ortalık ile cümle
ortalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Hoe meer ideeën er in omloop zijn, hoe meer ideeën elk individu kan gaan bestrijden.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Im więcej pomysłów w obiegu, tym więcej pomysłów, by się z nimi nie zgadzać.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Je mehr Ideen im Umlauf sind, desto mehr Ideen gibt es, denen jemand widersprechen kann.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.더 많은 아이디어가 전달될수록 어떤 개인이 동의하지 않는 아이디어도 많아진다는 것입니다.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Minnél több ötlet van forgalomban, annál több ötlettel lehet ellenkezni.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Più idee ci sono in circolazione, più idee ci sono per ciascuno con cui non essere d'accordo.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Plus il y a d'idées en circulation, plus il y a d'idées à contredire pour chacun.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.Чем больше идей витает в воздухе, тем больше у каждого шансов с чем-нибудь не согласиться.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.ככל שיותר רעיונות נכנסים לתודעה, כך יש יותר רעיונות שאפשר לא להסכים איתם.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.كل ما زاد عدد الأفكار المتداولة، كل ما توفرت أفكار أكثر لأي فرد ليتعارض معها.
Ortalıkta ne kadar çok fikir olursa, birbiriyle anlaşamayan o kadar çok insan var demek.誰かの反対する考えが 増えるということです メディアの増加は常に 議論の増加に繋がります
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Dan mereka tidaklah berada di permukaan.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.De finns inte bara liggandes på ytan.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.De ligger ikke bare på og flyder på overfladen.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ele nu stau aşezate la suprafață.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Elles ne sont pas étalées au grand jour.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.쉽게 찾을 수 있도록 그저 겉으로 드러나 있질 않아요.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Não estão logo à superfície.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Neležia len tak na povrchu.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ne ležijo kar tako na površju.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nem hevernek szanaszét a felszínen.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nepovalují se jen tak na povrchu.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nie leżą na powierzchni.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.No están simplemente tirados en la superficie.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Non si presentano in superficie.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar. Ortaya çıkabilecekleri ortamın hazırlanması gerekir.Ne eivät vain lepää silmiemme edessä, vaan niiden löytämiseksi on luotava otolliset olosuhteet.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Sie liegen nicht bloß auf der Oberfläche.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ze liggen niet ergens aan de oppervlakte.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Δεν είναι απλωμένοι στην επιφάνεια.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Вони не лежать просто на поверхні.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Те не просто лежат на повърхността.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.הם אינם מונחים סתם כך על פני-השטח.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.هي ليست ظاهرة على السطح.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.才能が現れ出る状況を作る必要があります
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Arrête de me tourner autour.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Đừng có giỡn.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Hör auf mit der Spielerei.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Houd op met grapjes maken.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Inceteaza cu glumele.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Prestaň si zo mňa uťahovať.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Sluta skoja runt.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Smettila di prendermi in giro.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Престани да се бъзикаш.
Ortalık yerde dalga geçmeyi kes.Хватит дурачиться.
Ortalık yine karışıyor.Aici e din ce în ce mai rău.
Ortalık yine karışıyor. Bunu nasıl onaracağımı biliyorum.Det bliver værre her!
Ortalık yine karışıyor. Bunu nasıl onaracağımı biliyorum.Stick, det blir allt värre!
Ortalık yine karışıyor. Bunu nasıl onaracağımı biliyorum.-Vypadněte odsud.
Ortalık yine karışıyor. Bunu nasıl onaracağımı biliyorum.Weg Sharp, 't gaat hier mis.
Ortalık yine karışıyor. Bunu nasıl onaracağımı biliyorum.Σαρπ, τα πράγματα είναι άσχημα.
Ortalık yine karışıyor.Ça chauffe en bas.
Ortalık yine karışıyor.Di sini mulai buruk.
Ortalık yine karışıyor.Dưới này không ổn chút nào!
Ortalık yine karışıyor.La cosa se está poniendo fea.
Ortalık yine karışıyor.Robi się tu nieciekawie.
Ortalık yine karışıyor.Тук не се издържа вече.
Ortalık yine karışıyor.Тук не се издържа вече.
Otoki ortalıkta görünmüyor.Na pocz¹tku chcia³am zrobiæ z ciebie g³upca.
Otoki ortalıkta görünmüyor.O-Toki n'est pas là ?
Otoki ortalıkta görünmüyor.Отоки нигде нет.