Ana içeriğe geç
Sözlük

ortada ile cümle

ortada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Nhưng khi nhìn lại, bạn sẽ thấy tất cả vẫn còn đó.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Pero si vemos más atrás, todo está ahí.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Όμως αν κοιτάξει κανείς πιο πίσω, όλα είναι εκεί.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Но ако се върнете назад, ако го разгледате, то съществува.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.Но если посмотреть внимательнее, там всё это было.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.אבל אם חוזרים עוד אחורה, אם מחפשים, הכל שם.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.ولكن إذا رجعت إلى بعيدا إلى الوراء، إذا نظرت إليه، كلها هناك.
Ama geriye dönüp baktığınızda, herşey ortada.両親を困らせる子供でした
Ama Harry McKenna tümüyle zehirlenmiţ. Ortadan kaldýrýlmalý.Mas o Harry McKenna tornou-se um cancro.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Aber es stimmt ganz sicher. Hyung mag Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Dar este cu siguranta Hyung o place pe Oh Ha Ni
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Hyung mówi, że to nie prawda Ale to jest pewne.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Jaz pa vem, da je. Hyungu je všeč Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Maar dit is zeker. Hyung vindt Oh Ha Ni leuk.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Mais j'en suis sûr. Il est amoureux de Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Ma questo è sicuro. A hyung piace Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Men detta är för säkert. Hyung tycker om Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Nhưng mà chắn chắn là... Hyung thích Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Tapi ini yang pasti. Hyung menyukai Oh Ha Ni.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Αλλά είμαι σίγουρος. Του Χιάνγκ του αρέσει η Ο Χα Νι.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.Но это же очевидно. Хён любит О Ха Ни.
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor..אבל אני בטוח בזה .היונג אוהב את הא ני
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.ولكن هذا امر مؤكد هيونج يحب أوه ها إن
Ama her şey ortada... abim Oh Ha Ni'yi seviyor.兄さんはオ・ハニが好きなんだ どうした?良くないことでもあるのか?
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.두 사람은 노예제도가 19세기가 열릴 때쯤은 사라질거라고 생각했습니다.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Dar amândoi au crezut că sclavia avea să moară odată cu ivirea secolului al XIX-lea,
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Jednak obaj myśleli, że niewolnictwo skończy się wraz z nastaniem XIX wieku.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Les deux hommes croyaient que l'esclavage allait disparaître avec l'arrivée du 19ème siècle.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Ma entrambi credevano che la schiavitù si sarebbe estinta con l'alba del 19° secolo.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Mas ambos acreditavam que a escravatura acabaria no dealbar do século XIX.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Nhưng cả hai đều tin rằng chế độ nô lệ sẽ chết vào cuối thế kỷ 19,
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Pero ambos creían que la esclavitud desaparecería con la llegada del siglo XIX.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.Они оба верили, что рабство перестанет существовать, как только забрезжит 19 век.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.אבל שני האנשים האמינו שהעבדות תעלם עם שחר המאה ה 19.
Ama ikisi de köleliğin 19. yüzyılla birlikte ortadan kalkacağına inanıyordu.وقد اعتقد كلا الرجلين أن العبودية ستندثر بحلول القرن التاسع عشر
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ale dobrá správa je, že uvedomenie si optimistického skreslenia nerozbíja ilúziu.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dar vestea bună e că devenind conștienți de tendința spre optimism nu spulberă iluzia.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.De jó hír, hogy az, hogy kezelni tudjuk az elfogult optimizmusunkat, nem zúzza szét az illúziókat.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dobrá zpráva je, že pochopení sklonu k optimismu nerozbíjí iluzi.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Doch die gute Nachricht ist, dass unsere Illusion nicht kaputt geht, wenn wir uns dieses Hangs bewusst werden.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Felizmente, ter consciência da tendência para o otimismo não destrói a ilusão.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.하지만 좋은 소식은 낙관주의적 편견이 환상을 깨지는 못하는다는 것은 인식해 가고 있습니다.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Maar het goede nieuws is, dat bewustwording van de optimisme-tendens de illusie niet wegneemt.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Mais la bonne nouvelle est que la prise de conscience du biais d'optimisme ne brise pas l'illusion.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ma la buona notizia è che diventare consapevoli dell'inclinazione all'ottimismo non distrugge l'illusione.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men den gode nyhed er, at blive klar over den optimistiske tilbøjelighed ikke fjerner illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men tack och lov så kommer medvetenheten om våra positiva förväntningar inte att krossa illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Nhưng tin tốt là việc biết về khuynh hướng lạc quan không phá đi ảo ảnh
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Pero la buena noticia es que ser consciente de la predisposición al optimismo no destruye la ilusión.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Świadomość optymistycznego nastawienia nie burzy pozorów.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Αλλά τα καλά νέα είναι ότι το να γίνεις γνώστης της προκατάληψης της αισιοδοξίας δε διαλύει την ψευδαίσθηση.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но добрата новина е, че когато знаем за отклонението към оптимизъм, това не унищожава илюзията.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но спешу вас порадовать, что осознание собственной склонности к оптимизму не развеивает иллюзии.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Та, хорошою новиною є те, що, стаючи свідомим оптимістичних відхилень, ми не розбиваємо ілюзію.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.החדשות הטובות הן שמודעות להטיית האופטימיות לא מונעת מאיתנו את האשליה.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.لكن البشرى هي أن اكتساب الوعي بالميل للتفاؤل لا يحطّم الوهم.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.幻想は壊れないということです 視覚の錯覚と同じように
Ama ortada bir suç yok.C'est triste, oui -- épouvantable.
Ama ortada bir suç yok."É triste, sim - terrível.
Ama ortada bir suç yok.Hij zei:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod