Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.Cet homme a disparu juste après l'opération ... laissant derrière lui la femme qu'il prétendait aimer.
Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.Pria itu menghilang tepat setelah operasi... meninggalkan istri yang dia bilang ia cintai.
Adım bir, karenizi ortadan ikiye katlayın, sonra öbür yöne ikiye, sonra da köşegenden ikiye.Krok č. 1: Složte svůj čtverec na polovinu, potom ještě jednou a nakonec přeložte napříč.
Adım bir, karenizi ortadan ikiye katlayın, sonra öbür yöne ikiye, sonra da köşegenden ikiye.Krok pierwszy: zegnijcie swój kwadrat na pół wzdłuż jednego boku, drugiego, a później po przekątnej.
Adım bir, karenizi ortadan ikiye katlayın, sonra öbür yöne ikiye, sonra da köşegenden ikiye.בשלב ראשון, תקפלו את הריבוע שלכם לחצי בכיוון אחד, ואז בכיוון שני, ואז לאורך האלכסון.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.Era excitante.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm. Heyecan vericiydi.Bylo to vzrušující.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm. Heyecan vericiydi.Dat was opwindend.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm. Heyecan vericiydi.Y eso fue emocionante.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm. Heyecan vericiydi.Но беше и вълнуващо.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.그 특전사들은 또 영국 해군 소대의 호위를 받아야 할 만큼 아주 위험한 일이었습니다.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.Τόσο επικίνδυνα ήταν.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.אשר להם גם היה ליווי של מחלקה מחיל המרינס המלכותי, משום שזה היה כל-כך מסוכן.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.محاطون هم بدورهم بقوة مرافقة من البحرية الملكية، لأن الوضع كان خطيرا جدا.
Afganistan'da El-Kaide'yi nasıl ortadan kaldıracağımız konusunda onlarla görüşürdüm.非常に危険な任務だったからです 刺激的でやりがいがあり
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Ada perbedaan sangat besar antar negara-negara Afrika. Dan Ghana di sini di tengah.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Afrikan sisällä on suuria eroja. Ja Ghana on täällä keskellä.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Afryka jest różnorodna. Ghana jest tu w środku.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.C'è una differenza enorme in Africa. E il Ghana è qui al centro.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Có sự khác biệt lớn trong Châu Phi. Và Ghana nằm giữa ở đây.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Der er en stor forskel i Afrika. Og Ghana er her i midten.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Er zijn grote verschillen in Afrika. Ghana staat hier in het midden.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Es gibt einen riesigen Unterschied innerhalb Afrikas. Ghana liegt in der Mitte.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Este o diferenţă enormă între Africa (şi Africa). Iar Ghana este aici în mijloc.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Há diferenças enormes dentro da África. O Gana está aqui no meio. Na Serra Leoa, há ajuda humanitária.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Hatalmas különbségek vannak Afrikában. Gána itt van középen
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Hay una inmensa diferencia entre los países de África. Y Ghana está aquí en el medio.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Il y a de grandes différences en Afrique. Et le Ghana est là, au milieu.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.아프리카 사이에 거대한 차이가 있습니다. 가나는 여기 중간에 있네요.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Vi har enorma skillnader i Afrika. Ghana ligger här i mitten.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.V rámci Afriky jsou obrovské rozdíly. A Ghana je tady uprostřed.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.V rámci Afriky sú obrovské rozdiely. A Ghana je tu uprostred.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Υπάρχει τεράστια διαφορά μέσα στην Αφρική. Και η Γκάνα είναι εδώ στη μέση.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Всередині Африки величезні відмінності. Ось Гана посередині.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Има огромни различия в Африка. И Гана е тук в средата.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.Между странами Африки существуют огромные различия. Гана здесь, посредине.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.יש פער עצום בתוך אפריקה. וגאנה נמצאת באמצע.
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.هناك فرق كبير بين أفريقيا. وغانا هنا في المنتصف
Afrika ile burada ortada bulunan Gana arasında çok büyük bir fark var.シエラネオネは人道的支援を受けています
Alacağın tek ödül ise fakirliğin, açlığın yokluğun, harap düşen köylerin ortadan kalktığını görmek.飢餓も、堕落も、打ち捨てられた町々も、全てなくなります。 これに魅力が感じられず、やはりお金にしか動機付けが見つからないとしたら、
Al, bir anda ortadan kaybolursanAl, se desapareceres de repente, o Mr.
Al, bir anda ortadan kaybolursanAl, se sparisci tutto d'un tratto,
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Al, eikö Kimblee epäile jotakin, jos katoat?
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Al, si desapareces de repente, ¿no sospechará el Sr. Kimblee?
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Blir inte Kimbly misstänksam om du bara försvinner.
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Bliver Kimblee ikke mistænksom, hvis du bare forsvinder.
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Jeśli nagle znikniesz, Al, Kimblee może być podejrzliwy.
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Αλ, αν εξαφανιστείς έτσι ξαφνικά, δεν θα υποψιαστεί κάτι ο κ. Κίμπλι;
Al, bir anda ortadan kaybolursan Bay Kimblee şüphelenmez mi?Если ты вдруг исчезнешь, господин Кимбли ничего не заподозрит?
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Ale svět je zřejmě směšný.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Ma apparentemente il mondo è ingiusto.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Mais il faut croire que le monde est insensé.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Men verden er åbenbart helt skør.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Pero aparentemente el mundo es ridículo.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Но, видимо мир является смешно.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.Но очевидно светът е нелеп.
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.فقط عبر الجلوس ومشاهدة التلفزيون ولكن يبدو أن العالم نفسه مثيرٌ للسخرية
Ama açýkça ortada ki dünya saçma bir yer.そこで、「進歩的変化キャンペーン委員会」と いう名のグループを共同創設しました、
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Ale jednou za čas vznikne mutace, která buňku poškodí, ale ta se nezabije.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Dar uneori apar mutații când celula nu se autodistruge și se deformează.