Özellikle Avrupa, Orta Çağ sonlarına kadar Bizans'ın ekonomik gücüne erişemedi.Europa šiuo atžvilgiu neprilygo Bizantijai iki viduramžių pabaigos.
Üretimi ilk olarak Orta Çağ'da gerçekleşmiştir.Manoma, kad šaltiena buvo pradėta gaminti Viduramžiais.
Şato bir Orta Çağ kalesinin üzerine inşa edilmiştir.Pastatas pastatytas ant viduramžių pilies liekanų.
Oyunculuk, Orta Çağ başlarında onurlu bir meslek değildir.Kaip minėta, perfektas bent ankstesniu laikotarpiu nevartotas su vidurine rūšimi.
İlk yerleşim Orta Çağ'da oluşmaya başlamıştır.Pirmosios gyvenvietės dabartinėje miesto teritorijoje ėmė kurtis viduramžiais.
Bitler en azından Orta Çağa kadar tüm insan topluluklarında bulunmuştur.Miesto apylinkės dar iki viduramžių pabaigos buvo gyvenamos jotvingių genties.
Orta Çağ'da Tiraspol, Moldovlar ile Tatarlar arasında tampon bölge olmuştur.Viduramžiais šios apylinkės buvo tarpinė (buferinė) zona tarp totorių ir moldavų.
Orta çağlardan 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan Objet d'art derlemesi de sonradan buraya dahil edilmiştir.Tiriamoji žurnalistika nuo dvidešimto amžiaus pabaigos iki šio amžiaus vidurio taip pat buvo apmirusi.
Orta çağda inşa edilmiş olan Gürcü manastırı İşhani burada yer alır.Gyvenvietė įžymi dėl viduramžiais čia veikusio vienuolyno.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.Sipahio statusas atitiko viduramžių Europos riterio statusą.
Orta Çağ sonlarında birçok Serbest Şehir, Hansa Birliği gibi Städtebündeler (şehir birlikleri) kurdu.Keskaja lõpul moodustasid paljud vabalinnad linnade liite (Städtebünde), nagu Hansa Liit.
Sonraki albümleri The Shadowthrone'nda bu Orta Çağ ruhu devam ettirildi.Nende teine album The Shadowthrone jätkas keskaja vaimu.
Ülkenin Orta Çağ'a kadar uzanan bir müzik tarihi vardır.Serbia muusika dokumenteeritud ajalugu ulatub keskaega.
Orta Çağ'ın tartışmasız en önemli Yahudi düşünürüdür.Tegemist on maailma suurima ja olulisima keskaegsete juudi käsikirjade koguga.
Bu aletler Orta Çağdan beri kullanılmaktadır.Ravimeetodit on kasutatud juba keskajal.
Orta Çağ'daysa Hristiyan ve İslam dünyasında bazı liberal düşünürlere rastlanılır.Keskajal tunti mandlipiima nii islamiriikides kui ka kristlikes maades.
Van şehri eteklerindeki bu yapının harabeleri onun duvarlarının Orta Çağda yapıldığını destekler.On arvatud, et selle massiivsete müüridega keldriruumid pärinevad keskajast.
Manş Adalar orta çağ Normandiya Düklüğün son kalıntılarıdır.Magnus Lagabøte saaga on viimane keskaegne Norra kuningasaaga.
Bu şehirler, orta çağ siyasetinin dengesizliğiyle bazen özgürlüklerini kazanırken bazen de kaybettiler.Linnad saavutasid (ja mõnikord kaotasid) oma vabaduse jõupoliitika muutuste kaudu.
Orta Çağdan kalma belgelere göre, yayın balıklarının suya giren küçük çocukları yedikleri olmuştur.Mõnede allikate kohaselt on lehtedel karvakesed, mis komplekteerivad vaiku.
Daçyalılar'ın yaşadığı bölge, Orta Çağ'da Slav halklarının yerleşimine sahne oldu.Viikingiajast alles jäänud orjapidamine kadus keskaja kõrgperioodil.
Orta Çağ'da tarımdaki hemen hemen her işlem el aletleriyle yapılıyordu.Keskajal raviti taimega peaaegu kõike.
Birçok orta çağ kilisesi sizi mihraba çekmek için bunu kullanır.A myslím že najdete mnoho kostelů co se snaží mít kresbou v obloucích tak vysoko jako tu.
