Bu öyküler, Story'nin reddi sonrasında ortadan kayboldu.La regina, non appena saputa la notizia, rimase devastata.
Tekkeye ait diğer bölümler zaman içinde yıkılıp ortadan kalkmıştır.Altri tempi usati nel passato sono caduti in disuso.
İskender'in işgalinden sonra ise bu sistem ortadan kalktı.Dopo l'eliminazione di questa Terra, Eric è scomparso.
O sırada Castiel ise ortadan yok oldu.BoJack, nel frattempo, è scomparso.
Ayrıca ne zaman ortadan kalkacağı da bilinmez.Non viene mai chiarito se muore o meno.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Inoltre, a volte Danny sembra sparire misteriosamente.
Deneyler bu çürütmeleri ortadan kaldırmak için devam etmektedir.Ma l'esperimento porta alla loro completa distruzione.
Bölümde Abdülhey'in ölümünden sonra ortadan kabolur.Nuovo commissario subentrato dopo la morte di Parodi.
Bu değer ile yönlendirme tablosuna her paket için bakılması gerekliliği ortadan kaldırılır.L'intera capacità trasmissiva disponibile viene impegnata per la trasmissione di ciascun pacchetto.
Tüm Dinozor türleri ortadan kalkmıştır.Tutti i Nomadi dell'Aria sono stati distrutti.
Ancak ortada değişik tahminler vardır.Si ipotizzano comunque scenari alternativi.
Hande Yener de bu durumdan memnunsa, ortada sorun yok demektir.Se tanti giovani alla deriva si rivolgono a lui , non è certo negativo.
Ed'den parayı alan Tolliver ortadan kaybolur ve Ed dolandırıldığını düşünmeye başlar.Detto questo Arnold esce e Don sembra essere pensieroso..
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.È lei in seguito, a scoprire il corpo del marito.
28 Temmuz'da Kazarian ve Michael Shane'e karşı kemerin ortada olduğu Ultimate X maçına çıktı.Il 28 luglio, vince un Ultimate X Match contro Kazarian e Michael Shane, difendendo il titolo.
Ama bizim çocuğumuz ortada yok.Il bambino, infatti, non sopravvive.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.Пять мальчиков в возрасте 9—12 лет пропали в конце апреля 2005 года.
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?С какой стати им теперь губить своих благодетелей?
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Вот дружеская молния: в ней смерть и утешенье.
Bu kendiliğinden öz enerji problemini ortadan kaldırır.Это сразу устраняет проблему собственных энергий.
Federasyon 31 Aralık 1963'te ortadan kalktı.Федерация прекратила своё существование 31 декабря 1963 года.
Yaklaşık 90 erkek, 17 kadın ve 11 çocuktan oluşan göçmenler grubu hiç iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.Приблизительно 90 мужчин, 17 женщин и 11 детей исчезли; не было никаких признаков борьбы или сражения.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Так что кандидатов в подозреваемые очень много.
9. Ortadaki evde oturan süt içer.В центральном доме пьют молоко.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Она таинственным образом исчезает.
Çünkü ortada David'in onu görmesi için hiçbir neden yoktur.Теперь они понимают, почему ее видит только Дэвид.
Tamirci çağırdıklarında ise büyük bir sorun olduğu ortadadır.После по телефонному автомату ему сообщают, что у него большие проблемы.
5 Ekim 1910 tarihindeki cumhuriyetçi devrim Portekiz monarşisini ortadan kaldırdı.5 октября 1910 года Португальская монархия была упразднена.
Ama ortada bir şarkı yoktu.Не сложилась песня… Ну и что?
Kısa bir süre sonra ortadan kaybolur.Через секунду он исчезает.
Bu taarruzun amacı, Belgorod girintisindeki tüm savunma hattını ortadan kaldırmaktı.Надобность, в которой отпала со строительством Белгородской оборонительной черты.
Daha sonra Savaş kimseye haber vermeden ortadan kaybolur.После войны пропадает без вести.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Не бояться врага, а искать и уничтожать его.
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Когда оно взойдёт, исчезнут все призраки.
Özellikle ortadaki adam (MitM) saldırılarına karşı duyarlı değildir.Она является атакой «человек посередине» (MITM).
Ama gerçek ortadaydı, bavullarında iki buçuk kilo eroin vardı.При обыске у него в кармане нашли свёрток с 4,52 г героина.
Geçmişte olan ayrılıkları ortadan kaldırmaya çalıştı.Порвать с прошлым у неё не вышло.
1 Aralık 2011’den itibaren puan sistemi tamamen ortadan kalktı.1 мая 2011 года выпуск этой модели прекращен полностью.
(Türkçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır).Замолчит Турция, если замолчит Sözcü).
Ancak bu krallığın ömrü uzun olmadı ve 60 yıl sonra ortadan kalktı.Однако, эта власть была слаба и продержалась всего 60 лет.
Bu Kretase-Tersiyer yok oluşunun dinozorların ortadan kalkmasını asteroidin çarpması sonucu olduğu önerisiydi.Вероятно, это тот самый астероид, что положил конец эпохе динозавров.
Dönemin sonlarında doğru yağmur ormanları neredeyse tümüyle ortadan kalkmıştır.Но бурная после проливных дождей река скоро размыла насыпь.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"«На другой день видит Иоанн идущего к нему Иисуса и говорит: вот Агнец Божий, Который берёт грех мира.»
Ortada herhangi bir savaş ilanı yoktu.Ни объявления войны.
Ortada eliptik bir atrium bulunur.Там же расположен легкоатлетический манеж.
Mathematica yoğun hesaplamalar gerektiren işlemler için zaman kayıbını ortadan kaldırmaktadır.Mathematica допускает отложенные вычисления.
Cıngıl Nuri’nin çıkagelmesi, karısının ortadan kaybolması gibi yeni tuhaf olaylar gelişir.Проснувшись, Реджи видит, что с его новой подругой происходит что-то странное.
Üst ve alttaki şeritler gök mavi, ortadaki şerit ise beyaz renktedir.Верхняя и нижняя полосы синего цвета, средняя — белого цвета.
Damat ise ortada yoktur.Жених между тем все не появляется.
Cinayeti duyunca paniğe kapılıp kaçan denizci, orangutanın da ortadan kaybolmasına sebep olmuştur.В панике матрос скрылся с места происшествия, забыв об орангутанге.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.После иммобилизации боли не исчезают.
Ve köprünün patlatılma tehlikesi ortadan kaldırılmış oldu.От взрыва мост уничтожен.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Во что следует верить?
Bu dönemde Partların etkisi tamamıyla ortadan kalkmış ve onların yerini Sasaniler almıştır.Погода в тот день была необычно сухой, а ветер — сильным и переменчивым.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Фея исчезает.
Gelli aynı yıl ortadan kayboldu.В этот же год пропал безвести.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.У одних он существует непродолжительное время (папоротники), у других преобладает в течение всей жизни (мхи).
Üç yıl sonra, 25 Temmuz 1841'de bir kez daha ortadan kayboldu.Спустя несколько недель, 5 июня 1833 года, они впервые увиделись.
Ama Ernesto ortadan kaybolmayı başarır.Эрнесту удаётся бежать.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Потом он неожиданно пропадает.