Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.Una sobre la guerra en Medio Oriente, y otra sobre una manifestación pública en Francia.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.Une sur la guerre au Moyen-Orient, et une autre sur une manifestation en France.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.Η μία αναφέρεται στον πόλεμο στη Μέση Ανατολή και μία άλλη αναφέρεται σε μια δημόσια διαδήλωση στη Γαλλία.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.Одно — о войне на ближнем востоке, и второе — об общественных демонстрациях во Франции.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.אחת היא בנוגע למלחמה במזרח התיכון, ואחרת בנוגע להפגנה בצרפת.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.أحدها حول الحرب في الشرق الأوسط، الأخرى عن المظاهرات في فرنسا.
Bir tanesi Orta Doğu'daki savaşla ilgili, bir diğeri Fransa'daki halk gösterisiyle.もう1枚はフランスの デモの写真です どの文化にも どうしようもない 矛盾があることに気づきました
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.자그만치 5백 9십억 달러의 돈을 1975년 이후로 중동으로 발송하지 않았다는 말이지요.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Asta înseamnă 59 miliarde de dolari din 1975 pe care nu i-au aruncat în Orientul Mijlociu.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Das sind seit 1975 59 Millionen Dollar, die man nicht an den Nahen Osten gezahlt hat.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Dat is 59 miljard dollar die sinds 1975 niet naar het Midden-Oosten zijn verscheept.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Esos son: 59 billones de dólares desde 1975 que no trajeron en barco desde el Medio Oriente.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Siamo a 59 miliardi di dollari, dal 1975, non trasferiti in Medio Oriente.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.To 59 miliardów dolarów od 1975 roku, których nie musieli wysłać na Bliski Wschód.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Това са 59 милиарда долара от 1975, които не транспортират с кораб от Близкия Изток.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.Это порядка 59 миллиарда долларов с 1975 года, которые они не отправили на Ближний Восток для закупки нефти.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.אלה 59 מיליארד דולר מאז 1975 שהם לא שלחו למזרח התיכון.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.هذا يعني 59 بليون دولار منذ 1975 لم يرسلوها إلى الشرق الأوسط ثمنا للبترول.
Bu 1975 yılından bu yana Orta Doğu'ya yatırılmayan 59 milyar dolar demek.彼らが中東に送らなかったお金は 国内に百万の職を生み出し
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.Het Midden-Oosten is de jongste jaren een avontuur.
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.모험이 맞습니다. 중동은 최근 몇년간 모험이었죠.
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.Останні кілька років Близький Схід - суцільні пригоди.
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.זאת באמת הרפתקה. המזרח התיכון הוא הרפתקה כבר כמה שנים.
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.أنها مغامرة بالفعل . الشرق الأوسط كان مغامرة أخر سنتين .
Bu bir macera. Orta Doğu geçtiğimiz birkaç yıldır bir macera oldu.アラブの春に始まり革命が相次ぎました
Bu bir terör saldırısıydı. Ve bu durum, Başkan'ın tüm Orta Doğu'daki politikasına şüphe düşürüyor.Angriff von Terroristen. \ und dies in Frage stellt die President\'92s gesamte Politik im Nahen Osten.
Bu doğru, burası Orta Doğu'ya benzemiyor, ancak arkada gördüğümüz, bir patika gibi gözüken dere(Ч)Але тут є посилання на річку Йордан позаду
Bu konuda bu kadar mutlu olmamın nedeni ise Asya'da, Orta Doğu'daÉs ami nagyon boldoggá tesz ebből, az az, hogy már dokumentáltuk, hogy nagyon sok olyan ország van
Bu konuda bu kadar mutlu olmamın nedeni ise Asya'da, Orta Doğu'daOlen hyvin iloinen siitä, että olemme jo näyttäneet toteen, että on monia maita
Bu konuda bu kadar mutlu olmamın nedeni ise Asya'da, Orta Doğu'daVà tôi cũng rất vui khi biết rằng những dữ liệu gần đây cho thấy nhiều quốc gia ở Châu Á, Trung Đông,
Bu Orta Doğu'daki durumla kesinlikle aynı şey değil.중동과는 판이하게 다른 상황이지요.