Bu bana Orta Çağ'daki lonca sisteminin ne demek olduğunu öğretti.저는 그분 밑에서 일하며 중세시대의 길드 시스템을 접하게 되었습니다.
Bu bana Orta Çağ'daki lonca sisteminin ne demek olduğunu öğretti.Завдяки цьому досвіду я набула уявлення про цехову систему, що існувала у середньовіччі.
Bu bana Orta Çağ'daki lonca sisteminin ne demek olduğunu öğretti.וזה לימד אותי מה שיטת הגילדה בימי הביניים.
Bu bana Orta Çağ'daki lonca sisteminin ne demek olduğunu öğretti.وهذا علمني كيف كان نظام النقابة في العصور الوسطى
Bu bana Orta Çağ'daki lonca sisteminin ne demek olduğunu öğretti.ギルドシステム つまり 私がこの世界に足を踏み入れたとき
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Acestea erau lucruri care se pierduseră în Evul Mediu.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Queste sono cose che erano perse nel Medioevo.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.To jsou věci, které ve středověku vymizely.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Все це було втраченим в Середні Віки.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Все это было утрачено в Средние века.
Bu sözcük orta çağda yanlış analiz edilmiş, "asleep",「a-sleep (眠っている)」 「a-wake (起きている)」 「a-round (まわりの)」と同じ「a」だと
Bu sözcük orta çağda yanlış analiz edilmiş, "asleep",이건 중세시대에서 잘못 해석했었어요.
Bu sözcük orta çağda yanlış analiz edilmiş, "asleep",היא אובחנה לא נכון בימי הביניים
Bu sözcük orta çağda yanlış analiz edilmiş, "asleep",أُسيء تحليله في العصور الوسطى
Daha önemlisi, orta çağ toplumu, Hristiyanlık boyunca보다 중요하게는, 그 기독교 중세사회가,
Daha önemlisi, orta çağ toplumu, Hristiyanlık boyuncaויותר חשוב מכך, חברת ימי הביניים שדרך הנצרות,
Daha önemlisi, orta çağ toplumu, Hristiyanlık boyuncaو الأهم من ذلك، مجتمعات القرون الوسطى من خلال المسيحية
Daha önemlisi, orta çağ toplumu, Hristiyanlık boyuncaアリストテレスの考えは中世の社会に 広く受け入れられました
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.Finlandia formó parte de Suecia durante más de 600 años, desde la Edad Media hasta principios del siglo XIX.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.Finland var en del av Sverige i över 600 års tid från medeltiden till 1800-talets början.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.La Finlande a appartenu à la Suède durant 600 ans, du Moyen-Âge jusqu’au début du 19e siècle.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.Suomi oli osa Ruotsia yli 600 vuoden ajan keskiajalta 1800-luvun alkuun saakka.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.Финляндия была частью Швеции более 600 лет со средних веков до начала XIX века.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.كانت فنلندا جزءً من السويد لمدة تزيد عن 600 سنة، منذ العصور الوسطى حتى بداية سنوات 1800.
Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı.芬兰自中世纪至19世纪初经历了600多年的瑞典统治。在此期间,为了争夺对芬兰的统治权,瑞典和俄罗斯之间战争不断。俄罗斯最终于1809年取得了对瑞战争的胜利,从此芬兰便由俄国统治。
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.A ver ahora: estamos en la edad Media.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.E Evul Mediu, oamenii din Anglia rămân fără lemn de foc și încep să ardă cărbune.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Estamos na idade média, na Grâ-Bretanha as pessoas acabaram com a lenha e começaram a queimar carvão.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.중세 시대로 가봅시다. 영국 사람들은 땔감이 바닥나자 석탄을 때기 시작합니다.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Legyen ez !
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Poďme na to inak: Je stredovek. Ľuďom v Británii dochádza prvotné palivo - drevo, tak začnú spalovať uhlie.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Proviamo così: siamo nel Medioevo. Le persone in Gran Bretagna non hanno più legna da ardere
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Spróbujmy w ten sposób. Jest średniowiecze.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.We zijn in de middeleeuwen, mensen in Engeland hebben geen brandhout en gebruiken kolen als brandstof.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz.Dávame ich dokopy ako stredovekí mnísi.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz.De mi úgy kötjük össze őket, akár a középkori szerzetesek.
Orta çağ din adamları gibi onları birbirine dikeriz.E li cuciamo insieme come monaci medievali.