samtida problem i världen.
Akvaryum ortamında üretilmemiştir.Mulle odlas inte i aquakultur.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Sedan 1998 finns den på Internet.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Interstellära moln erbjuder också ett medium för att studera närvaron och proportionerna av metaller i rymden.
GFAJ-1, çok az veya hiç fosfor bulunmayan ortamlarda yaşamını sürdürebildiği bilinen ilk canlı formu olmuştur.Detta är den första livsform man känner till som kan växa i miljöer med lite eller ingen fosfor.
4 masaüstü ortamının ISO kalıpları ayrı ayrı dağıtılır.Fyra tennisracketar av trä erbjöds separat.
Wikimedia Commons'ta M48 Patton ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media som rör M48 Patton.
Wikimedia Commons'ta Avro Lancaster ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media som rör Avro Lancaster.
Wikimedia Commons'ta Volkswagen Schwimmwagen ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.Wikimedia Commons har media som rör Volkswagen Schwimmwagen.
Wikimedia Commons'ta Filip Vujanović ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.Wikimedia Commons har media som rör Filip Vujanović.