Artık Ortaçağ'da değiliz.لم نعد في القرون الوسطى.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.A taxa de homicídio na Europa desceu num factor de 30 desde a Idade Média.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Az európai gyilkosságok mértéke harmincadjára esett vissza a középkor óta.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Die Mordrate in Europa ist seit dem Mittelalter um 30 Prozent gefallen.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Drabsraten i Europa er faktor med en faktor 30 siden middelalderen.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Het aantal moorden in Europa is met een factor 30 gedaald sinds de Middeleeuwen.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Il tasso di omicidi in Europa è calato di circa di 30 volte dai tempi del Medio Evo.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.La tasa de homicidios en Europa se ha reducido 30 veces desde la Edad Media.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Les meurtres en Europe ont chuté d'un facteur 30 depuis le Moyen Age.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Liczba morderstw w Europie zmalała o współczynnik rzędu 30 od Średniowiecza.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Míra úmrtnosti v Evropě je 30-krát nizší než v dobách Středověku.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Rata crimelor în Europa a scăzut cu 30% din Evul Mediu încoace.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Τα ποσοστά φόνου στην Ευρώπη έχουν πέσει 30% από τον Μεσαίωνα.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Количество убийств в Европе уменьшилось в 30 раз со времён Средневековья.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.Нивото на убийства в Европа е спаднало 30-кратно от Средновековието насам.
Belli bir fikrin yada şeyin etrafında çalışan Ortaçağ sanatçılarının aksinePor tanto tenemos este tipo de repeticion del principio y del final.
Bugün, ortaçağ Bizans'ının son dönemlerinden bir resmi inceleyeceğiz.Dr. Steven Zucker: Chtěli jsme se podívat na pozdně středověkou byzantskou malbu
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Eran tradiciones de Oriente Medio, tradiciones medievales.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Et ce sont des traditions du Moyen Orient médieval.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Acestea erau tradiții ale Orientului Mijlociu- tradiții medievale.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Boli to tradície Stredného Východu - stredoveké tradície.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Byly to především blízkovýchodní tradice -- středověké tradice.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Có rất nhiều văn hóa truyền thống ở vùng Trung Đông -- văn hóa Trung Cổ.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Dan itu adalah tradisi Timur Tengah -- tradisi Abad Pertengahan.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Dit waren tradities van het Midden-Oosten -- middeleeuwse tradities.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Ed erano tradizioni medievali del Medio Oriente.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Ezek a Közel-Kelet hagyományai voltak -- középkori hagyományok.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.그리고 이러한 것들은 바로 중동의 전통 즉, 중세의 전통이었습니다.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Och dessa vara Mellanösterns traditioner -- medeltida traditioner.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.To były tradycje Bliskiego Wschodu -- tradycje ze średniowiecza.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Und dies waren Traditionen des Mittleren Osten - mittelalterliche Traditionen.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Και αυτές ήταν παραδόσεις της Μέσης Ανατολής, παραδόσεις του Μεσαίωνα.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.И това са традициите на Близкия Изток -- средновековни традиции.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.И это были традиции Ближнего Востока - средневековые традиции.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.Це були традиції Близького Сходу - середньовічні традиції.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.ואלה היו מסורות של המזרח התיכון -- מסורות מימי הביניים.
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.والتي هي تقاليد الشرق الأوسط التي تعود الى العصور الوسطى
Bunlar da, Ortadoğu'nun Ortaçağ dönemi gelenekleridir.真実をつかむ2つの重要な話、
Bunun iyi bir sebebi yok. Ortaçağdaki törenler farklıydı. Bunu gözünüzde canlandırmanız gerekiyor.В началото й хората са създавали всичко самостоятелно и е нямало парична икономика.
Eser bu anlamda yenilikçi, ancak aynı zamanda ortaçağ sanat geleneğiyle de uyumlu. .Zároveň Ducciovo dílo staví na středověké tradici a nikdy se jí příliš nevzdálil.
Eser bu anlamda yenilikçi, ancak aynı zamanda ortaçağ sanat geleneğiyle de uyumlu. .Але в цей же час це настільки глибоко вкорінено також і в середньовічній традиції.
Hatırlayalım, ortaçağın sonlarına doğru Hz.Maria zaczęła odgrywać bardzo ważną rolę.
İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz.Nyní jsme v Britském muzeu a díváme se na skutečný poklad raného středověku.
İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz.We zijn in het British Museum we kijken naar een echte schat van de vroege middeleeuwse Britse geschiedenis.
İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz.Ми знаходимось в Британському музеї і бачимо один із скарбів британського раннього Середньовіччя.
İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz.Мы в Британском музее и смотрим на настоящее сокровище раннего средневековья британской истории.
İngiliz tarihinin ortaçağdan günümüze ulaşan gerçek hazinelerinden birisine bakıyoruz.نحن الآن بصدد الحديث عن معلم أثري له أهمية كبيرة في مجال الآثار في المتحف البريطاني البريطاني
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.고대에는 라틴어로 쓰여진 거 그 이후 중세시대에 쓰여진 거
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.latinul, az ókorban, és majd később a középkorban.
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.V latinščini, v antiki in potem pozneje v srednjem veku.
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.בלטינית, בימי-קדם ואחר בימי הביניים
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.باللاتينية وبالعصور القديمة وبعدها في العصور الوسطى
latince, antik ve ortaçağlarda yazılmış tezler.ラテン語で書かれた文献です いろいろ興味深いことを学びました
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.Абатство звертається до середньовічної традиції, але тепер від неї відступили.
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.Аббатство отсылает назад к средневековым традициям, но сейчас это исчезло.
Manastır Ortaçağ geleneklerine göndermede bulunuyor, ama artık göçüp gitmiş.و يرجع الدير لعرف القرون الوسطى و لكنه دُمر الأن
Ortaçağda gelenekselleşmiş düşünceler sembollerle canlandırılmış.Myslím, že to je Duch svatý Dr. Zucker:
Ortaçağda ki Romalılar 11 için bir "X" yaptılar ve yanına "I" koydular ve 9 içinde soluna.Ademas, Matematicas, Quimica y Fisica representan idiomas fijos, no sujetos a interpretación.
Ortaçağda ki Romalılar 11 için bir "X" yaptılar ve yanına "I" koydular ve 9 içinde soluna.Na verdade, a ciência define o que observa e executa testes para a descoberta.
Ortaçağda ki Romalılar 11 için bir "X" yaptılar ve yanına "I" koydular ve 9 içinde soluna.Stredovekí Rimania dávali "I" napravo od "X" aby dostali číslo 11 a naľavo, aby dostali číslo 9.