Bu Orta Doğu'daki durumla kesinlikle aynı şey değil.לבטח זה לא המקרה במזרח-התיכון
Bu Orta Doğu'daki durumla kesinlikle aynı şey değil.هذا ليس هو الحال بالتأكيد في الشرق الأوسط
Bu Orta Doğu'daki durumla kesinlikle aynı şey değil.ヨーロッパ植民地時代からとり残された国境は
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Ez egy ébredés története, a stand-up ébredésének a Közel-Keleten - egy "stand-up felkelés", ha úgy tetszik.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Här är berättelsen om uppgången av ståuppen i Mellanöstern- -en ståupp-uppståndelse.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.저는 중동에서의 스탠드업 코미디의 발생과 성장을 이야기할까 합니다 스탠드업(일어서)의 성장이죠.만약 원하신다면.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Questa è la storia dell'ascesa del cabaret nel Medio Oriente -- una rivolta del cabaret, se preferite.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.זה הסיפור על העלייה של הסטנדאפ במזרח התיכון -- התקוממות סטנדאפ, אם תרצו.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.ان هذه هي قصة تصاعد شعبية الكوميديا الارتجالية في الشرق الأوسط - انتفاضة الكوميديا، اذا جاز التعبير.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.中東の一揆と言ってもいいでしょう ロンドンで作家兼著者として働いていて
Bu politika Orta Doğu'yu ve İslam dünyasını (sorununu) daha kötüye götürecektir.Essa política vai incendiar o (problema do) Oriente Médio e o mundo islâmico ainda mais.
Bu politika Orta Doğu'yu ve İslam dünyasını (sorununu) daha kötüye götürecektir.Esta política encenderá más el problema del Medio Oriente y el mundo islámico.
Bu politika Orta Doğu'yu ve İslam dünyasını (sorununu) daha kötüye götürecektir.Sa politique mettra encore plus le feu au Moyen-Orient et à la question musulmane.
Bu politika Orta Doğu'yu ve İslam dünyasını (sorununu) daha kötüye götürecektir.Этот политический шаг только ещё больше разожжёт конфликт на Ближнем Востоке и исламского мира.
Bu yılın başlarında Orta Doğu'dan gelen göçmenlere karşı yürüyüş yaptılar.Este mismo año, se concentraron contra los inmigrantes de Oriente Medio.
Bu yılın başlarında Orta Doğu'dan gelen göçmenlere karşı yürüyüş yaptılar.In passato, hanno protestato contro gli immigrati dal Medio Oriente.
Bu yılın başlarında Orta Doğu'dan gelen göçmenlere karşı yürüyüş yaptılar.Ранее в этом году они уже организовывали общественные протесты против иммигрантов из стран Ближнего Востока.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Có thể đoán chừng là họ đã gặp nhau trước tiên ở Trung Đông, nơi mà người Neanderthal đang sống lúc ấy.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Das war wahrscheinlich zuerst im Nahen Osten so, wo Neanderthaler lebten.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.De presupus că s-au îndreptat întâi spre Orientul Mijlociu unde existau neanderthalieni.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Det gjorde de, antageligt, først i Mellemøsten, hvor der levede Neanderthalere.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Es de suponer que ocurrió por primera vez en Medio Oriente donde vivían neandertales.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Feltehetően ez először a Közel-Keleten történt meg, ahol akkortájt éltek a Neander-völgyi emberek.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Förmodligen gjorde de detta först i Mellanöstern där det fanns neandertalare som bodde.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Mungkin, mereka pertama kali bertemu di Timur Tengah di mana Neanderthal hidup.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Pravdepodobne sa tak najprv stalo na Blízkom východe, kde Neandertálci tiež žili.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Prawdopodobnie stało się to po raz pierwszy na Bliskim Wschodzie, gdzie żyli neandertalczycy.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Předpokládáme, že k tomu došlo nejprve na Středním Východě, kde neandertálci žili.
Büyük ihtimalle bunu ilk önce, Neandertallerin yaşadığı Orta Doğu'da yaptılar.Presumibilmente dapprima nel Medio Oriente, dove già si trovavano i Neanderthal.