Ana içeriğe geç
Sözlük

orta ile cümle

orta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ortanca çocuk.Tom is a middle child.
Tom ve Mary ortaokul öğrencileridir.Tom and Mary are junior high school students.
Tom ve Mary'nin ortak bir yönü, onların müzik sevgisidir.One thing Tom and Mary have in common is their love of music.
Tom korsan olarak giyinmiş olarak partide ortaya çıktı.Tom showed up at the party dressed as a pirate.
Ortada bir sebep yoktu.There was no motive.
Sami muhtemelen altmışlı yaşlarının ortalarındaydı.Sami was probably in his mid-sixties.
Geçen ay Avustralya'ya gidecektim ama bir şey ortaya çıktı ve ben gidemedim.I was going to go to Australia last month, but something came up and I couldn't go.
Tom gecenin ortasında kapımı çaldı.Tom knocked on my door in the middle of the night.
Sami ve Leyla ortaokula birlikte gittiler.Sami and Layla went to middle school together.
Sami Müslüman bir ortamda yetişti.Sami grew up in a Muslim community.
Hüzün ortadan kalkacak.The sadness will go away.
Tom kitaplarla çevrili bir ortamda büyüdü.Tom grew up surrounded by books.
Şu an sağlıklı düşünemediğin ortada.You're clearly not thinking straight.
Pálinka, Orta Avrupa menşeli bir meyveli konyaktır.Pálinka is a fruit brandy from Central Europe.
Ortaokuldan nefret ederim.I hate middle school.
Ortaokuldan nefret ediyorum.I hate middle school.
Soru senin neden orada olduğundan ortaya çıkıyor.The question emerges why you were there.
Kendi kimliğinizi ortaya çıkarın.Identify yourselves.
Tom ortada bir neden yokken bana vurmaya başlamıştı.Tom began to hit me for no reason.
Tom'un not ortalaması nedir?What's Tom's grade point average?
Not ortalaman kaç?What's your grade point average?
Gerçek ortada bir yerde.The truth is somewhere in the middle.
Dar bir ortamda birinin önünden geçerken yüzünü mü, yoksa arkanı mı dönersin?When passing someone in a narrow space, do you face them or turn your back?
Sıkışık bir ortamda birinin önünden geçerken kıçını mı önünü mü dönersin?When squeezing past someone, do you give them the butt or the crotch?
Tom muhtemelen otuzlu yaşların ortasında.Tom is probably in his mid-thirties.
Tom büyük ortak.Tom is a senior partner.
Herkes kendini ortalamanın üzerinde görür.Everyone thinks they are above average.
Avustralya'da ortalama yaşam süresi ne kadar?What's the average life span in Australia?
Avustralya'da ortalama insan ömrü kaç yıl?What's the average life span in Australia?
İşçi sınıfı ile işveren sınıfının hiçbir ortak noktası yoktur.The working class and the employing class have nothing in common.
Hikâye dizelpunk temalı bir ortamda geçiyor.The story is set in a dieselpunk environment.
Sonuçlar ortada.The results speak for themselves.
Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu, çünkü Tanrı onu yanına almıştı.And he walked with God, and was seen no more: because God took him.
Sami arenanın ortasında duruyordu.Sami stood in the middle of the arena.
Bahçelerinde ortanca çiçeği var.Hydrangea grows in their garden.
Davranışınız istenen ortama yardımcı değildir.Your behavior is not conducive to the desired environment.
Her şeyin ortaya çıkmasını istiyorum.I want everything out in the open.
Arkadaşlar parlayan yıldızlar gibidir, karanlıkta ortaya çıkarlar.Friends are the stars shining; they appear in the dark.
Rakamlar ortada.The figures speak for themselves.
Ne ortak noktaları var?What do they have in common?
Ortalıkta paparazziler var.There are paparazzi around.
Tom'un kıyafeti ortama uygun değil.Tom is under-dressed for the occasion.
İş ortağım.He's my business partner.
Doksanlı yılların ortalarında Müslüman oldu.He converted to Islam in the mid-nineties.
Onunla hiç ortak yönümüz yok.He and I have nothing in common.
Ortalarına oturdum.I sat between them.
Çalışma ortamı iyiydi.His work environment was good.
Kağıdı ortasından yırttı.She tore the paper in half.
Kağıdı ortadan ikiye yırttı.She tore the paper in half.
Bu apaçık ortadaydı.That was fairly obvious.
Komşusuyla bir kuyuyu ortaklaşa kullanıyordu.He shared a well with his neighbor.
Geleceğine söz vermişti ama daha ortalarda yok.She promised to come, but hasn't showed up yet.
Köprünün orta kısmına yakın yere patlayıcılar yerleştirdi.He planted some explosives near the middle of the bridge.
Suud, Orta Doğu'nun istikrarını bozuyor.Saudi Arabia is destabilizing the Middle East.
Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın.Frequently air out the spaces you are in.
Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın.Don't share your personal items, such as towels, with others.
Türkiye, Avrupa'nın Orta Doğu'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.Turkey remains Europe's bridge to the Middle East.
Cezayir bölgede güvenilir bir ortak.Algeria is a reliable partner in the region.
Yeni iş, yeni ortam sana iyi gelebilir.A new job, a new environment would be good for you.
Çalışma ortamı yasası ne diyor?What does the work environment act say?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod