Ana içeriğe geç
Sözlük

ortadoğu ile cümle

ortadoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Et ce sont des traditions du Moyen Orient médieval.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Ezek a Közel-Kelet hagyományai voltak -- középkori hagyományok.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.그리고 이러한 것들은 바로 중동의 전통 즉, 중세의 전통이었습니다.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Och dessa vara Mellanösterns traditioner -- medeltida traditioner.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.To były tradycje Bliskiego Wschodu -- tradycje ze średniowiecza.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Und dies waren Traditionen des Mittleren Osten - mittelalterliche Traditionen.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Και αυτές ήταν παραδόσεις της Μέσης Ανατολής, παραδόσεις του Μεσαίωνα.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.И това са традициите на Близкия Изток -- средновековни традиции.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.И это были традиции Ближнего Востока - средневековые традиции.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Це були традиції Близького Сходу - середньовічні традиції.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.ואלה היו מסורות של המזרח התיכון -- מסורות מימי הביניים.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.والتي هي تقاليد الشرق الأوسط التي تعود الى العصور الوسطى
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.真実をつかむ2つの重要な話、
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Pretože vy nie ste na Blízkom východe.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Protože většina není na Blízkém východě,
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Weil sie nicht im Nahen Osten sind.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Διότι δεν είστε στη Μέση Ανατολή.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Защото вие не сте в Близкия Изток.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.משום שאתם לא נמצאים במזרח התיכון
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.لأنكم لستم في الشرق الأوسط.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.中東について知ろうとして
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Als het over het Midden Oosten gaat, zie je alleen het slechte nieuws.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Bo gdy patrzy się na Bliski Wschód widzi się jedynie złe rzeczy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Bởi vì khi bạn nghe tin tức ở khu vực Trung Đông, bạn chỉ toàn thấy tin xấu.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Din Orientul Mijlociu vin doar vești proaste.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.For når du ser mellemøsten, ser du kun de dårlige nyheder.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Karena saat Anda melihat Timur Tengah, Anda hanya melihat kabar buruk.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.왜냐하면 뉴스에서 중동면을 보시면 아시겠지만 늘 나쁜 뉴스만 보시잖아요.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Lähi-idästä tulee vain huonoja uutisia.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Mert ha megnézitek a Közel-Keletet, csak a rossz híreket látjátok.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Parce que, quand on parle du Moyen Orient, on vous montre seulement les mauvaises nouvelles.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Perché quando si parla di Medio Oriente, si vedono solo le cattive notizie.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Porque cuando se habla de Oriente Medio sólo se conocen las malas noticias.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Porque quando vemos o Médio Oriente, só vemos más notícias.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Pretože keď vidíte správy z Blízkeho východu, sú to vždy len zlé správy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Protože, vždy když čtete zprávy z blízkého východu, vidíte pouze špatné zprávy.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Διότι όταν βλέπετε τη Μέση Ανατολή, βλέπετε μόνο τα κακά νέα.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Като гледате Близкия Изток, виждате само лоши новини,
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.Когда вы видите Ближний Восток, вы видите только плохие новости.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.משום שכאשר אתם רואים את המזרח התיכון, אתם רואים רק את החדשות הרעות.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.لأنكم عندما ترون الشرق الأوسط، ترون الأخبار السيئة فقط.
Çünkü, Ortadoğu'ya bakarsanız sadece kötü haberler görürsünüz.しかし突然湧いた いい知らせは
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Bởi bạn không sống ở Trung Đông.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.For du er ikke i Mellemøsten.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Jullie wonen daar niet.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Karena Anda tidak berada di Timur Tengah.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.왜냐하면 여러분은 중동에 있지 않잖아요.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Parce que vous n'êtes pas au Moyen Orient.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Perché non siete in Medio Oriente.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Porque uno no está en Oriente Medio.
Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Porque vocês não estão no Médio Oriente.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Abbiamo veramente cambiato il modo in cui la gente vede il Medio Oriente.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Am schimbat percepția lumii despre Orientul Mijlociu.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Chúng tôi thực sự đã làm thay đổi cách mọi người nhìn về Trung Đông.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik. Çünkü siz, Ortadoğu'da değilsiniz.Naprawdę zmieniliśmy postrzeganie Bliskiego Wschodu.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik."Israel" ou "Irão". Nós mudámos realmente a maneira como as pessoas veem o Médio Oriente.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Kami benar-benar mengubah cara pandang orang-orang terhadap Timur Tengah.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.우리가 사람들이 중동을 바라보는 시선을 바꿨습니다.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Megváltoztattuk azt, ahogyan az emberek a Közel-Keletet látják.
Gerçekten, insanların Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü değiştirdik.Muutimme ihmisten kuvaa Lähi-idästä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod