Tom çok dilli bir ortamda büyüdü.Tom grew up in a multilingual environment.
Ortalama görünümlüyüm.I'm average-looking.
Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Tom'un ortadan kaybolması polisi tamamen şaşırttı.Tom's disappearance completely baffled the police.
Tom kütükleri ortadan kesti.Tom sawed the logs in half.
Tom kütükleri testereyle ortadan kesti.Tom sawed the logs in half.
Sanırım bir sürü ortak noktamız var.I think we have a lot in common.
Gecenin ortasında uyanık kalmaya devam ediyorum.I keep waking up in the middle of the night.
Tom ortaokulda Mary'nin erkek arkadaşıydı.Tom was Mary's boyfriend in junior high school.
Tom henüz ortaya çıkmadı.Tom hasn't shown up yet.
Mary güzel bir elbise giyerek okulda ortaya çıktı.Mary showed up at school wearing a nice dress.
Kayakla atlama İskandinav ülkeleri ve Orta Avrupa'da popülerdir.Ski jumping is popular in Nordic countries and Central Europe.
Tom otuzlu yaşların ortasında gibi görünüyor.Tom looks like he's in his mid-thirties.
Tom, odanın ortasındaki büyük bir masanın etrafında arkadaşlarıyla birlikte oturdu.Tom sat with friends around a big table in the center of the room.
Ortam iletişimi etkiler.The setting influences the conversation.
Tom oturma odasının ortasında oturuyordu.Tom stood in the center of the living room.
Tom'un arabasına ne olduğunu ortaya çıkardın mı?Did you find out what happened to Tom's car?
Pazartesiye kadar bir fikir ortaya sürebilir misin?Can you come up with something by Monday?
Ortaya ne atabileceğimizi görelim.Let's see what we can come up with.
Yakında bir şey ortaya atmak zorunda kalacağız.We'll have to come up with something soon.
Bu planı nasıl ortaya attın?When did you come up with this plan?
Tom ve Mary'nin birbirlerinden hoşlandığı ortada.It's obvious Tom and Mary like each other.
Er ya da geç gerçek ortaya çıkacaktır.Sooner or later the truth will come out.
Bir acil durumun ortasındayız.We're in the middle of an emergency.
Burada bir şeyin ortasındayız.We're in the middle of something here.
Avrupa'nın ortak bir dili var mı?Does Europe have a common language?
Amerikan İngilizcesi Avrupa'nın ortak dili oldu mu?Has American English become the common language of Europe?
Ben biraz bir şeyin ortasındayım.I'm kind of in the middle of something.
Uçak ortadan kaybolmuş görünüyor.The plane appears to have vanished into thin air.
Deney başarılı olmalı. Sonraki şans elli yıl içinde ortaya çıkacaktır.The experiment must succeed. The next chance will only arise in fifty years.
Ben burada biraz bir şeylerin ortasındayım.I'm kind of in the middle of something here.
Ortaokuldayken öğretmenlerini seviyor muydun?Did you like your teachers when you were in junior high school?
Ortak birçok şeyimiz var.We have a lot in common.
Bizim ortak çıkarlarımız var.We have common interests.
Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I'd like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
Sağlam bir tartışma ortaya çıktı.A robust discussion ensued.
O konu asla ortaya çıkmadı.That topic never came up.
Gotik romanlar yüzyılın sonunda yeniden ortaya çıktı.Gothic novels reappeared at the end of the century.
O gerçek niyetlerini ortaya çıkardı.She sniffed out his true intentions, huh.
Tom ortağının tüm hisselerini ele geçirmek istiyor.Tom wants to buy out his partner.
Kameranı ortadan kaldır.Put your camera away.
Tom banka hesaplarını boşaltıp ortadan kayboldu.Tom cleaned out his bank accounts and disappeared.
Ortaokuldan beri Mary ve ben arkadaşız.Mary and I have been friends since middle school.
Büyük akıllar fikirleri, ortalama akıllar olayları, küçük akıllar ise kişileri tartışır.Great minds discuss ideas, average minds discuss events, small minds discuss people.
Ortadaki benim.The middle one is mine.
Tom ve benim düşündüğümden daha çok ortak yönümüz var.Tom and I have a lot more in common than I thought.
Konstantinopolis'in fethi, Orta Çağ'ın sonunu işaret eder.The conquest of Constantinople marks the end of the Middle Ages.
İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonunu işaret eder.The conquest of Constantinople marks the end of the Middle Ages.
Bir çileğin ortalama ağırlığının ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what the average weight of a strawberry is.
Bu kadar soğukken neden yaz mevsiminin ortasında gibi giyiniyorsun?Why are you dressing like it's the middle of summer when it's this cold?
Gördüğüm kadarıyla ortalık sakin.As far as I can tell, the coast is clear.
Tom her gün ortası uyur.Tom takes a power nap every day.
Ertesi sabah, Caroll Stadt ortadan kaybolmuştu.The following morning, Caroll Stadt had disappeared.
Ne yazık ki Tom ortaya çıkacak ve partimi mahvedecek.I'm afraid Tom will show up and ruin my party.
Eğer Tom ortaya çıkarsa, bu, Mary'nin gününü mahvedecek.If Tom shows up, it's going to ruin Mary's day.
Hoe Tom'un ortağıydı.How was Tom's party?
Tom duygularını gizler ve o sarhoş olduğunda onların hepsi ortaya çıkar.Tom bottles up his emotions and they all come out when he gets drunk.
Paris'teki Notre Dame Katedrali Ortaçağ'dan kalmadır.Notre Dame Cathedral in Paris dates from the Middle Ages.
Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!And then, in the middle of a magnificent meal, he started belching! How disgusting!
Onunla çok ortak noktam yok.I have nothing much in common with him.