ortadan kaldırmak ile cümle

ortadan kaldırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
BU SAYFADA CÜMLE
17
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Αν μπορούσαμε, θα θέλαμε να αφαιρέσουμε την προκατάληψη της αισιοδοξίας από τους ανθρώπους;
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Ако можем да направим това, дали искаме да отстраним отклонението към оптимизъм на хората?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Если бы могли так сделать, захотели ли бы мы лишить людей склонности к оптимизму?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Якщо б ми могли це зробити, чи хотіли б ми позбавити людей відхилень в оптимізмі?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?אם היינו יכולים לבצע זאת, האם נרצה להעלים את הטיית האופטימיות של אנשים?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?إن أمكننا ذلك، أنرغب في انتزاع ميل الناس للتفاؤل؟
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?楽観主義バイアスのさまざまな利点については 既に触れましたので
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.Je kan er ook niet vanaf komen.
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.어떠한 방법으로도 너는 그들을 박멸할 수 없다.
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.Nie jest bowiem tak, że tych bakterii można się po prostu pozbyć.
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.Це не те, що ми можемо якось знищити.
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.נראה שלא ניתן לחסל אותם
Eğer bir şekilde onları ortadan kaldırmak gibi değil.فلا توجد طريقة يمكنك أن تزيلهم بها.
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.A powiem więcej, my wcale nie chcemy ich jakoś wyeliminować.
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.Dat zou je niet eens moeten willen. .
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.너는 그들을 박멸하고 싶지도 않을 것이다.
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.Und ihr solltet auch gar nicht versuchen, sie zu beseitigen.
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.І навіть більше, це не те, що ми хочемо знищити.
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.יותר מזה אתם לא תרצו להיפטר מהם
Hatta istediğiniz gibi ve hatta daha fazla, öyle değil onları ortadan kaldırmak için.وحتى أكثر من ذلك، لن تستحب فكرة ان تزيلهم أو تقضي عليهم
Herhangi bir kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için de bu noktadan başlamayı doğru buldum.Kopioidaan tämä tähän. - Nämä ovat kaksi samanlaista yhtiötä. Tasan tarkkaan samanlaisia yhtiöitä.
Herhangi bir kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için de bu noktadan başlamayı doğru buldum.ここでの質問は、 $1のものは、$10のものに比較して安いかどうか?
lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.지도자를 제거하고자 하는 정치적인 목적을 위해 함께 뭉쳤다는 것입니다
lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.התארגנה שם למטרה פוליטית, וזה היה כדי לסלק את המנהיג.
lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.إجتمع معاً من أجل هدف سياسي ، ألا وهو خلع القائد .
lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.政治的な連携が組まれました 私たちはもう一歩進む必要があります
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Bistveno je, da ukrepe za odpravljanje ali preprečevanje tveganj razvrstite po prednostnem vrstnem redu.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Det är viktigt att de åtgärder som ska vidtas för att eliminera eller förebygga risker prioriteras.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Działania na rzecz eliminowania ryzyka lub mające mu zapobiec należy traktować priorytetowo.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Es primordial dar prioridad al trabajo necesario para eliminar o prevenir los riesgos.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Este esenţial să se acorde prioritate activităţilor care vizează eliminarea sau prevenirea riscurilor.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Identificação das medidas adequadas de eliminação ou controlo dos riscos.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Je dôležité, aby sa prioritne vykonali kroky potrebné na odstránenie alebo zabránenie vzniku rizík.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Nagyon fontos, hogy a kockázatok kiküszöbölését vagy megelőzősét célzó tevékenységeket rangsorolni kell.
Önemli olan, riskleri önlemek veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları öncelikli tutmaktır.Акцентирането върху дейностите по премахване или предотвратяване на рисковете е от първостепенно значение.
Orada olan siyasi bir koalisyondu, lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.Der skete det, at en politisk sammenslutning sluttede sammen om et politisk mål, og det var at fjerne lederen.
Orada olan siyasi bir koalisyondu, lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.Lo que pasó es que una coalición política se unió con un objetivo político: derribar al líder político.
Orada olan siyasi bir koalisyondu, lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.Stalo se to, že politická koalice se spojila za politickým cílem, a to odstranit vůdce.
Orada olan siyasi bir koalisyondu, lideri ortadan kaldırmak için bir araya gelinmiş siyasi bir amaç.Това, което се случи бе, че политическа коалиция се събра с политическа цел и тя беше да се премахне лидера.

İlgili Sayfalar